Osmanlı yönetim geleneğinin günümüzdeki tezahürleri

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Geleneğinize sahip çıkmanız temennisi ile...

****

BUSH VE OSMANLI HAYALETİ / David Fromklin (Zaman Gazetesi 12 - 03 - 2003)

Bir hayalet ABD’yi rahat bırakmıyor. Bu Osmanlı İmparatorluğu’nun hayaleti. Hayalet, bugün Irak’la herhangi bir savaşa ilişkin Türkiye ile Kürtler arasındaki düşmanlık konusunda bizimle. O, iki yıl önce Usame bin Ladin bir televizyon mesajında, 11 Eylül saldırılarının Batı’nın 80 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nun kalıntılarını parçalamasına bir cevap olduğunu söylediğinde de bizimleydi.
Bu hayalet, Saddam Hüseyin 1991’deki Körfez Savaşı’na sebebiyet veren Kuveyt işgalini gerçekleştirdiğinde ortaya çıktı. Saddam Hüseyin, Kuveyt’in Irak’a ait olduğunu söyledi; çünkü modern Irak Osmanlı Basra’sının bir devamı ve mirasçısıydı. Kuveyt, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Basra Vilayeti’nin egemenliği içindeydi.

Hayalet, Yugoslavya vahşi etnik düşmanlıklarla bölündüğünde de bizimleydi. Çoğu kişi, bu parçalanmayı Osmanlı’nın Hıristiyan milletlerin birini diğerine karşı kullanmasına görtürdü. Çatışan iddialar, özellikle Sırpların Kosova’ya yönelik olanı, Osmanlı’nın beş yüz yıldan fazla bir süre önce Balkanları istilasına dayandırıldı.

Bugün, Bush yönetimindeki daha ihtiraslı ruhlar, sadece Irak’ı istila etmeyi hedeflemiyor, bunu Arap Ortadoğu’sunu dönüştürmekte bir temel olarak kullanmak da istiyor. Daha önce Batlı ülkeler (İngiltere ve Fransa) bir kez daha Osmanlı topraklarını yeniden şekillendirme işine koyulmuşladı. Bu ülkeler, Birinci Dünya Savaşı’ndan zaferle çıktıktan sonra Ortadoğu’nun haritasını yeniden çizdiler. Irak, oluşturulan yapay devletlerden birisiydi.

Bin yıl önce, Türk savaşçılar Avrupa’yı fethetmek için yola koyulan son göçebe atlılardandı. Atlılar karışık bir gruptu. Her takımın kendi lideri ve ortak bir dili vardı. Efsane, Osman adınaki bir liderin, en nihayetinde Osmanlılar olan Türkçe konuşan savaşçıları idare ettiğinden bahsediyor.

Osmanlıları, aslında bugünün Türkiye’si olan Bizans İmparatorluğu sınırındaki Anadolu’ya gitti. Sıklıkla Avrupa yakasına geçerek Hıristiyan idareciler için paralı asker olacaklardı. Ancak, daha sonra kendileri için hareket ederek Balkanları işgal ettiler. 1453’te Bizans İmparatorluğu’nun kalıntılarıyla birlikte, şimdi İstanbul olan Constantinople kentini ele geçirdiler. Zirve noktalarında iken, Osmanlı ordusunun mücadelesi Viyana kapılarına dayandı.

Türkler ele geçirdikleri varlık üzerinde geliştiler. Genişlemeyi durdurduklarında gerilemeye başladılar. Bu gerileme, stratejik açıdan önemli toprakları ele geçirmeyi uman Avrupalı büyük güçlere, cazip başarı şansları oluşturdu. Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa, Asya ve Afrika’yı birbirine bağlayan köprü konumundaki Balkanlar ve Ortadoğu üzerinde yerleşmişti. Ancak, Avrupa güçleri, aralarında Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan’ın yer aldığı, imparatorluğun Avrupalı tebaları kendi bağımsızlıklarını kazandıklarında şaşırdılar.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, İngiltere ve Fransa, Osmanlı İmparatorluğu’nu yenerek Arap topraklarının kontrolünü ele geçirdi. Ve bununla birlikte tahrik eden bir şeyi ele geçirdi: Bu topraklarda büyük petrol kaynağı bulunması ihtimali.

Avrupalılar ve bunların Amerikalı iş ortakları buralarda dostane ve istikrarlı rejimler kurmayı umdu. 1920’lerin başlarında sınırları yeniden çizdikten sonra İngiltere ve Fransa, bir devlet sistemi başlattı ve siyasi rehberlik sağlamaya da çalıştı. Ancak sistem tahammül edemedi. Aksine, bölge daha çalkantılı ve huzursuz oldu.

Geriye bakıldığında, Başkan Bush’un bazı bölümlerini değiştirmek istediği Ortadoğu’nun çoğu karakteristiğinin beş yüzyıllık Osmanlı idaresinde şekillendiği açıkça görülüyor.

ABD, laik siyaseti vaaz edebilir ve pratiğini de yapabilir; ancak Ortadoğu’ya laikliği dayatmada güçlük çekecektir. Dinin ön plana çıkarılması, imparatorluğu ulusal değil Müslüman olarak tarif eden Türk idareciler tarafından öğretildi. Ortadoğu’da dinin önemi, aynı zamanda halife olan sultanlar için bir mirastı.

Osmanlı İmparatorluğu aynı zamanda, muhtemelen iki düzine olan etnik ve ulusal grupları kendi kimliklerini korumakta teşvik etti. Bu grupların bugün sürekli ihtilaf halinde oldukları biliniyor. Osmanlı hayaletleri asla uzaklaşmadı.

(New York Times, 9 Mart, 2003)

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Osmanlı yönetim geleneğinin günümüzdeki tezahürleri hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Osmanlı yönetim geleneğinin günümüzdeki tezahürleri siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com