ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

MİT KRİZİ ÜZERİNDEN DERİN TUZAK?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

MİT KRİZİ ÜZERİNDEN DERİN TUZAK?

MİT KRİZİ ÜZERİNDEN DERİN TUZAK?

Herkesin kafası karışık. Sorulan soru neler oluyor? Devlet krizi çıkarmak için nasıl bir tuzak kuruluyor? İşte MİT kriziyle ilgili bütün soruların yanıtları...

Analiz/Aktifhaber

Türkiye’nin 72 saatten beri kitlendiği MİT krizinde genel itibariyle iki görüş ön plana çıkıyor.

Birinci görüşe göre –bu kesim ısrarla soruşturmanın ucunun Başbakan’a dayandığını iddia ediyor ya da olayı bu şekilde manipüle etmeye çalışıyor- MİT mensuplarının ifadeye çağırılmasını geçtiğimiz yaz deşifre olan Oslo’daki MİT-PKK görüşmesine bağlıyorlar. Hakan Fidan, Emre Taner ve Afet Güneş’in Oslo’daki görüşmeler nedeniyle ifadeye çağırıldıklarını, burada aslında bu bürokratların yanında hükümetin ve Başbakan’ın hedef alındığı iddia ediyorlar…

İkinci görüşe göre ise - MİT mensuplarının ifadeye çağırıldığı günün ertesinde hemen bütün gazete manşetlerine yansımıştı- İstanbul’daki özel yetkili savcılık, ismi geçen MİT mensuplarını Oslo’daki MİT-PKK görüşmesi nedeniyle değil, geçtiğimiz ocak ayında İstanbul ve Diyarbakır’da yapılan KCK operasyonlarında ele geçirilen bilgi ve belgeleri sormak için ifadeye çağırdığı iddia ediliyordu.

Geçen süre içinde bu iddia daha ön plana çıktı.

Çünkü bir süredir devam eden KCK soruşturmaları kapsamında önemli bilgi ve delillere ulaşılmış ve bunların MİT kaynaklarına sorulması zorunlu hale gelmişti.

İfadeye çağrılan MİT mensuplarına sorulması beklenen bilgi ve iddialar nelerdi?

* MİT heyeti istihbarat toplama ve bilgi edinme görevinin dışında örgütün yönetilmesine aracılık etti.

* Silahlı faaliyet yürütmesi en baştan beri öngörülen KCK yapılanması MİT heyetinin gözetiminde tamamlandı.

* MİT gerek doğrudan temaslarında gerekse örgüt içindeki ajanları aracılığıyla elde ettiği saldırı ve eylem talimatlarının önlenmesi ve engellenmesine yönelik harekete geçmedi.

* İstihbarat toplama vazifesi aşılarak devletin bütünlüğü ve anayasal düzene karşı anlaşma noktasına gidildi.

* Terör örgütü PKK’nın silahlı eylemlerine ve yapılanmalarına göz yumuldu.

* Asker ve polislerin şehit olmasına neden olan eylem talimatlarının yazıldığı Öcalan’a ait mektuplar örgütün üst yönetimine MİT tarafında ulaştırıldı. Yani İmralı-Kandil arasındaki mektup kuryeliği MİT tarafından sağlandı.

* MİT örgüte verdiği taahhütler kapsamında güvenlik güçlerinin operasyonlarını engellemek için çalışma yürüttü ve örgüte geri bildirimde bulundu.

Evet MİT’le ilgili Hürriyet Gazetesine yansıyan iddialar bunlardı. Bu iddialar o gün Hürriyet, Milliyet, Habertürk, Vatan, Bugün, Taraf gibi pek çok gazeteye yansıdı ama iddialar arasında MİT’in Oslo görüşmeleri nedeniyle ifadeye çağırıldığı yönünde herhangi bir bilgi medyaya yansımadı.

Ancak 3 günlük süreç içerisinde bir kesim, ısrarla bu iddiaları görmezden gelip konuyu Oslo görüşmelerine getirdi ve MİT nezdinde aslında hükümet ve Başbakan ifadeye çağırıldı manipülasyonu yaptı.

DEVLET KRİZİ ÇIKARTACAK DENKLEM KURULMAK İSTENİYOR

Bu bağlamda bir devlet krizi de yaratmak için bir denklem de kuruldu. Bir tarafta MİT ve Hükümet, diğer taraf ise Yargı ve Emniyet’in olduğu iddia edildi.

Bu denklem, ifade krizi çerçevesinde oluşturulan manipülasyonu desteklemek için ortaya atıldı. Oysa hiçbir geçerliliği ve doğruluğunun olmadığını kendileri de biliyor.

Sağlamasını yapmak da çok kolay. Emniyet kime bağlı? İçişleri Bakanlığı’na. İçişleri Bakanlığı kime bağlı? Başbakan’a.

Peki 14 Temmuz’daki Silvan saldırısı sonrası PKK ile mücadele stratejisini değiştiren ve KCK operasyonlarına daha da ağırlık verilmesini sağlayan talimat kimden geldi? Başbakan Erdoğan'dan.

Başbakan her fırsatta KCK operasyonlarının arkasında ve destek veriyor. Peki o operasyonları kim gerçekleştiriyor? Emniyet.

MİT’in arkasında Hükümet ve Başbakan var gibi söylemler, krizi çözmez daha da derinleştirir.  Üstelik bu söylemler kurumlar arasında çatışma riskini de beraberinde taşır. Çünkü terörle mücadele sadece MİT eliyle yapılmıyor. Tüm güvenlik birimleri ile bütüncül bir anlayışla gerçekleştiriliyor. Terörle mücadelede Emniyete de TSK’ya da talimatı veren hükümet değil mi?

Bu tür çıkarsamalarla kafalar karıştırılmak isteniyor. Terörle mücadele her kurum üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyor.

Yargı KCK operasyonu kapsamında ele geçirilen bilgi ve deliller ışığında soruşturmayı genişletiyor. Yukarıdaki iddialar yenilir yutulur gibi değil. Bunlar soruşturulmasın mı?

Susurluk sonrası Emniyet içerisinde Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları sonrası TSK içerisindeki çürük yapılar tasfiye edildi, ediliyor.

MİT içerisinde de bu tür yapıların eğer varsa soruşturma sonrası tasfiye edilmesi gerekmez mi?

Emniyet ve TSK içindeki derin yapılar tasfiye edilirken alkışlayanlar sözkonusu MİT olunca neden soruşturmayı manipüle ederek itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar?

MİT İÇİNDEKİ "KÜRT MASASI"

Bugünkü yazısında MİT krizini değerlendiren Yener Dönmez, MİT içerisindeki kirli yapıya dikkat çekmişti. Dönmez yazısında “Burada kritik birim KÜRT MASASI. MİT'teki Kürt işine bakan ekip orada öylesine bir yapı kurmuş ki, TSK'yı da Polisi de Siyasetçileri de hamleleriyle aciz hale düşürebiliyorlar” diyerek kritik  dönemlerde MİT içerisindeki bu klik’in devreye girdiğini belirtmişti.

AYDINLIK'IN ATTIĞI SÜRMANŞET

Aydınlık Gazetesi’nin “KCK içindeki 1000 MİT’çi deşifre olacak” başlıklı haberindeki feryadı da MİT’in homojen bir yapı olmadığını ve kurum  içerisinde derin klik’lerin olduğunu ortaya koydu. Öyle ki  her fırsatta Hakan Fidan’ı hedefe koyan Aydınlık’ın sürmanşetten “AMAN DEŞİFRE OLURLAR” feryadı pek çok şeyi kendi kendine deşifre etti. Çünkü KCK-PKK’nın toplam mevcudunun 5-6 bin olduğu düşünülürse bu yapının içinde 1000 kişilik MİT’çi’nin olduğuna inanmak biraz hayalcilik olur. Zaten buna da “sızma” denmez.

MESELE MİT VE HAKAN FİDAN MESELESİ DEĞİL

Burada mesele Ne Hakan Fidan ne de MİT’in kurumsal yapısı. Mesele bu yapı içerisindeki kirli yapılar. Yukarıda da ifade edildiği gibi MİT içindeki bir yapı PKK-KCK içindeki elemanlar vasıtasıyla elde ettiği eylem bilgilerini ilgili güvenlik birimlerine vermiyor ve bunun sonucunda birçok asker, polis ve vatandaş şehit oluyor, hayatını kaybediyorsa bunun sorumlulularının hesap vermesi gerekir.

İşte bu noktada hükümete büyük görev düşüyor.

Soğukkanlılığı elden bırakmadan, gaza gelmeden olaya sağduyu ile yaklaşmak ve günü kurtaran çözümler yerine krizi kökünden çözecek düzenlemeler yapmak gerekiyor.

YANLIŞLAR YANLIŞLARLA ÖRTÜLMEZ

Bazı yanlışlıkları yargı dokunulmazlıkları zırhına alarak çözmeye çalışmak,  sorunu belki bir süreliğine öteler ama çözmez. İktidara geldiğinden bu yana AK Parti Hükümeti ve Başbakan Erdoğan sürekli bürokratik oligarşiden ve onların dokunulmazlıklarından yakınmaktaydı. Oysa şimdi kendisi o bürokratik oligarşiyi daha güçlendirip yeniden tahkim ediyor. Bu şekilde dokunulamaz, sorgulanamaz bir bürokratik yapı, ileride daha büyük sorunlarla ülkenin geleceğini riske edebilir.

Tüm bunların da ötesinde mevcut krizde bir noktaya da dikkat çekmekte fayda var.

Gülay Göktürk’ün dünkü yazısındaki şu cümle aslında hükümete bu konuda bir uyarı niteliğinde:

“Bu arada, hiçbir zaman unutulmaması gereken bir nokta da eski çatışmada (vesayetçiler-siviller çatışmasında) yenilen tarafın kalıntılarının da bu yeni çatışmanın içine sızıp olayı kendi lehlerine yönlendirme çabalarını sürdürecekleri noktasıdır.”

AktifHaber

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; MİT KRİZİ ÜZERİNDEN DERİN TUZAK? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri MİT KRİZİ ÜZERİNDEN DERİN TUZAK? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com