Ömer Tuğrul İnançer Vakte Karşı Sözler

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 




ÖMER TUĞRUL İNANÇER VAKTE KARŞI SÖZLER
Hazırlayanlar: Ayşe Şasa, Berat Demirci
Keşkül Yayınları
216 sayfa





Ayşe Şasa’nın üç yıl boyunca Tuğrul İnançer ile yaptığı söyleşilerden derlenen kitapta sorular problemin genel ve daha temel noktasından yola çıkarak spesifik konulara yöneliyor. Dışarıdan içeriye doğru akan meseleler âlem-i misâl, dünyanın karanlık

Modern dönemlerin en ciddi sorunlarından biri belki de zamanı kontrol edememek. Hayatımıza hız mefhumu girdiğinden bu yana mekânla, bedenimizle, eşimizle, dostumuzla mecbur kaldığımız yarış zamana karşı konumlanmamızda da belirleyici oldu. Temposu yükselen hayat şartları içerisinde ne kadar devasa binalar yaparsak o kadar başarılı olacağımıza inandırıldık. Dışımızdaki dünyaya, tabiata uyum sağlamamız değil, onları kontrol altına almamız, hatta ıslah etmemiz fısıldandı kulaklarımıza. Bedenimizle girdiğimiz yarışta zamana karşı yenilmemek adına estetik ameliyatlardan medet umduk. İnsan insanın kurdu ise arkadaş, eş, dostun da manası kalmıyordu bir rekabet unsuru olmalarından öte. İnsanın dışındakine karşı konumlanışı belki de tamamen zamanı algılama şeklinin değişmesiyle bu hâli aldı. Hâlbuki klasik İslam düşüncesinde zaman bilincinin zirvesi ‘İbnü’l-vakt’, mekân bilincinin zirvesi de ‘medeni’ olmak idi. İbnü’l vakt, her an yeniden doğan, akıp giden vakte karşı daima yeni ve yenileyen sözler söyleyendi. Medeni olmak ise insana zimmetlenen yeryüzünü bozmadan, kirletmeden imar etme çabası idi.

Keşkül Yayınları’ndan çıkan ‘Vakte Karşı Sözler’ Ayşe Şasa’nın Ömer Tuğrul İnançer ile yaptığı söyleşileri içeriyor. Editöryal çalışmayı Berat Demirci yapmış. Kitap, kişinin vakte karşı konumlanışına dönüp bakabilmesi adına önemli noktalara değiniyor. Meseller daha çok tasavvuf zaviyesinden ele alınmış, kendini hayatın içine atılmış hisseden, nefes almaktan zorlananlar için tedavi niteliğinde bilgiler içeriyor. Sorunların başında, yaşamaya mecbur bırakıldığımız modernite, çözüm olarak tasavvuf önerilince kitabın girizgâhında ‘Tasavvuf ve Modernite’ başlığına yer verilmiş. “Mum yerine elektrikle aydınlanmak modernite mi?” cümlesini sarf eden Tuğrul İnançer, hiçbir şeyin yeni olmadığına; her dönemde her şeyin varlığına dikkat çekiyor. Zamanla tek değişenin zuhurat olduğuna değiniyor. Böyle düşününce mum ya da elektrik gibi araçların değil aydınlanmanın önemine vurgu yapılıyor. Zuhurattaki bu değişimden tasavvuf da nasibini almış. Ne de olsa hastalıklar dönüştükçe tedavi usulleri de değişmekte. Tasavvufun sosyal ihtiyaçlara paralel yürüdüğüne temas ediliyor kitapta. Fakat günümüzde tasavvuf sadece kültür olarak yaşıyor. Oryantalist bir gözlükten bakılan tasavvufu öğrenmek için de kitaplara başvuruluyor. Hâlbuki diğerlerinden en önemli farkı bir ‘hal’ ilmi olmasıdır tasavvufun, bu nedenle bilmekten öte yapmaktır ehemmiyetli olan. Mevlana’nın tabiriyle iş; ‘bilmek’te değil ‘ol’maktadır.

Dönemin içinden çıkılamayan sorunlarından biri de ‘varoluş’la alakalı. İkinci bölümün başlığı ‘Varoluşun Hikmeti’, varlığımızı bir işkence değil hikmet olarak ele alıyor. Dünyadaki maceramız da bir düşüş değil ‘her şey aslına rücû» eder’ esasından yola çıkarak gurbet olarak ifade ediliyor. Bu şekilde yaklaşınca yaşamanın amacı; irâdi olarak gurbet halinden çıkıp kurbet (yakınlık) sılaya dönmek. Beden de bizi hapsetmekten öte ruhun taşıyıcısı. Kitabın ele aldığı diğer konularda da tasavvufun ilmine dair bilgiler mevcut. Başlıklar şu şekilde: ‘Melâmet’, Sohbet ve Halvet’, ‘İlim ve Cehalet’, ‘Esma ve Tecelli’, ‘Derviş ve Siyaset’, ‘Tasavvuf ve Günlük Hayat’, ‘Velilerin İctihadı’, Râbıta, Seyr u sülû»k’.

Ayşe Şasa’nın üç yıl boyunca Tuğrul İnançer ile yaptığı söyleşilerden derlenen kitapta sorular problemin genel ve daha temel noktasından yola çıkarak spesifik konulara yöneliyor. Dışarıdan içeriye doğru akan meseleler âlem-i misâl, dünyanın karanlık problemlerine tasavvuf ışığıyla rehber oluyor.



 
 
 

 
 


Vakte karşı sözler

Tasavvuf, hakkında kütüphaneler dolusu eser yazılmasına rağmen hâlâ gönülden gönüle giden o gizli yoldan akarak ulaşıyor ve malumatfuruşların bu yol üzerinde ulaşabilecekleri menzil sayısı çok sınırlı. Bu yüzden de teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin; iletişim araçları ne denli güçlenirse güçlensin tasavvuf sohbetsiz olmuyor. Ayşe Şasa ve Berat Demirci’nin hazırladığı ve Keşkül yayınlarından çıkan Vakte Karşı Sözler’i ise bunun istisnalarından biri olarak görebiliriz. Ö. Tuğrul İnançer ile yaptıkları tasavvuf sohbetleri her ne kadar bir kitabın iki cildinin arasına hapsolduğu için artık yazının başında işaret ettiğim sohbet kültürünün dışına taşmış olsa da yine de muhabbetle okunabilecek bir kitap olarak kütüphanelerimizdeki yer almayı hak ediyor.
Kuru gürültüye pabuç bırakmak çağımızın en büyük hastalıklarından biri. Bir haberle coşup, bir sonraki haberle düşman belleyeceğimiz kişiye muhabbet beslemeye başlıyoruz. Bu gel-gitler içinde kimlik bilgimizi anlamlı kılacak değerler hiyerarşisi yerle bir oluyor ama bizim ruhumuz bile duymuyor. Her an eskimeye, yanlışlanmaya, anlamsızlaşmaya mahkum böylesi haberleri okumaktan doğrunun doğrultusunu yitiriyor, zihnimizin ve gönlümüzün hakikatle irtibatını zayıflatıyoruz. Bu yazıda bahsetmeye çalıştığım kitabın adı da bu yüzden Vakte Karşı Sözler zaten.
Ö. Tuğrul İnançer, dünya halinin zamanımızdaki yansımasından ibaret olmasına rağmen taraftarlarının da karşıtlarının da bütün zamanlar içinde biriciklik atfettiği moderniteye pabuç bırakmadan serinkanlı bir perspektiften yaklaşıyor. Moda kavramların ve bu kavramları bir yerlerden devşiren kişilerin peşinden sürüklenmeyi “entelektüel” faaliyet zanneden kişilere de böylece cevap vermiş oluyor.
“Modernite diye zirveye çıkartılan akımlar, zirvede zorbalığa başladı, zırvalamaya da başladı. Bu zırvalıkların, zorbalıkların adına modernlik diyorlarsa benim karnım tok. Şimdi elektrikle, ampulle aydınlanıyoruz. Dedelerimiz gece lambasıyla aydınlanıyordu, onların dedeleri kandille, onların dedeleri meşaleyle. Herkes bir aydınlık peşindeydi. Biz niye ampulü, meşaleyi, kandili, mumu konuşuyoruz da aydınlığı konuşmuyoruz. Mum yerine elektrikle aydınlanmak mı modernite oluyor?”
Gerçekten de araçların insanları esir aldığı, amaçların da unutulduğu yahut ikinci planda kaldığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Araçların bu denli önemsenmesinin arka planında mensubu olduğumuz tüketim toplumunu üreten zihniyetin gücünü bizim her geçen gün daha çok tüketmemize bağlı olması var. Araçlar ne kadar öne çıkarsa o kadar çok şey satın almamız gerekiyor. Araçları satın almak için kredi kartlarımıza yükleniyor, kredi kartları borçlarımızı ödemek için de ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Bize satırdan değil sadırdan okuyan bir ilmin lazım olduğunu anlamadan, böyle bir ilme talip olmadan da yitiğini arayan ama neyi yitirdiğini hatırlamadığı için amaçsızca dolaşan insanlar olmayı sürdüreceğiz.
Ö. Tuğrul İnançer, Ayşe Şasa ve Berat Demirci’nin Tasavvuf ve Modernite, Varoluşun Hikmeti, Melâmet, Sohbet ve Halvet, İlim ve Cehalet, Esmâ ve Tecellî, Derviş ve Siyâset, Tasavvuf ve Günlük Hayat, Râbıta ve Seyru Sülû»k gibi konulardaki sorularını zengin birikimine binaen cevaplıyor. Okurken bir umman gönlünüze damla damla akıyor sanki. Vakte Karşı Sözler’e kulak vermekte fayda var.

SUAVİ KEMAL YAZGIÇ  -
dergibi.com













 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ömer Tuğrul İnançer Vakte Karşı Sözler hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ömer Tuğrul İnançer Vakte Karşı Sözler siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com