Reddiyelerle Geçen Bir Asır...

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Reddiyelerle Geçen Bir Asır...

Geçtiğimiz ay dünya gündeminde ilk sırayı işgal eden konu hiç şüphesiz Danimarka’da bir gazetede yayınlanan, İslam peygamberini terörist olarak, İslam dinini terörizmi besleyen/terörizme yol açan bir unsur olarak resmeden karikatürler ve bu karikatürlerden kaynaklanan kriz oldu. Konu bir çok açıdan değerlendirilmeye/anlaşılmaya muhtaç bir muhteva arzediyor.[1] Bunlardan birisi de meselenin tarihî bağlamı olmalıdır. Tarihi bağlamdan, elbette karikatürlerin ilk kez yayınlanmasından itibaren başlayan süreci kastetmiyoruz. Bu yazı, meseleyi Batı tarafından, bilhassa modern dönemde, sürekli tekrarlanagelen, şekil itibari ile farklı, muhteva itibari ile benzer bir vakıa olarak ele almakta, bu ön kabulden hareketle yargılarda bulunmaktadır. 

Batı dünyasının İslam dinine ve Müslüman toplumlara yönelttiği tahkir edici ifadeler en basit anlamı ile çift yönlü bir işlev görüyor. Bu işlevlerden birisi içe dönük… Bu sayede Batı ve Batılılar İslam dininin, müslümanların “ne menem bir şey olduğunu” anlamış oluyorlar ve bir tehlike olarak İslam bertaraf edilmiş, Batılıların “gavur” olma ihtimallerinin önüne geçilmiş oluyor. Doğrudan bizi ilgilendiren dışa dönük işlev ise, bu tür krizler vasıtası ile İslam dünyasının akl-ı selim ile düşünme boyutunu zaafa uğratma/iğdiş etme fonksiyonu görüyor.  Müslüman dünyası bu tür krizler vasıtası ile kendini tanımak, tanıtmak, sorunlarına çözüm üretmek, kendi bütünlüğünü tesis etmekten ziyade muarızının iftiralarına cevaplar yetiştirmekle meşgul oluyor. Modern İslam düşüncesi ve onun ayrılmaz bir cüzü olan Türk düşüncesine aşinalığı olan herkes ondokuzuncu yüzyılın aynı zamanda bir “reddiyeler yüzyılı” olduğunu bilir. Renan’ın bilim-din ilişkisi üzerine verdiği konferansta yer verdiği İslam’ı tehfif edici ifadelere verilen cevaplar hiç de küçümsenemeyecek bir boyuttadır. Aynı şekilde Doktor Dozy’nin İslam peygamberi ve dinine yönelik ağır ifadelerinin yer aldığı “Tarih-i İslamiyet” adlı eserine yazılan reddiyeler, aynı yüzyılın son çeyreğinde hemen her mecmuanın sayfalarında kendine yer bulabilmiştir. Hâkeza Draper’e yazılan reddiyeler de…[2] Son dönemde patlak veren  karikatür krizi daha önce de ifade ettiğimiz gibi bu sürecin bir süreğidir ve bir çok fonksiyonunun yanı sıra, markı anlamda benzer fonksiyonları icra etmek üzere tasarlanmış bir projedir ya da projenin bir parçasıdır.

Medeniyetler arası diyalog söyleminin üst düzeyde dile getirilmeye başlandığı bir dönemdeyiz. Diyalog tabiatı gereği karşılıklı işleyen bir süreçtir. Her iki tarafın da aktif olduğu, aksiyoner olduğu/olması gerektiği bir süreçtir. Bu anlamda birer medeniyet temsilcileri olarak Batı ile İslam medeniyeti’nin bir diyalog sürecine girmeleri, aynı zamanda tarafların karşılıklı olarak birbirlerini tanımalarını gerektirir. Ne var ki İslam dünyasının böyle bir birikime sahip olduğunu söyleyebilmek güç. Üzerindeki reaksiyoner tavrı bir türlü atamayan/atmasına fırsat verilmeyen İslam dünyası, son krizde de benzer refleksleri gösterdi.

Bazı olaylı gösterileri[3] paranteze alırsak İslam dünyası genel olarak “İslam öyle değil, böyle mesajı” verdi. Oysa bu mesajın içinde “öyle değil” ifadesinin olmaması gerekirdi. Başka bir ifade ile İslam’ın nasıl olduğunu anlatmak için birilerinin “İslam böyle” demesi gerekmemeliydi. Aksi taktirde İslam dünyasının/medeniyetinin kendini ifade edebilme imkanları/araçları oldukça azalacağı gibi karşı tarafta uyandıracağı tesir de benzer ölçüde azalacaktır. İlk sayımızdaki yazımızda İslam dünyasının pergellere olan ihtiyacından bahsetmiştik. Tekrarda bir beis görmüyoruz. Hararetle pergellere ihtiyacımız var. Artık İslam dünyası ekonomik boykotları, canlar feda etmeyi sorunların halline ilişkin, en azından ilk etapta akla gelen, bir yöntem olarak düşünmekten vazgeçmelidir. Daha entelektüel gayretlerin sarf edilmesine ihtiyaç vardır. Bu tür kriz ortamlarının beraberinde yeni açılımlar yapma imkanlarını da getirdiği gerçeğini hesaba katarak yeni hamlelere kalkışmalıyız.[4] İKÖ bu fırsatı değerlendirecek gibi…Ne dersiniz?




[1] Konuya farklı açıdan yaklaşan bir takım çalışmalar için diğer müelliflerimizin yazılarının da fevkalade önemli olduğuna işaret etmeliyim.

[2] Bu yazılar büyük ölçüde mecmualarda hapsoldu. Bu reddiyelerden ortaya ciddi çalışmalar da çıkmadı değil. Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’nin iki ciltlik İslam Tarihi eseri ( Dozy’ye yazılmış bir reddiyedir) bu çerçevede zikredilebilir. Bununla beraber özgün çalışmaların intişarı çok daha geç dönemlerde olmuştur.

[3] Bilhassa büyükelçiliklerin yakılması, yabancı ülke bayraklarının yakılması bu meyanda zikredilebilir. Bu tür tepkileri savunmak elbette mümkün değil. Bununla beraber gözden ırak tutulmaması gereken bir nokta var. O da söz konusu olayların çıktığı ülkelerin aynı zamanda bir biçimde “tehlikeli ülkeler” listesine dahil edilmiş olmaları, geleceğin Irak’ı olma ihtimalleri... Böyle bir psikoloji içerisinde olan bir toplumdan soğukkanlı bir davranış beklemek haksızlık olacağı gibi, bu tür tepkileri karikatürlerin verdiği mesajı doğrular nitelikte göstergeler olarak kabul etmek, İslam dünyasının tamamına teşmil etmek de aynı şekilde affedilmez bir yanlış algılama örneği olur. Gelgelelim Batı için bu algılayış tarzı kronikleşmiş denebilecek derecede yerleşik ve yaygındır ki son beş yılımız bunun bir çok örnekleri ile dolu.

[4] Her ne kadar yazıda üzerinde durulmamış da olsa İslam Konferansı Örgütü’nün İslam dünyası için taşıdığı öneme burada bir kere daha işaret etmek gerekiyor. Kaldı ki bu kriz sürecinde de İslam dünyası içerisinde en aklı başında tepki yine bu örgüt tarafından ortaya kondu. Bununla beraber Türkiye de geç ama yapıcı bir takım adımlar attı. AB müktesebatına İslam dininin değerlerine hakaret etmeyi önlemeye yönelik verdiği teklif kabul edilmemiş olsa da, yerinde bir öneri idi.


Esref KALENDER
 
 

 
 

makalenin yazarının adı eşref kalender... sanırım siz üstünüze alındınız  :)

Benden başka Eşref Kalender yok ki Türkiye'de... Ayrıca o yazıyı da ben yazdım... Keşke yazıyı koymak yerine derginin tanıtımını yapsaydınız :)
Hem o yazının serbest kürsüde ne işi var? Bari Geyik'e koysaydınız... O kadar hurda bir yazımı yani :(

estağfurullah'ta ben siz olduğunuzu düşünmemiştim bir, ikincisi akşam modlardan biri ile görüştüm; elimde iki makale var nereye asmalıyım diye oda birini edebiyat bölümüne asmamı söyledi bunuda açıkçası biraz daha geniş kapsamlı bir yazı olarak düşündüğüm için katagoriye sokmak istemediğimden dolayı serbest kürsü bölümüne astım...

derginizide iki haftadır takip ediyorum... pek umursayacak biri olduğunu düşünmediğim içinde buraya yazmak istememiştim...

yani ciddi meselelerden konuşuduğunda dalga geçilebilme ihtimalim var da... :-\

şaka yaptm, dergiyi tanıtmanızın ya da yazıyı nereye koyduğunuzun bir önemi yok. Hatta Eşref Kalender ben olmayabilirim de :)

şaka yaptm, dergiyi tanıtmanızın ya da yazıyı nereye koyduğunuzun bir önemi yok. Hatta Eşref Kalender ben olmayabilirim de :)

kim olduğunuzu sizi tanımadığım sürece bilemem :) sanal dünya da herşey mümkün:-/ kişilerin dediklerini gerektiği kadar dikkate alarar hareket etmeye çaba gösteriyorum...

olmanız yada olmamanız mühim değil...

dediğiklerinize aynen katılıyorum...

gönüller bir olsun değil mi efendim :) :P

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Reddiyelerle Geçen Bir Asır... hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Reddiyelerle Geçen Bir Asır... siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com