ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Para nedir? Para ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Para nedir? Para ne demektir?

Para kısaca tanımı, anlamı:

  • Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  • Kuruşun kırkta biri
  • Kazanç.

"Para" cümle içerisindeki kullanımı

  • "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir." - S. F. Abasıyanık
  • "Çıkarken elini göğsüne sokup bir kese çıkardı, keseden alabildiği kadar para alıp delikten attı." - F. Otyam

Para ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Yüz para: İki buçuk kuruş. Çok az (para).
  • Hazır para: Nakit, elde mevcut para, likit.
  • Para basmak: darphanede, basımevinde metali veya kâğıdı para durumuna getirmek. kumarda ortaya para koymak. çok kazanmak. çok kazandırmak.
  • Cari para: Geçerli olan, yürürlükte bulunan para.
  • Nakit para: Birikmiş, kullanılmaya hazır para, efektif.
  • Para çantası: Para taşımaya yarayan özel çanta.
  • Kâğıt para: Devlet bankası tarafından piyasaya çıkarılan değeri kâğıt üzerinde belirtilen para, banknot.
  • Para getirmek: kazanç sağlamak.
  • Para ile değil, sıra ile: "herkes sırasını beklemek zorundadır" anlamında kullanılan bir söz.
  • Para yatırmak: gerektiğinde almak üzere bir yere para vermek. kazanç elde etmek üzere bir işe para koymak.
  • Ekmek parası: Geçimi sağlayan para veya kazanç.
  • (birinin)  parasını yemek: çalışmadan bedavadan geçinmek, birinin sırtından geçinmek.
  • Para dolaşımı: Dolanım.
  • Sağlam para: Uluslararası para piyasasında kolaylıkla değiştirilebilen ve kuru devamlı koruyan veya yükselen para, sağ para.
  • Bozuk para: Ufak birimlere ayrılmış para, ufaklık, ufak para, bozuk, bozukluk.
  • Başlık parası: Bazı bölgelerde, evlenirken damadın kaynatasına ödemesi gereken para veya mal, başlık.
  • Para pul: Para, para niteliğinde olan şey.
  • Madenî para: Altın, gümüş, bakır, bronz, alüminyum vb. maddelerin alaşımından yapılan para, demir para.
  • Parasını çıkarmak: anaparayı kurtarmak, masrafını çıkarmak.
  • On para: Çok az (para).
  • Palamar parası: Gemilerin bir iskeleye yanaşmak için ödedikleri para, palamar resmi.
  • Para saymak: ödemek.
  • Para çıkışmamak: para yetişmemek.
  • Sıcak para: Piyasaya yeni giren nakit para.
  • Beş para: Çok az para.
  • Demir para: Madenî para.
  • Çürük para: Ayarı düşük on akçe, sağ para karşıtı.
  • Para tutmak: para biriktirmek.
  • Para birimi: Bir devletin para için kabul ettiği değer ve eder ölçüsü.
  • Kan parası: Diyet (I).
  • Paradan çıkmak: para harcamak zorunda kalmak.
  • Tutulmuş para: Kontrol altına alınmış para, bloke para.
  • Para kesmek: para basmak. çok para kazanmak.
  • Temiz para: Kesintiden veya masraflardan sonra elde kalan para miktarı. Hileye başvurmadan kazanılan para.
  • Para çıkarmak: para basmak. başka yerde bulunan kimseye posta veya banka ile para göndermek.
  • Kefen parası: Ölüm durumunda gerekli masrafların görülmesi için ayrılmış para.
  • Para yemek: gereksiz olarak çok para harcamak. çok para harcatmak. görevli bulunduğu yerin imkânlarından yararlanarak para çalmak, rüşvet almak.
  • Para dökmek (veya akıtmak): çok para harcamak.
  • Kırk para: Bir kuruş. Çok az para.
  • Kahve parası: Bahşiş. Kahvelerde yenilip içilen şeyler veya oyun oynanan masalar için ödenmesi gereken ücret.
  • Para şişkinliği: Dolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç, enflasyon.
  • Paragöz: Parayı çok seven, paraya çok düşkün (kimse), para canlısı, paragözlü.
  • Para parayı çeker: "elde para bulunursa onunla yeni paralar kazanılır" anlamında kullanılan bir söz.
  • Bloke para: Tutulmuş para.
  • Paraya sıkışmak: parasız kalmak, para sıkıntısı içinde olmak.
  • Boyunduruk parası: Bir mahalleden veya köyden başka yere gelin götürülürken, kaynatanın, gelinin ayrıldığı yerin delikanlılarına verdiği bahşiş.
  • Parayı veren düdüğü çalar: "karşılığını ödediğinde insan istediğini elde edebilir" anlamında kullanılan bir söz.
  • Sağ para: Sağlam para. Mecidiyenin on dokuz kuruş hesabıyla ödendiği zaman sağlam para yerine kullanılmış bir deyim, çürük para karşıtı.
  • Parayı basmak (veya bastırmak): para vermek.
  • Para saçmak: gereğinden çok para harcamak.
  • Para arzı: Bir ülkede dolaşımdaki para hacmi.
  • Para ile değil: çok ucuz.
  • Paranın yüzü sıcaktır: paranın çekiciliğini ve geri çevrilemeyeceğini anlatan bir söz.
  • Parasıyla rezil olmak: para vererek yaptırdığı bir şey iyi çıkmamak, parasının karşılığını alamamak.
  • Para basma: Piyasaya yeni para çıkarma. Çok para kazanma, işleri iyi gitme.
  • Para dönmek: rüşvetle iş yapılmak.
  • Para sızdırmak (veya koparmak): zorlayarak veya kandırarak birinden para almak.
  • Para çekmek: bir yere yatırılmış paradan bir bölümünü geri almak.
  • Kara para: Yasa dışı yollardan sağlanan kazanç.
  • (birinin)  parasını çekmek: para sızdırmak, birinden birtakım gerekçelerle para almak.
  • Para bozmak: büyük parayı ufak paralarla değiştirmek.
  • Parayı araya değil, paraya vermeli: "parayı gerekli yere harcamalı" anlamında kullanılan bir söz.
  • Para yedirmek: gereksiz olarak başkasına çok para harcamak. rüşvet vermek.
  • Büyük para: Çok para.
  • Yol parası: Yolculuk sırasında harcanmak için ayrılmış para.
  • Para babası: Parası çok, varlıklı kimse.
  • Paraya kıymak: gereken yerde para harcamaktan kaçınmamak.
  • Para cezası: İşlenen bir suçun para karşılığının devlete ödenmesini öngören ceza.
  • Para aktarımı: Banka hesabındaki birikimin belli bir miktarının başka bir hesaba aktarılması, aktarma, virman. Bir işletme veya kişinin hesabındaki paranın bir bölümünün başka bir hesaba aktarılması için bankaya verdiği ödeme emri.
  • Para etmek: değeri olmak.
  • Artı para: Banka tarafından müşteri hesabı için öngörülen limitten belirli bir miktar daha fazlasını kullanma imkânı veren tutar, acil ihtiyaç kredisi.
  • Ufak para: Bozuk para.
  • Uğur parası: Zenginlik ve iyilik getireceğine inanılarak birisinden alınan para.
  • Parasını sokağa atmak: değeri olmayan bir mala para vermek.
  • Para peşin, kırmızı meşin: "her işin karşılığı anında ödenmelidir" anlamında kullanılan bir söz.
  • Para etmemek: değeri pahasına satılamamak. etkisi olmamak, işe yaramamak.
  • Paraya para (veya pul) dememek: çok para kazanır olmak. elde edilen parayı az bulmak. bol para harcamak.
  • Yakıt parası: Binalarda ısınma giderleri için ödenen ücret
  • Paranın üstü: satın alınan şeyin tutarından artan para.
  • Para değişimi: Para alımı ve satımı.
  • Para kısıtlaması: Para şişkinliğine karşı önlem olarak paranın piyasada azalmasıyla satın alma gücünün artması, deflasyon. Piyasada likit para dolaşımını sınırlandırma.
  • Para canlısı: Paragöz.
  • Para kırmak: çok kazanmak.
  • (bir yere)  para akmak: yatırım yapılmak.
  • Taze para: İş gücünü güçlendirmek amacıyla farklı kaynaklardan sağlanan para.
  • Haram para: Yasa dışı yollardan kazanılan para.
  • Para yapmak: para kazanıp biriktirmek.
  • Hava parası: Bir yeri kira ile tutabilmek için sahibine veya çoğunlukla içindeki kiracıya açıktan verilen para, peştamallık.
  • Parayı denize atmak: parayı boşuna harcamak, israf etmek.
  • Paraya çevirmek: herhangi bir şeyi para ile değiştirmek.
  • Anapara: İşletilen paranın faiz katılmamış bütünü.

Para hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Para ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Para nedir? Para ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Para nedir? Para ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com