"3 eşim 3 ayrı evde yaşıyor"

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Tekbir Giyim'in sahibi Mustafa Karaduman Balçiçek Pamir'e konuştu: "Eşlerim birbiriyle görüşüyorçocuklarım aynı okula gidiyor"


Olay açıklamalarıyla gündeme oturan TEKBİR Giyim'in sahibi Mustafa Karaduman Balçiçek Pamir'in Söz Sende programına konuk oldu. Karaduman yine çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte Karaduman'ın açıklamaları:

* 3 eşim 3 ayrı evde yaşıyor. Eşlerim birbiriyle görüşüyor
çocuklarım aynı okula gidiyor. Eşlerim bu kıyafetleri giymez.

* Tesettüre başladığımız yıllarda böyle bir sektör yoktu. İstanbul'a geldiğimde eşime aldığım pardesünün boyu diz kapağının altına gelmişti. Ben de altına pantolon giydirerek uydurmaya çalıştım. 82'de imalata başladığımızda tesettüre uygun tasarımlarla başladık. Benim gibi düşünen mağazalar talep yok, satılmaz dediler. Tarzımızı değiştirdik.

VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Size bir teklif gelse ve yüklü bir miktar teklif etseler. Mayo yapmaz mısınız?

* Mayo yapmam. Onu başkaları yapsın. Biz asla mayo dikmeyiz. İnancım gereği. Bugün nasıl bir düşünceye sahipsem o günde öyle bir düşünceye sahiptim.

Müslüman olmaktan da keyif duyuyorum.

"ÇARŞAFA SAYGI DUYUYORUM, ÇARŞAF YASAK DEĞİL"


* Genç kızlarımız o dönemlerde 1970'li 80'li dönemlerde mini etek giyiyordu. İç çamaşırları görünmesin diye çekiştirip duruyordu. Fatih civarında örtülü ama şu anki tasarım yoktu. Çarşafla örtünüyorlardı. Çarşafa saygı duyarım. Okullar için yasak. Caddeler için o yasak yok.

"MÜSLÜMAN ERKEKLER EŞLERİNİN TESETTÜRLÜ OLMASINI İSTİYOR"

* İslami alemdeki erkekler eşlerinin tesettürlü olmasını istiyor.

* Herşeyin ilki peygamberlerden gelmiştir. Mayo konusuna yine gelecek olursa olsun ben ne pahasına olursa olsun asla mayo yapmam!

* Müslüman, yaşam biçimini bilmeli. Kıyafetini kontrol etmeli. Kur'an'da ne yazıyor? Eşleriniz dışarı çıkarken başörtülerini yanlarına alsın.

"DEFİLELERİ GÖREN ÖRTÜNMEYE BAŞLADI"

* Haremlik-selamlık defilelerde eşleriyle gelenler yanyana oturuyor. Buna engel olamıyoruz.

* Bizim günlük, çalışan, özel günler için hazırlık yapan bayanlar için de kıyafetlerimiz de var. Mağazadayken manken yapılı bir delikanlı ile genç bir bayan geldi. Almanya'dan geldiklerini söylediler. Bizim defilelerimizden etkilendiklerini söylediler. Ve açık bayanın kapanıp Almanya'ya döneceğini söylediler. Defileleri görenler örtünmeye başladı

* Dışarı çıktığımızda vicdanımıza kulak vermemiz lazım. Çamaşır dikilemez mi? Dikilebilir ama uygun giyinmek gerek. İç çamaşırı defilesi düşünmüyorum. Biz ticari şekilde meselelere yaklaşmıyoruz. Etek, blüz, tunikler etekli ya da pantolonlu olsun diyoruz.

* Ticaret helaldir. Ama ticareti helal dairede yapmak gerekir. Kişilerin, Profesörlerin biraraya gelmesi İslam'ı değiştirmez. Biz İslam'ı tanıyan insanlarız. Ben dinimi biliyorum, yaptığım helaldir.

* Defilelerimdeki mankenler umreye gidince, 'Neden gidiyorsun mu?' diyecekler? Kendileri mayoyla çıkıyorlar, iç çamaşırıyla çıkıyorlar, çekinmiyorlar. Tesettürü de giymiyorlar. Biz ne kadar uyarsak da defile öncesinde onlar gene süsleniyorlar. Bizim defilemizde mankenlerin çıkmasında bir sakınca yok.

* Eteği savuruyorlar mesela biraz yukarı kaldırıyorlar. Bu beni rahatsız ediyor. Kadın eğer kocasına makyaj yapıyorsa helaldir. Kocasına süslenebilir kadınlar. Bir bey eve geldiğinde hanımı onu güleryüzle karşıladığında günahları akıp gider. Makyaj evde yapıldığında helaldir ama dışarıda yapılırsa haramdır. Kadınlar dışarıda makyajsız olmalıdır.

* 3 eş yasak olsaydı, 3 eşim olmazdı. Çocuk sayımı söylemek istemiyorum. 3. evliliğimi 1993 yılında yapmıştım. 14 yaşında bir çocuğum var. Hepsi benim soyadımı taşıyor. Bunda ne sakınca var anlayamıyorum. Magazinsel olay haline getirmek istemiyorum çocuklarımı. Bu benim özel hayatım. Daha önce de bunu gündeme getirmedim. Soruldu bu soru ama ben de açık yüreklilikle söyledim. '3 karım var, kime ne?' demedim. 'Benim 3 hanımım var' dedim. Eşlerim aynı evde yaşamıyor. Çocuklarım aynı okullara gidiyor. Benim hepsini aynı eve mahkum etme gibi bir durumum olamaz.

HABERTURK.COM

 
 

 
 
Şimdi bu konu hakkında aslında çok şey söylemek isterim ama yanlış anlaşılmaktan da o kadar çekinirim. En çok merak ettiğim ise bu kadınların bu durumu nasıl kabullenebildiği?.. Zorluk var mı? ya da mecburiyet? Belki de eğitim yüzünden ya da yetiştirildikleri çevrenin kültüründen etkilendikleri için olabilir diye düşünüyorum. Belki de kimsesiz kadınlardır bilemeyeceğim.

Fakat eğer her halleri normalse yani yukarıda saydığım negatiflikler yoksa ve varsayalım ki 3 kadın da ünv. mezunu ve belli bir eğitim-kültür seviyesine sahip olmuş insanlar ise sizce bu durumda böyle bir tercihte bulunabilirler mi? Böyle bir kabulü sağlayan şeyler nelerdir? Siz ne düşünüyorsunuz?


aslında haberi tv izledim.günümüzde kabul edilemez gibi gözüksede bizler nasıl ki peygamber efendimizin hanımlarından övgü ile bahsediyorsak normal karşılıyorsak bunuda öyle görmeliyiz.ayrıca 3 hanım alabilmeninde şartları var eğer bu adam bu şartları yerine getirdiyse bir sorun yok bence...biliyorsunuz dinen "ikinci yada üçüncü eşi almadan önce ilk hanımının izni şarttır." hz ali ve fatıma'nın bile hayatlarında başlarından geçmiş bir mevzudur. yok diyorsanız ki bu devirde bu şekilde yaşanmaz ilk önce Allahın emrine karşı gelme korkusu ile bir durmak lazım...

dediğim gibi kurallarını uyguluyorsa bir mahzuru olamaz müslümanım diyen herkes için.... ;)

ama zatı muhteremin roportajında bahsettiği gibi kimsenin aile hayatı kimseyi ilgilendirmez... tartışmak suni gündeme çanak tutmak olur.

Biz kişileri değil, olayı tartışacağız zaten cotton. Kişi beni de ilgilendirmiyor ama olayı tartışmamamız için de herhangi bir mani yok. mesela sen kendi adına böyle birşeyi kabul eder miydin? onu söyleyebilirsin.

ama kişiye atfedilerek bir başlık açılmış ve zatının hakaret görmesi olasıdır. çünkü konu en nihayetinde bayanların kıskançlık duygularını herakete geçirecek türden ifade edilmiştir.

konuyu tartışacaksanız önce uygun isim bulunması daha elzem bence...en nihayetinde o insanlarla aynı din görüşüne sahipsiniz.onu bir şekilde ithaf ederek savunduğumuz davalar yada kendi gündemlerimiz ortak paydayıda zedeler...

kişisel görüşüm o anki ailevi konumumun ne olduğunu arz eder.kabul edilirliğine gelince pek sanmıyorum çünkü ziyadesi ile kıskanç bir mizaca sahibim ama yine de allah imtihan etmesin günümüzde herşey olası...

başlık özellikle bu kişiyi rencide etmek için açılmadı ya cotton. ortada bir olay var sen olaya gireceğine en alakasız ayrıntılarıyla ilgileniyorsun. bu bir örnek. o yukarıdaki 3 kadını ya da adamı konuşacak değiliz. hem bu haber bir alıntı ki adamla röportaj yapılmış tabii ki yayınlanacak. hem hakaret eden olursa ben o mesajı silmesini bilirim merak etme sen.

Ahmet Hakan bence çok güzel bir yazı yazmış bu konuda. Her ne kadar kişilerin özel hayatına girmek gibi gözükse de bazı şeylere meşruiyet getirilirken ne yanlışlara düşüldüğünü iyi anlatmış.

Kirli zihinli adam

BİR "kıtır" attım ortaya...

Dedim ki...

"İkide bir İslam’da tesettür falan gibi mevzularda fikir beyan eden şu tesettür tüccarına bir sorun bakalım, kaç eşi varmış."

Meslektaşlarım sordular...

"Kaç karın var?" diye...

Adam gayet pişkin...

"Üç karım var, kime ne?" deyiverdi...

Ardından da nasıl da kirli mi kirli bir zihne sahip olduğunu kanıtlayan laflar etmeye başladı...

"Ne yani? Metres mi tutsaydım? Kerhaneye mi gitseydim?" demeye getirerek... Çirkin, bayağı, kusturucu ve pespaye mazeretler üretmeye kalktı...

* * *

Bu adama buradan "Kudurdun mu be adam?" diye seslenmek isterim...

Ne yani?

"Metres tutmak" ya da "kerhaneye gitmek" ile "üç karıyla evlenmek" arasında bir tercih yapmak zorunda mı erkekler?

Sanki ömürlerini birbirlerine adamış erkek ve kadınlar hiç yaşamamış gibi, "Erkek çokeşlidir" falan diye genelleme yapıyor...

Sanki bütün erkekler, üç-dört ev açıp oradan oraya zıplamaya fena halde temayüllü imiş gibi, "Ne var bunda?" diye şaşabiliyor...

Sanki "metreslik", bu ülkede meşru, hoş görülen, geçerli ve hiç yadırganmayan bir kurummuş gibi, "Ama onların da metresi var... Biz ona bir şey diyor muyuz?" diye çıkışabiliyor...

Yaptığı kıyaslamanın nasıl bir sonuca gittiğinin farkında bile değil!

Tutmuş, "Çocuklarımın anaları" dediği kadınlarla metresleri kıyaslıyor...

"Çocuklarımın anaları" dediği kadınların karşısına kerhaneyi çıkarıyor...

Yuh olsun bu mantığa! Yuh olsun bu kirli zihne!

* * *

Aslında olay gayet basittir:

Adam parayı bulmuş, üç karı almış, fantezi yapıyor...

Ancak...

İkide bir ekranlara çıkıp fetva verdiğinden...

Ayet, hadis okuyarak tesettür ticaretine dini alet ettiğinden...

Ve bütün parasını İslami kesimden kazandığından...

"Fantezi yapıyorum... Kime ne?" diyemediği için...

Tutmuş, durumuna dinden imandan meşruiyet sağlamaya çalışıyor...


Bu toplumda "tekeşlilik" bir norm haline gelmiş, umurunda bile değil...

Dinin verdiği cevaz, bin tane şarta bağlanmış, umurunda bile değil...

"Babamızın üç karısı var" demek durumunda kalan, sayılarını bile açıklayamadığı çocukları ne düşünür, ne hisseder, umurunda bile değil...

Hangi kadının böyle bir durum içine siner, umurunda bile değil...

"Ben Müslüman’ım... Benim inançlarım var" falan diye şişinip duruyor ama dinin en önemli prensibi olan "kendine hû¡kim olmak" düsturundan zerre kadar nasip almamış...

Ruhu üç karıyı, üç evi, oradan oraya zıplamayı kaldırabiliyor!

* * *

Ben aslında bu adama kızmıyorum...

Benim asıl kızdığım, bu tür adamları yeşerten atmosferi sağlayanlardır...

Şundan eminim:

Her konuda din adına ahkû¡m kesen kalemler, bu kirli zihinli adam karşısında "gık" bile demeyeceklerdir...

Ne adam gibi kalkıp, "İslam’da çokeşlilik vardır... Hacı Mustafa Efendi dine, kitaba uygun bir yaşama sahiptir" diyeceklerdir...

Ne de Hacı Mustafa’nın "din" diye takdim ettiği kirli muhayyilesinin ürettiği tezlere küçük bir itirazda bulunacaklardır...

Susacaklardır...

Onlar sustukça da Mustafa Efendi, elindeki dini kılıfla, hem tesettür üzerinden para kazanmaya devam edecek, hem de dördüncü evliliğini yaparak fantezi dünyasını çeşitlendirecektir...

Ne diyelim...

Ortam müsait, istifade et Mustafa...

Ahmet Hakan-Hürriyet

Sizlere çok eşliliği savunmayacağım, Doğru ve ideal olanı tek eşliliktir. Yalnız bir konunun altını çizmek istiyorum. Neden islami hayat tarzını benimsemiş bir insan birden fazla eşi olduğunu söyleyince kıyamet kopartıyorlar. İslam illa ki 4 eşin olacak demiyor ki. Neden Mehmet Ali Erbil gibiler eleştirilmiyor. Mehmet ali Erbil'in kaç tane eşi oldu. Bu eşlerden kaç tane çocuğu var. Burada Tek fark var Tek bir giyimin sahibinin eşleri arasında iyi bir  diyalog olduğu, yani görüşüyorlarmış... Birde bu açıdan bakın tarafsız bir şekilde doğru olanı bulmaya çalışalım...

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; "3 eşim 3 ayrı evde yaşıyor" hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri "3 eşim 3 ayrı evde yaşıyor" siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com