Neden Fb'li Olunmaz

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

1) Şampiyon olmadan kendisini şampiyon zannedip tur atan tek camia.
2) Yayla Cup'a katılan ilk ve tek istanbul takımı.
3) Pendik'e elenen ilk 1. lig takımı
4) Kendi futbolcusunu jip içinde döven taraftara sahip ilk dünya takımı
5) 2.Liği kutlayan tek dünya takımı
6) Ezeli rakibiyle berabere kaldıktan sonra sabahlara kadar kutlamalar yapan tek takım
7) Avrupa kupalarında sıfır çeken ilk ve tek türk takım
9) Kendini dünya takımı olarak gören ama Kadıköy'ün dışına çıkamayan çıktığı zaman da sayısız taciz ve tecavüzlere uğrayan ilk ve tek takım
10) Ezeli rakibi tarafından kalesinin ortsına bayrak dikilen ilk ve tek takım
11) Taraftarına para veren ve taraftarlığı köpekliğe çeviren ilk ve tek takım
12) 20 senede bir türkiye kupası alan tek türk takımı
13) Kadrosunda toplam 4 türk futbolcu bulundurmasına rağmen kendisini türk takımı ilan eden ve kadrosundan milli takıma 10 futbolcu veren ezeli rakibine sırp takımı diilan eden ilk ve tek takım
14) KURTLUŞ SAVAŞI SIRASINDA TÜM SPOR KULÜPLERİ DAĞILMIŞ OYUNCULARI CEPHELERİ GİTMESİNE RAĞMEN fb DAĞILMAMIŞ VE OYUNCULARI SAVAŞA GİTMEKTEN KORKMUŞ VE BU SAVAŞTAN KAÇAN VATAN HAİNLERİYLE BİR MAÇ KAZANARAK KENDİSİNİ MİLLİ KAHRAMAN İLAN EDEN İLK VE TEK TÜRK TAKIMI
15) Ezeli rakibinin UEFA ve SÜPER CUP gibi dünyanın en büyük kupalarından ikisinin kazanmasından dolayı yapmış olduğu eğlenceleri görmemişlik eziklik olarak nitelendiren fenerbahce şaibelerle türkiye ligi şampiyonu olduktan sonra 1 sene boyunca bu şampiyonluğu kutlayarak en uzun süre şampiyonluk kutlayan ilk ve tek takım
16) Tek hedefi ezeli rakibini yenmek olan ve ezeli rakibiyle yaptığı maçlara göre antrenör yönetim ve futbolcu değiştiren ilk ve tek takım
17) Kaynağı hiç bir zaman tükenmeyen bir paraya sahip olmalarına rağmen stadlarında sürekli elektrik sağlayamayarak Türkiyeyi avrupa ya rezil eden ilk ve tek takım
1Cool Kendisini inşaat şirketi sanıp yaptığı binalarla övünen ilk ve tek takım
19) Kendi taraftarına küfür eden ve kendi oyuncusunu döven oyuncuyu alan ilk ve tek takım
20) Ezeli rakibinin artıklarını toplayıp ezeli rakibini GEÇECEĞİNİ! zanneden ilk ve tek takımdır
21) Biz şampiyonlar liginde final oynayacağız diyerek ((0)) puan ve -13 averajla 
 
 

 
 
aga super olmus saka bıyana bumlar gercekte:D

Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

gereksiz ise silebilirmisin

Benim açımdan gereksiz olması bir şey ifade etmez. Konsept dışı olsaydı ve benim bölümümde olsaydı silerdim, ama değil... Sadece -bana göre- gereksiz...
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

Benim açımdan gereksiz olması bir şey ifade etmez. Konsept dışı olsaydı ve benim bölümümde olsaydı silerdim, ama değil... Sadece -bana göre- gereksiz...

nıcın gereksızzz

burası adı üzerinde geyik bölümü yani ciddiye alınacak yazılar pek değil masat eğlenmek ama seni rahatsız ettiyse kusura bakma

Beni rahatsız eden mesele şu ki; bazı kişilerin size nasıl cevap vereceğini bilmediğiniz konularda ciddi, hakarete varan yorumlar yapıyorsunuz. Beşiktaşlı oyuncuların Çırağan Sarayı'n yağmalaması yahut Galatasaraylı futbolcuların İngilizlerle dostluk maçı yapmaları gibi şeyler sunulabilir önünüze. E o zaman da huzur bozulur. Di mi ama?
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

kurum ve kurusulusları-kişi ve kişileri


aşşağılayarak olmayan vasıfları onlara yükelemeye calısarak eğlence de geyik de olmaz ...


bencede gereksiz ...
Herkes kendine sürgün biraz !

bu yazıda bir aşağlama yok bana göra hangisi yanlışki örnek verirmisin bana ayrıca hakaret varsa özür diliyorum hepinizden.

tek tek saymam üzgünüm ama talihsiz bir yazı olmus insanların secimlerine saygı duymamız gerek sadece FENERBAHCE değil herhangi bir takım için bile böyle ithamlarda bulunması hiç hoş değil ..
Herkes kendine sürgün biraz !

Mesele hakaret ya da itham meselesi değil. Bazı olayların abartılarak anlatılması, dediğim gibi, bazı kişi ya da kişileri üzebilir. Onlar da diğer takımların bu tarz abartılı olaylarını yazarlar. Bazı savlar kanıtlayanamayacağı için, herkes birbirini yalancılıkla suçlamaya başlar. Mesele kişisel husumete dönüşür...

Uzar da uzar anlayacağın....
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

at gözlüğüyle bakmak gibi biraz sizin yaptığınız. insan sevdiğini kızdıdırmış.bizde En fazla birbirimizi kızdırırız o da hayatın tadı. yapmayın

paylaşım için teşekkürler ;)
Muhacirler, kaybedilmiş topraklarımızın milli hatıralarıdır.
                                                                       K.ATATÜRK

burda tartışılcak birşey göremiyorum ama tatlıya bağlanmış sanırım..

bu arada paylaşım için teşekkürler abi sen eklediysen bu konuyu yanlış bir konu olduğunu zannetmiyorum saygılar...
CeNNeT ya da CeHeNNeM İyİ ya da KöTü ŞiMDi ya da AsLa...

SuSuYoRsAk KoRkUmUzDaN DeğiL AsALeTiMiZdEnDir...

Mesele benim kızmam değil. Mesele takım tartışması da değil. Mesele insanların birbiriyle yok yere çekişmesi.

Tuttuğum takımın ilk onbiri topluca cinsiyet değiştirse ve bu foruma yazılsa, ben gocunmam. Ama muhakkak gocunacak biri çıkar, durduk yere tartışma çıkar. Yazılmayacak mı böyle bir olay olsa, elbette yazılacak. Ama olayın semeri farklı yöne çekilirse, bu olay ahlaki açıdan değil de rekabet açısından değerlendirilirse burada huzur kalmaz.
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

anlamadım bu konu da niye bukadar takıldığınızı bütün özürlerimi de geri alıyorum siz beğenmiyosanız okumazsınız. bence yazılanların hepsi geyik bile olsa gerçek . niye beşiktaşlı olunmaz yada neden cimbomlu olunmaz diye yazılar yok hiç düşündünüzmü ayrıca burası forum isteyn istediğini söyler kurallar içersinde bilmem anlatabildim mi ? sayygılar

doğru söze ne denir ki ...
ben ne deli ne divaneyim ne berduş ne serseriyim ben sadece YÜCE ALLAH'IN bir eseriyim...

Alıntı
14) KURTLUŞ SAVAŞI SIRASINDA TÜM SPOR KULÜPLERİ DAĞILMIŞ OYUNCULARI CEPHELERİ GİTMESİNE RAĞMEN fb DAĞILMAMIŞ VE OYUNCULARI SAVAŞA GİTMEKTEN KORKMUŞ VE BU SAVAŞTAN KAÇAN VATAN HAİNLERİYLE BİR MAÇ KAZANARAK KENDİSİNİ MİLLİ KAHRAMAN İLAN EDEN İLK VE TEK TÜRK TAKIMI
güzel bi geyik olmuş ama bu maddenin doğruluğuna inanmıyorum.Çanakkale savaşındaki futbolcular diye bi şey okumuştum orda fenerlisi cimbomlusu bjk lısı da vardı

ÖNCE VATAN SAVUNMASI SONRA FENER MÜDAFASI

Trak... Trak... Trak... Silah sesleri geliyordu Harb-i Umumi'den... Mülazım-ı evvel Arif; biraz geç kalmış insanların aceleciliği içinde, atının eğerini son kez gözden geçiriyordu. Yolu uzundu... Bir ara, cepheden gelen top seslerine kulak verdi, sonra çevresindekilere "Selâmetle kalın" diyerek; atına mahmuz vurdu. Mülazım-ı evvel Arif; Çanakkale'de vatanını, İstanbul'da ise Fenerbahçe'yi müdafaa ediyordu. Sarı-lacivertli kulübün sağbekiydi... Fenerbahçe olmadan Arif, Arif olmadan Fenerbahçe olmazdı. Savaş çıkıp cepheye gönderilince; takımından ayrı kalmaya gönlü razı olmamıştı. Cepheye koşan tüm askerler için parola "Önce vatan" dı ama, Arif için "Sonra, Fenerbahçe" vardı...
Takımını yalnız bırakmak istemiyordu. Bu yüzden de, kendisi ya da kulüp yöneticileri, kumandanından izin alıyor, cepheden cuma ligine koşuyordu. O hafta ise, Fenerbahçe-Galatasaray mücadelesi vardı. Burada, Çanakkale geçilmez... Orada, yine İstanbul'da Arif hiç geçilmez.
Mülazım-ı evvel Arif, ezeli rekabet cephesindeki görevine yetişmeliydi. Dağ, dere, tepe demeden, 26 saat at sürecek ve bugün Fenerbahçe Stadı'nın bulunduğu papazın bağına yetişecekti. Tutmayın onu, yolu uzun.

ARİF, SEZONUN İLK DERBİSİNDE...

Arif dörtnala, 1917 - 1918 sezonunun ilk büyük derbisine, Fenerbahçe-Galatasaray maçına yetişmeye koşuyordu. Ama, 21 Aralık 1917'deki bu maça gitmeye çalışan, yalnız kendisi değildi. Fenerbahçe kaptanı Galip de, Kırklareli'nden İstanbul'a doğru at koşturuyordu... Çanakkale'den Fikirtepe Uçaksavar Bataryası'na tayin olan Ethem ise, daha önceden kulübe varmıştı. Arif ve Galip, uzun at yolculuğunun yorgunluğunu atamadan, sahaya çıktılar. Ama, ne yazık ki, maçı 3 - 2 kaybettiler. İki futbolcunun tekrar cepheye dönmeleri, hazin olmuştu.
Fenerbahçe kaptanı Galip (Kulaksızoğlu), daha sonra savaş sırasında yaralanıp İstanbuI'a gönderilmiş, bir daha cepheye gitmemişti. Arif (Emirzâde) ise, cepheden sahaya, sahadan cepheye koşturmaya daha uzun bir süre devam edecekti. Doğaldır ki, her maça yetişemiyordu... Ama, iddialı maçların hiçbirisini kaçırmıyordu. Hele hele, ezelî rekabet maçlarını asla... Fenerbahçe Kulübü, 1919 - 20 sezonuna iddialı gimek istiyordu. Bunun için, ilk kez sahaya çıkacakları İdmanyurdu maçında, sağbekleri Arif'in mutlaka oynamasını istiyorlardı. Kumandanlıktan özel izin alarak, Arif'in oynamasını sağlama almışlardı. O mutlaka gelmeliydi, gelecekti...

SAVUNMANIN BELKEMİĞİ

Arif gerçekten de, Fener defansının vazgeçilmez adamıydı... Onun nasıl bir futbolcu olduğunu anlamak için, eski Fenerbahçeli futbolculardan Sedat Taylan'ın 1944 yılında yayınladığı, "Fenerbahçe'den Hatıralar" adlı kitabına bir göz atalım: "Arif, çok eskiden Fenerbahçe takımında, müteaddit defalar tekdirle seyremiştim. O zaman, Fenerbahçe müdaafasının belkemiği vaziyetindeydi. Zayıf fakat çok çetin, gözü pek bir oyuncuydu. Sert, fakat faulsuz oynardı. "Maç sırasında asabî olan Arif, maç bitiminde sakin ve nazik bir genç olurdu..." Evet, daha önce de söyledik... Fenerbahçe, 1919 - 20 sezonunun ilk maçı olan İdmanyurdu mücadelesi için, Papazın bağında Arif'i bekliyordu... O gelmeliydi, gelecektir, gelir... Fakat, onun yerine, kara haber geldi: "Arif, tam kalbine yediği bir kurşunla, şehit oldu." Olmaz... Olamaz... Olmamalı...
Fenerbahçeliler, bir anda mateme boğuldu. Herkes birbirine sarılıp ağlıyor, Türk futbolunun yetiştirdiği en gerçek kahramanının kaybına kahroluyordu... Hüzün, dalga dalga tüm İstanbul'a yayılmıştı. Ancak, maç oynanmalıydı... Fenerbahçeli yöneticiler, santra çizgisinin başladığı yerdeki sahanın kenarına bir sandalye koydular ve üzerine Arif'in 2 numaralı formasını astılar. Takım, sahaya 10 kişi çıkmıştı...
Ama, Fenerbahçe eksik değildi. Saha kenarındaki sandalyede asılı duran forma, Arif'i sahaya sürmüş gibiydi. Sanki, rakibin ataklarını, hâlâ o durduruyordu. Fenerbahçe, kahramanının huzur içinde toprakta yatması için, o denli coşkulu oynadı ki, rakibi İdmanyurdu'nu tarihinin en farklı skoru ile yendi: 11-1. O günden bu yana, o rekor hâlâ kırılamadı. Fenerbahçeli tüm futbolcular, bu galibiyet sonrasında hep birlikte 2 numaralı formanın önünde tazim duruşuna geçerek, "Ruhun şad olsun Arif" dediler. Ve, bugunkü karşılığı ile o dönemin kuIüp genel sekreterli olan Fenerbahçe 1.Katibi Ömer Nazıma, Arif için bir ağıt yakıyordu:

"Azim sebat, metanet, işte bu...
Futbolu can etmişti şahsında.
Ey arkadaş... Kimdir bu?
Şehit Arif'imiz karşında
Dur ve ağla, elin bağla yanında.
En mukaddes şehittir bu...
Öldürdüler, vazifesi başında,
Ah Fener... Ne acıklı haldir bu..."

Fenerbahçe Kulübü'nün şehit Arif'in ruhuna okuttuğu mevlüt tam anlamıyla olay olmuştu. Mevlüt sırasında kulüp binası dolup taşmıştı... Herkes ağlıyordu. Arif (Emirzade), yüzbaşı rütbesi ile şehit olmuştu. Yüksek mühendislik eğitimi görmüştü ve Fransızca biliyordu. Arif'in sağlığında Fenerbahçe genç takımında oynayan Sedat Taylan, "Biz Fenerbahçeliler" adı ile yazdığı anılarında, bu şehit futbolcuyu da anlatır. 1965 tarihli kitaptan aynen aktarıyoruz:

DEVRİNİN EN BİLGİLİ FUTBOLCUSU...

"Arif, Fenerbahçe Kulübü'nün kuruluşundan itibaren oynayan futbolculardan biriydi. Birinci Dünya Savaşı'nda vatanî vazifeye çağrılıncaya kadar, Fenerbahçe takımında defansın belkemiği olarak sağbek oynadı."Ortadan biraz yüksek boylu, futbola elverişli bir cüsseye sahip, sağlam bir gençti... Saçlarını, alabruz kestirirdi. Yuvarlak yüzlü, çenesinin sağında büyükçe bir beni vardı. Sakin bir yaradılışı olmasına karşın, oyun sırasında hırslı olur ve gözünü budaktan ayırmazdı. Aynı zamanda, devrinin en bilgili futbolcularından biriydi." Sedat Taylan'ın kitabında bundan başka bilgi yok... İşin tuhafı, dünyada eşi - emsali görülmeyen Arif olayı; ne yazık ki belgelere geniş ölçüde yansımamış... Hakkında topluca bir bilgi yok... Birkaç paragraf halinde çeşitli kitaplara yayılmış bilgiler için, 50'ye yakın eseri, didik didik etmek zorunda kaldık. Anlayacağınız; dünya futbol tarihine bile altın harflerle geçebilecek önemdeki şehit Arif olayını, vurdumduymazlığımız sayesinde geçmişin derinliklerine gömmüşüz... Savaşı bırakıp sahaya giren, sahayı bırakıp savaşa dönen dünyanın en ilginç futbolcusunun Türk olduğundan haberimiz yok. Ne yazık!

FENER 'E İŞGALCİ BASKINI: 2 ÖLÜ

Gecenin en karanlık vakti, sabahın en yakın olduğu vakittir... İşte böyle bir an, gün yola çıkmış geliyor. Alacakaranlığın az sonra siluetini çizmeye başlayacağı bir binada, ölgün ışıltıların gölgelerini büyüttüğü insan kıpırdaşmaları var. Bina, Fenerbahçe Kulübü binası... Devir, İstanbul'un işgal devri... Sabahın ilk ışıklarını karşılamak, işgal İstanbul'unda, sadece balıkçılara verilmiş bir hak... Lüfer, palamut, kofana... Artık, neyi takmışsan kafana... Ağ mı gerersin, olta mı atarsın, yoksa volta mı? Bu yalancı sabah özgürlüğü, boşuna değil. Çünkü, işgalciler de beslenecek. Sofralarına balığı kim getirecek? O işgalci hergele, boşuna demez rastgele... İşte bu ahval ve minval üzere; Fenerbahçe Kulübü'nün dereye bakan arka tarafındaki balıkçı teknesinde, çingene palamudu telaşı var. Ağlar tamam mı ağalar? Yola çıkıldı çıkılacaktı...
"Bismillah" denildi, denilecekti. Ama yükle yükle tekne dolmuyor, bu Fener'in balıkçıları denizi mi kurutmaya niyetli?... Aslında yüklenen ağ değil, silahtı... Olta yerine, uzun namlulu tüfek vardı... Mermiler, yem niyetine kullanılacaktı. Top, tüfek, bomba... Şimdilerde olsa, bunlar trola çıkıyor dersin. Fakat onlar, Anadolu'ya... Atatürk ve silah arkadaşları, cephede cephane bekliyordu... Çünkü kurşun ata ata biterdi.
Yooo, öyle değil... Ömür biter, kurşun bitmezdi. Sağolsun Fenerbahçe, cephaneyi eksik etmezdi... Gecenin sessizliğinde karanlığı yaranlar, yalnız Fenerbahçe'nin balıkçı görünümdeki yurtseverleri değildi.

FENER 'İ SUÇ ÜSTÜ YAPACAKLARDI

Düşman, bir Rum ihbarının sinsiliğinde, kulüp binasına doğru sokuluyordu. İşgal kuvvetleri, Fenerbahçe'yi suç üstünde yakalayacaktı.
Teknede taşıdıklarını, "Balıktı" diye yuttururken, işgalciler alıktı... Şimdi de, Fener'i faka bastıracaklardı. Sinsi sinsi sokulan silahlı kalabalık, kulüp binasındakilerin dikkatinden kaçmadı. Gözcüler, arkadaşlarını uyardı. Son bir gayretle, son parti silah tekneye yüklenirken, işgalciler iş işten geçmenin telaşı içinde ateşe başladı. Ancak, kulüpten karşılık gördüler... Fenerbahçe'nin ikinci takımında futbol oynamış Refik ve Mustafa Beyler düşmanı oyalıyordu. Ancak, sayıca çok üstün olan İngiliz işgalciler; kısa sürede binaya girdiler ve yüzlerce tüfeğin ateşi altında Refik ve Mustafa beyleri şehit ettiler. Ama, o arada tekne yola çıkarılmış, silahlar kurtarılmıştı. Düşman, hiçbir ipucu bulamamıştı.
İki şehit vardi ama, hiç şahit yoktu. Onlar hayata gözlerini kapamadan, Anadolu'ya son cephaneyi ve son kafileyi göndermeye muvaffak olmuşlardı. Görev tamamlanmıştı. Yaşasın vatan... Yaşasın Fenerbahçe... İşgal kuvvetleri ne olup bittiğini tam anlayamadan ve hiçbir şeyi belgeleyemeden; sadece Fenerbahçe Kulübü'nü kapatmakla yetindi. Bina tümüyle tahrip edilmiş, sahası ise topçu birliklerinin hayvanları için ahır haline getirilmişti. Uzunca bir süre sonra, saha yeniden futbola açıldığı zaman, bu kez de tetanos mikrobu teşhisiyle kullanılamamıştı.
Savaş acımasızdı ve bitmek bilmiyordu. Taa Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıç yıllarından beri; eli silah tutan herkes cepheden cepheye koşmuştu... Çanakkale Savaşı, ardından mütareke ve işgal yılları, derken Kurtuluş Savaşı... Kulüpler, formalarını çıkarıp üniformalarını giyen futbolcuları şehit ya da gazi olunca, hayli çökmüştü. Kadroları erimiş; Fenerbahçe'nin elinde 3, Galatasaray'ın elinde 2, Beşiktaş'ın ise tek futbolcusu kalmıştı. Kayıplar nedeniyle, 1916-17 sezonunda lig, 15 - 16 yaş grubundaki çocuklarla oynanabilmişti. Fenerbahçeli Arif, Kaptan Galip ve Sabri gibi futbolcuları; çoğu kez savaş alanlarından kopup gelerek sahaya çıkmış ve takımİarına destek vermişlerdi. Dünyada böylesine cepheden lig maçlarına koşmuş, tekrar savaşa dönmüş başka futbolcular yoktu... Arif'in kaybı, Fenerbahçe'nin müthiş bir milliyetçilik duygusunun kabarmasına yol açmıştı. Bunun bir uzantısı olarak, işgal yıllarında, Kurtuluş Savaşı, için çok aktif bir rol oynamıştı.
Evet, Türk futbolu topyekün savaşın içindeydi. Ancak, arada çatlak sesler çıkmıyor değildi. Herkes koşa koşa cepheye giderken, bazı Fenerbahçeli futbolcular, silah altına girmemek için çaba sarf ediyordu.

YA CEPHEYE KOŞARSIN, YA DA GİDERSİN!

Bunlardan biri de, Nuri'ydi... Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak şımartılmıştı. Askere gitmek istemiyordu. Yönetim, "Nasıl herkes düşmanla savaşıyorsa, sen de eline silah alacaksın" diye çıkışmıştı. Nuri, zoru görünce patlamıştı: "Üzerime gelmeyin, yoksa Altınordu'ya geçerim!..."
Başkan Hamit Hüsnü'nün cevabı kesindi: "Ya cepheye gidersin, ya Fener'den gidersin..." Nuri, blöfünün sökmediğini görünce, daha da küstahlaştı: "Başkan ben kulüpten gidersem, bğirçok futbolcu peşimden gelir." Hamit Hüsnü Bey'in Kuşdili'ndeki öfkesi, taa Kadıköy İskelesi'nden duyuluyordu: "Haddini bil, Efendi... Fenerbahçe'de senin gibi başka bir vatan haini bulamazsın. Çabuk bu kulüpten defol.."

REFİK OSMAN TOP 'UN ANILARINDAN...

Nuri'nin o andan itibaren, Fenerbahçe ile ilişkisi kesildi.. Ama, Nuri neden "Altınordu'ya geçerim" diyordu. Çünkü Altınordu, Osmanlı'nın güçlü isimlerinden Talat Paşa'nın başkanlığı, yani koruması altındaydı. Bünyesinde bulunan futbolcuları askere almıyordu. Herkes açlık ve yokluk çekerken, Altınordulu futbolcular bolluk içindeydi. Bunun böyle olduğunu Refik Osman Top'un anılarından da anlıyoruz. Bu bölümü okuyalım: (1931 yılı Türkspor Dergisi'nden). "Meşin top bizi şeker, ekmek derdinden nispeten kurtardı. Başka çare yoktu. Öyle bir devirdi ki, gemisini kurtaran kaptan... Daha doğrusu yaşasın Altınordu, yaşasın Otomobil Nuri... (Fenerbahçe'den kovulan futbolcu). "İyi ki, Nuri ile birlikte Altınordu'ya gelmiştim. Allah'a şükürler olsun, evin kileri hiç boş kalmıyor. Hele yağların nefaseti adamı sırtüstü yere yatırır." Bazıları böyle kilerini, çıkarını, şekerini düşünürken, üç büyük kulübümüz Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş; cephelerde şehit üstüne şehit veriyordu.
Üstelik, sağ kalıp geri dönenlere de, hiçbir ayrıcalık yoktu. Onlar toplumdan ve kulüplerinden gördükleri saygıyı, en büyük nimet olarak bellemişlerdi. Vatan selamete çıksın, onlara yeterdi... Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş, durup dururken, "Üç büyük kulüp" olmadı. Tarihleri şerefle doluydu...
Herkes kendine sürgün biraz !

vallaha ben böyle doğru düzgün bi cevap bekliyodum hele şükür.
14) KURTLUŞ SAVAŞI SIRASINDA TÜM SPOR KULÜPLERİ DAĞILMIŞ OYUNCULARI CEPHELERİ GİTMESİNE RAĞMEN fb DAĞILMAMIŞ VE OYUNCULARI SAVAŞA GİTMEKTEN KORKMUŞ VE BU SAVAŞTAN KAÇAN VATAN HAİNLERİYLE BİR MAÇ KAZANARAK KENDİSİNİ MİLLİ KAHRAMAN İLAN EDEN İLK VE TEK TÜRK TAKIMI tamam bu maddeye cevabımı alldım diyelim ya öteki maddelere nasıl cevap gelecek merak ediyorum.

Sen bu konuyu yalanlansın diye mi açtın?
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

geyik olsun diye ama yalanlayabiliyosan buyur

vAllaha ben böyle doğru düzgün bi cevap bekliyodum hele şükür.
14) KURTLUŞ SAVAŞI SIRASINDA TÜM SPOR KULÜPLERİ DAĞILMIŞ OYUNCULARI CEPHELERİ GİTMESİNE RAĞMEN fb DAĞILMAMIŞ VE OYUNCULARI SAVAŞA GİTMEKTEN KORKMUŞ VE BU SAVAŞTAN KAÇAN VATAN HAİNLERİYLE BİR MAÇ KAZANARAK KENDİSİNİ MİLLİ KAHRAMAN İLAN EDEN İLK VE TEK TÜRK TAKIMI tamam bu maddeye cevabımı alldım diyelim ya öteki maddelere nasıl cevap gelecek merak ediyorum.


cevapları alınca FENERBAHCE'li olacakmısn ?
Herkes kendine sürgün biraz !

cevapların hepsi mantıklı ve doğru olursa seve seve

cevapların hepsi mantıklı ve doğru olursa seve seve

o zaman hiçbirine cevap vermesemde olur fenerbahceli olunmaz sonradan ;)
Herkes kendine sürgün biraz !

zaten kimsenin fb li olmaya niyeti yok gerçekleri  değiştirebilirsen fenerli olurum demiştim o da imkansız

Gerçekliklerini sen ispatlayabilir misin?
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

galiba konuyu okumadın fenerbahçenin  şampiyonlarligi tarihindeki en başarısız iki takımdan biri olduğunu
 mu?  :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D

Gerçekliğini demedim, gerçekliklerini dedim. Hepsini, tek tek...

Herhalde sen soruyu okumadın...
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

offff bunlar çok saçma şeler, bi avuç akıllı bişeler yapmışsa yapmış nolmuş yani! sanki başka takımlar için yok mu sölenenler, yok mu onların taraftarlarının yaptığı saçmalıklar sanki... ne lüzumu var olayı abartmanın resmen saçmalık! zaen canım burnumda yine göremedim kupayı almalarını of ya :(
Rabbim'e çok şükürler olsun ki şanlı Türk ulusunun bir genciyim...

Ben de bunu söylüyorum. Bunlar gereksiz tartışmalar. Bir klübün daha önce ne yaptığı veya şu anda ne yapmakta olduğu, sadece o klübün taraftarlarını ilgilendirir, ki bununla ilgilenmek de gereksizdir. Futbol çağımızda insanları uyutmanın en güzel yoıllarından biri. Ya da uyumanın en gereksiz yollarından biri...
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

öncelikle selam nicopol. tekrar aynı yere döndük ben aynı şeyleri yazmayacağım daha fazla tartışmaya gerek yok . bence fenerbahçenin tek güzel özelliği renkleri. ayrıca kötüler her zaman kaybeder tartışma kapanmıştır.

kupayı tek takım alacak kalan takımlar sonuçta kaybetmiş olacak diğer takımlar kötü mü oluyo yanii.şampiyon tek takım olacak geri kalanlar kötü mü olacak yanii. ???

senin için bi daha yazıyorum arkadaşım kötüler her zaman kaybederler, iyiler bazen kaybedebilir.+1




Konu açılış amacından saptığı için kilitlenmiştir....
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Neden Fb'li Olunmaz hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Neden Fb'li Olunmaz siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com