PKK'NIN SİVİLLERİ HEDEF ALMA “TAK”TİĞİ

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
PKK'NIN SİVİLLERİ HEDEF ALMA “TAK”TİĞİ

   
PKK terör örgütünün sözcüsü Ahmet Deniz'in; “Ankara/Kızılay'da 20 Eylül 2011 günü sivillere karşı düzenlenen bombalama eylemiyle PKK'nın herhangi bir ilgisi yoktur” yönünde açıklama yapmasından iki gün sonra (22 Eylül), PKK'nın büyük kentlerdeki şebekesi “TAK” (Teyrêbazên Azadiya Kurdistan/Kürdistan Özgürlük Şahinleri) adlı örgütün PKK'ya ait Fırat Haber Ajansı kanalıyla saldırıyı üstlendiğini açıklaması bazı çevrelerce ilginç bulundu.

Hâlbuki bu durum, PKK'nın her zaman başvurduğu taktiklerden biriydi. Eğer bir eylemde siviller hedef olmuşsa, PKK'nın cevabı hazır: “Biz yapmadık, TAK veya başka gruplar yapmış olabilir.” Peki TAK kim? PKK/KCK Başkanı Murat Karayılan'a bağlı olarak 2004 yılında oluşturulan bir çete değil mi?
 
İstanbul/Taksim'de, 31 Ekim 2010'da Derviş kod Vedat Acar adlı PKK militanının gerçekleştirdiği bombalı intihar saldırısı sonrasında da aynı taktiğin denendiğini hatırlayalım. PKK önce “biz yapmadık” dedi. Ama ölen militanın kimliği, örgütle bağlantısı ve Kandil kamplarında çekilmiş görüntüleri açığa çıkar çıkmaz taktik değişti. Ardından TAK adına bir bildiri yayınlanarak eylem üstlenildi.        

PKK, aynı taktiği bu kez de Kızılay eyleminde denedi. Masum sivilleri hedef alan saldırıda 3 kişinin ölmesi, 35 kişinin yaralanması, çok sayıda ev, işyeri ve aracın hasar görmesinin kamuoyunda yol açtığı tepkileri gören PKK, “olayla bir ilgimiz yoktur” diye açıklama yaptı. Ancak, saldırganın Mobese kameralarına yansıyan görüntülerinin, kimliğinin ve PKK ile ilişkisinin tespit edildiğinin Güvenlik birimlerince açıklanmasının akabinde, yine her zamanki gibi ortaya çıkan TAK, eylemi üstlendi.

PKK, artık bu saatten sonra “ben yapmadım” dese de kimseyi ikna edemez. Çünkü şehir merkezlerindeki ve turistik bölgelerdeki eylemlerini hep TAK üstleniyor. Zaten sivillere yönelik eylemlerin üstlenilmemesi PKK'nın genel bir stratejisi. 

TAK, 2004-2010 yılları arasında İstanbul, İzmir, Muğla, Antalya vs. gibi Türkiye'nin batı illerinde gerçekleştirdiği çok sayıda bombalama eylemini üstlenmişti. PKK'ya ait bazı yayın organlarında ise “TAK'ın PKK'dan ayrılan bir grup olduğu ve PKK ile bir ilişkisinin olmadığı” iddia edilmişti. Ama bu iddia, TAK'ın yayınladığı açıklamalarla çelişiyordu. Zira TAK, şimdiye kadar PKK'ya ve Abdullah Öcalan'a olan bağlılığını hep yinelemişti. 

Nitekim TAK, 1. Kongresini Ocak 2010'da gerçekleştirmesinin akabinde yayınladığı bildiride de, “Başkan Apo'nun içinde tutulduğu koşulların kötülüğünü” dile getirerek, “Topyekûn direniş kararı aldığını ve Türkiye metropollerinde eylemler yapacağını” açıklamıştı.

TAK bildirisi âdeta savaş ilanı gibiydi ve şöyle devam ediyordu: 
 
“Herkesin bilmesini istiyoruz ki, önümüzdeki dönemde başta Türkiye metropolleri olmak üzere her yer bizim için savaş alanıdır. Asker ve sivil bürokratlar başta olmak üzere faşizmin sosyal tabanı da dâhil, mevcut sistemi yürüten ve destekleyen herkes bizim hedefimizdir. Mevcut inkâr ve imha sisteminin hizmetine girmiş tüm hain, ajan, işbirlikçi ve teslimiyetçi kesimler bu duruşlardan vazgeçmedikleri sürece hedefimiz olmaktan kendilerini kurtaramayacaklardır. Başta AKP, MHP ve CHP olmak üzere mevcut faşist siyasetin yürütülmesinden rol oynayan herkes mutlaka hesap sorulacağını bilmelidir.” (Fırat Haber Ajansı, 24.01.2010)
 
TAK, 22 Ağustos 2011 tarihli bildirisinde de; “Topyekün saldırıya geçtikleri, saldırılarında sınır tanımayacakları, sivil ve turistlere de yönelecekleri” yönünde ifadeler kullandı. 

TAK'ın bu bildirisi üzerine BDP'nin sosyalist milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile Ertuğrul Kürkçü tarafından yayınlanan “Kamuoyuna” başlıklı ortak imzalı açıklamada, TAK'ın sivillere karşı aldığı eylem kararı sert bir şekilde kınandı. Ancak BDP'nin diğer milletvekilleri sessiz kaldılar! Son günlerde yaşanan saldırılar, BDP'yi yeni bir sınavla karşı karşıya getirdi. BDP artık bir tercih yapmak zorunda!   

TAK'ın sivillere yönelik Kızılay eyleminde de görüldüğü gibi, PKK'nın kör terörü, etnik ve inanç ayrımı yapmadan herkesi hedef alıyor. Kızılay eylemine paralel, aynı gün Siirt'te 4 Kürt kızının öldürülmesi de bunu gösterdi. PKK terörü adres sormuyor, Türk-Kürt ayrımı gözetmeden herkesi yakıyor, herkese zarar veriyor.

Bu son olaylar da bir kez daha gösterdi ki; siyasi görüşü, düşüncesi, etnik kökeni ve inancı ne olursa olsun, bütün partilerin, bütün sivil toplum kuruluşlarının ve bütün Türkiye kamuoyunun, PKK ve uzantılarının terörüne karşı ortak tavır alması artık bir zorunluluktur. 

Sinan Sungur
Araştırmacı

 
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; PKK'NIN SİVİLLERİ HEDEF ALMA “TAK”TİĞİ hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri PKK'NIN SİVİLLERİ HEDEF ALMA “TAK”TİĞİ siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com