ilgiliforum facebook   ilgiliforum google plus   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Oyun nedir? Oyun tanımı anlamı

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Oyun nedir? Oyun ne demek?

Oyun kısaca tanımı, anlamı:

  • Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
  • Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
  • Kumar.
  • Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
  • Hile, düzen, desise, entrika.
  • Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü.
  • Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
  • Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
  • Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence.
  • Şaşkınlık uyandırıcı hüner

"Oyun" cümle içerisindeki kullanımı

  • "Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur."
  • "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir." - H. Taner
  • "Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu."
  • "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar." - P. Safa
  • "Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları."
  • "Zeybek oyunu."

Oyun ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Oyun kurmak: bir yarışmayı kazanmak için belirli bir taktik uygulamak. hile yapmak.
  • Destek oyun: Halk oyunlarında adım ve biçimsel yapı açısından doruk noktaya ulaşmayı sağlayan oyunu pekiştiren ikincil oyun.
  • Oyunun kurallarını bilmek: yapılan işlerin nasıl, kimler tarafından ve hangi ilişkilerle sonuçlandırıldığına ilişkin bilgisi olmak.
  • Oyun havası: Kıvrak ritimli ezgi.
  • Vurgu oyun: Halk oyunlarında gösterinin temasını belirten ana oyun.
  • Hayal oyunu: Karagöz oyunu.
  • Oyun yazarı: Tiyatro, radyo ve televizyonda sahnelenmek veya oynanmak üzere piyes, skeç türü eserler kaleme alan sanatçı.
  • Borsa oyunu: Borsada fiyatları düşürmeye veya yükseltmeye çalışarak havadan kazanç sağlama işi.
  • Lades oyunu: Lades.
  • Oyunu almak: oyunu kazanmak.
  • Oyun oynamak: birini aldatmak, kandırmak. hile yapmak.
  • Oyun sahası: Oyun alanı.
  • Kelime oyunu: Sözlerin çok anlamlı olmasından veya benzerliklerinden yararlanarak yapılan nükte veya aykırı anlamlandırma. İki veya daha çok kişinin her defasında bir harf ekleyerek anlamlı kelime oluşturma oyunu.
  • Öncü oyun: Geleneksel tiyatrodan ayrılan, kuruluş ve anlatım yönünden yenilikler getirmek isteyen oyun.
  • Oyuna çıkmak: oyun için sahneye çıkmak.
  • Oyun dışı kalmak: sakatlanma, ceza alma vb. sebeplerle oyundan çıkmak. saf dışı bırakılmak.
  • Misket oyunu: Bilyelerle oynanan oyun.
  • Peri oyunu: Olağanüstü ögelere ve büyüye ağırlık veren bir tür sahne eseri.
  • Eğitici oyun: Bireylerin zihinsel, toplumsal ve bedensel gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmış, eğitici ve öğretici nitelik taşıyan tiyatro eseri, eğitsel oyun.
  • Eğitsel oyun: Eğitici oyun.
  • Oyun etmek: kurnazlıkla birini aldatmak.
  • Oyun bağlamak: güreşte rakibe bir oyun uygulayıp onu sonuçlandırmadan beklemek.
  • Oyun çıkarmak: oyun oynamak. tiyatro oyununu hazırlamak.
  • Talih oyunu: Önceden ödeme yapılıp daha sonra şansa dayalı olarak para kazanılan piyango, loto, spor toto, at yarışı gibi oyunlar, şans oyunu.
  • Oyunbozan: Birlikte yapılmasına karar verilen bir işten tek taraflı cayan (kimse), mızıkçı. Çeşitli sebeplerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan (kimse), ordubozan, mızıkçı.
  • Gölge oyunu: Geriden ışıkla aydınlatılmış bir perde arkasında hareket ettirilen resimlerin gölgelerinden yararlanılarak oynatılan oyun.
  • Televizyon oyunu: Televizyonda gösterilmek için hazırlanmış oyun.
  • Aralık oyunu: İki perde arasında yapılan koro, bale, monolog vb. eğlendirici oyun.
  • Oyuna kurban gitmek: bir hile, düzen sonunda zarara, iftiraya uğramak.
  • Ayak oyunu: Hile.
  • Şans oyunu: Talih oyunu.
  • Oyun vermek: oyunda kaybetmek.
  • Oyun kâğıdı: İskambil.
  • Oyun almak: oyunda kazanmak, sayı sahibi olmak.
  • Oyun bozmak: tasarlanmış bir işi yersiz ve vakitsiz olarak karıştırmak, planları altüst etmek. mızıkçılık etmek.
  • Oyun kurucu: Karşılaşmada oyuna yön veren oyuncu, eksen oyuncu.
  • Orta oyunu: Sahne, perde, dekor, suflör kullanmadan halkın ortasında oynanan Türk halk tiyatrosu.
  • Kâğıt oyunu: ....
  • Kılıç oyunu: Eskrim.
  • Köy oyunu: Kırsal kesimde köylülerin hazırlayıp sunduğu seyirlik oyun.
  • Kukla oyunu: Yapma bebeklerin alttan el sokularak veya başka yollarla hareketlendirilerek oynatıldığı gösteri.
  • Fincan oyunu: Fincanların altına yüzük saklayarak oynanan bir oyun.
  • Çocuk oyunu: Çocukların oynadığı oyun. Basit ve sıradan bir olay veya durum.
  • Tuğla oyunu: Bilgisayarda veya cep telefonlarında oynanan, topla tuğlaları yıkma esasına dayanan oyun.
  • Yüzük oyunu: Fincanlar altına yüzük saklayarak oynanılan bir oyun, yüzük.
  • Bizans oyunu: Alavere dalavere.
  • Orta oyunu: Sahne, perde, dekor, suflör kullanmadan halkın ortasında oynanan Türk halk tiyatrosu.
  • Hava oyunu: Bir mal fiyatının yükseleceği umuduyla o maldan, sözde ileride teslim alınmak üzere, bir parti satın almak ve vakti geldiğinde bu malın değerine göre fiyat farkını satıcıdan almak veya ödemek şeklinde girişilen bir oyun türü.
  • Oyun masası: Üzerinde çeşitli oyunlar oynanan, genellikle kumaşla kaplanmış masa.
  • Seyirlik oyun: Seyirci önünde gösterilen, genellikle beceriye dayanan, eğlendirici nitelikteki oyun.
  • Sözsüz oyun: Düşünce ve duyguları müzik veya türlü eşyalar eşliğinde bazen dansla, bazen de gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı amaçlayan oyun, pandomim.
  • Yumruk oyunu: Boks.
  • Pastoral oyun: Kişileri kadın ve erkek çobanlar olan tiyatro eseri.
  • Oyun yapmak: güreşte rakibe oyun uygulamak. hile yapmak.
  • Radyo oyunu: Radyoda seslendirilmek üzere yazılan oyun, radyofonik piyes.
  • Dürüst oyun: Kurallara ve karşılıklı hoşgörüye bağlı kalınarak oynanan oyun.
  • Kaşık oyunu: Yurdumuzun birçok bölgesinde, parmaklar arasına sıkıştırılmış tahta kaşıklar ile şıkırdatılarak çok hareketli bir biçimde oynanan halk oyunu.
  • Oyun ebesi: Ebe.
  • Oyun salonu: Oyun masalarının bulunduğu geniş oda
  • Cirit oyunu: Cirit.
  • Hapis oyunu: Pulların zar atıldıkça yerleştirildiği bir tür tavla oyunu.
  • Takım oyunu: Basketbol, voleybol gibi takım hâlinde oynanan oyun. Paylaşılarak ve ortaklaşa yapılan iş.
  • Halka oyunları: El ele tutuşup çember biçiminde dizilerek oynanan oyunlar.
  • Oyuna gelmek: aldatılmak.
  • Oyun alanı: Çocukların oynayabilmesi için özel olarak hazırlanmış bölüm, yer. Karşılaşmaların yapıldığı yer, oyun sahası.
  • Oyuna getirmek: birini tuzağa düşürmek, aldatmak.

Oyun hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Oyun ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Oyun nedir? Oyun tanımı anlamı hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Oyun nedir? Oyun tanımı anlamı siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com