Olmasa, Olmasa, Olmasa...

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
 
 
OLMASA, OLMASA, OLMASA...

Ebru Altan

Öyle bir dünyaya gözümüzü açmışız ki...


Allah aciz, zavallı, bir damla suya muhtaç kullarının her ihtiyacını ne de güzel düşünmüş, sonsuz rahmetini tüm kainata ne kadar da güzel yaymış. Öyle ki bu rahmetten sadece milyarlarca insan değil,  aynı zamanda milyarlarca çeşitte yaratılmış canlılar faydalanıyor. Doğada hiçbir canlı aç kalmıyor, açıkta kalmıyor. Hepsi korunup kollanıyor, besleniyor, hepsi daha doğuştan nasıl avlanacağını biliyor. Allah'ın üzerimizdeki bunca rahmeti olmasa ne yapardık? Acaba yaşamak için kaç gün, kaç saat dayanırdık?

* Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten Rauf (şefkat eden ve) Rahim olmasaydı (ne yapardınız)? (Nur Suresi, 20)

* Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir." (Hud Suresi, 73)

O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip-yayar. O, Veli'dir, Hamid'dir. (Şura Suresi, 28)
Allah'ın bizlere rahmet ettiği nimetlerden yalnızca birini çekip alsa bu dünya nasıl bir yer olurdu hiç düşündünüz mü? Her gün bu dünyada yaşamak bizim için nasıl eziyete dönüşürdü? İnsan bu dünyanın biran önce bitmesi için nasıl Rabbine yakarıp dururdu? Ama Allah imtihan gereği bu dünyayı adeta rahmet denizine dönüştürdü. İnsan doğar doğmaz birbirinden değişik yiyeceklere, içeceği tertemiz suya, yatıp dinleneceği rahat yataklara, soluk alacağı mis gibi temiz havaya kavuştu. Yapması gereken yalnızca Rabbine şükretmekti, ki bunu da birçok insan yapmadı...

* Şüphesiz, senin Rabbin, insanlara karşı büyük lütuf (fazl) sahibidir, ancak insanların çoğu şükretmiyorlar. (Neml Suresi, 73)

Şimdi biran için durup düşünün. Dünya hayatında içtiğimiz su tatlı olmasa, çok acı olsa buna ne kadar dayanabilirdik?
Topraktan yetişen yüzlerce çeşit birbirinden güzel meyveler, sebzeler olmasa, yalnızca bir çeşit tatsız bir ürün yetişse buna ne kadar dayanabilirdik?

Vücudumuzdaki ağrılar, hastalıklarımız hiç geçmese, hiç iyileşmese şifaya vesile olan doktorlar ve ilaçlar olmasa buna ne kadar dayanabilirdik?

İçimize çektiğimiz mis gibi hava değil de çok pis, yoğun kömür kokan, puslu bir hava olsa buna ne kadar dayanabilirdik?
Allah bu dünyada neşe kaynağımız olan hayvanların hepsini bir anda çekip alsa, bu güzelliklerden tamamen mahrum kalsak müthiş bir özlem duymaz mıydık?

Gökyüzü gözlerimizin dinlendiği masmavi renkte değil de kor kırmızısı olsa, gökyüzü tepemize düşecek kadar yakın olsa buna ne kadar dayanabilirdik?

* Allah, insanlar için rahmetinden her neyi açacak olsa, artık onu kısıp-tutacak yoktur; her neyi kısar-tutarsa, artık onu da ondan sonra salıverecek yoktur. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (Fatır Suresi, 2)

Yaşadığımız zorluklar, imtihanlar, sıkıntılar hiç aralık vermeden üstümüze yağsa buna ne kadar dayanabilirdik?
Allah geceyi kesintisizce sürdürse, ya da gündüzü hiç bitirmese buna ne kadar dayanabilirdik?

* O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp-düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için. (Furkan Suresi, 62)

Allah'ın günahlarımızı bağışlayacağından ümidimiz olmasa, Allah'ın sonsuz şefkati ve merhameti olmasa, işlediğimiz günahlar altında ezilip kalmaz mıydık?

* (Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir." (Zümer Suresi, 53)

Allah yağmuru birden bire çekip alsa, tüm kainatı kupkuru çorak bir çöle dönüştürse, buna ne kadar dayanabilirdik?
O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip-yayar. O, Veli'dir, Hamid'dir. (Şura Suresi, 28)

Yaralarımız hiç iyileşmese, vücudumuzdaki her iz ilk günkü gibi bedenimizde kalsa insan içine çıkabilir miydik? Bedenimizdeki korkunç acizliğe ne kadar dayanabilirdik?

İçimizde doğruyu yanlıştan ayırt etmemiz için konan vicdanımız olmasa, bize daima doğruyu fısıldayan iç sesimiz olmasa, bize emredilen dinimiz olmasa, düz yolda bile yürüyemeyen insanlara dönüşmez miydik?

Bu dünyaya gözümüzü açtığımız günden itibaen bizi koruyup kollayan, sevgiyle kıcaklayan, her zorlukta yanımızda olan annemiz, babamız, kardeşlerimiz, dostlarımız olmasa, bu dünyada yapayalnız kalsak buna ne kadar dayanabilirdik?

Gözlerimize müthiş lezzet veren okyanuslar, masmavi denizler, pırıl pırıl gökyüzü, yemyeşil ormanlar, birbirinden güzel rengarenk çiçekler, harika hayvanlar, topraktan çıkan sulu, taptaze ürünler olmasa, dünya bereketsiz, renksiz, kupkuru bir yer olsa buna ne kadar dayanabilirdik?

* Şimdi Allah'ın rahmetinin eserlerine bak; ölümünden sonra yeryüzünü nasıl diriltmektedir? Şüphesiz O, ölüleri de gerçekten diriltecektir. O, herşeye güç yetirendir. (Rum Suresi, 50)

İşte Allah'ın üzerimizde sayamayacağımız kadar nimeti olmasa ne yapardık hiç düşündünüz mü? Bizler o kadar acizizki, o kadar güçsüzüz ki, güçlü olan Rabbimiz. Bizleri esirgeyen, bağışlayan, bu dünyada sonsuz nimet bağışlayan yine Rabbimiz. Öyle ki bu dünyaya gözünü açan her insan anında bütün bu nimetlere kavuşuyor, Allah birini bile eksik bırakmıyor, herkesi rızıklandırıyor, yediriyor, içiyor, hepsine bakıyor. Buna karşılık bizden sadece şükretmemizi, Kendisine yönelmemizi istiyor. Bizler samimi Müslümanlar olarak Rabbimizin nimetini görmeyen duymayan, hissetmeyen, kalbi kaskatı kesilen insanlardan kopup ayrıldık. Her saniye üzerimize yağan bunca nimet karşılığında başımızı secdeye eğip Rabbimize yalvardık, şükrettik ve son nefesimize kadar da şükredeceğiz. Allah bizleri samimi kullarından, razı olduğu kullarından, cennet kapılarından selamla karşılananan kullarından kılsın. Hepimizin günahlarını bağışlasın, işimizdeki aşırılıkları affetsin. Rahmetini yağmur gibi tüm samimi kullarının üzerine yağdırsın...

* Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten Rauf (şefkat eden ve) Rahim olmasaydı (ne yapardınız)? (Nur Suresi, 20)



Ebru ALTAN
altanebru@hotmail.com.tr
http://twitter.com/ebru_altan_
http://facebook.com/ebrualtan2012

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Olmasa, Olmasa, Olmasa... hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Olmasa, Olmasa, Olmasa... siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com