'Seçiyorum seçtim' ..

 
 
 
 

'Seçiyorum seçtim' Hayatınızın seçimini doğru yaptınız mı?


22 Temmuz’da genel seçim var. Herkesin gündeminde seçim. Seçimin önemi, tatilin bırakılıp sandığa gelinmesi, ittifaklar, iddialar, iftiralar gündemin ilk sırasında. Ama bir seçim var ki; o bu seçimden çok daha önemli…

Bugünlerde Türkiye’de yapılacak olan milletvekilliği seçimlerinin konuşulmadığı yer yok. Her yerde, her mekanda seçim tartışılıyor. Üstelik kimi parti ya da kimi taraftarlar seçime mutlaka gidilmesi ve oy verilmesi için yoğun kampanya yürütüyor. Seçimin yazın sıcak günlerinde yapılması, seçmeni tatile gidecek kimi partileri endişelendiriyor gibi gözüküyor. Seçim, demokrasilerin vazgeçilmez unsuru. Türkiye sıcak günlerde, sıcak seçim tartışmaları yaşayadursun, bizim her anımızda yer alan bir seçim var ki; bu seçim her insanın hayatı için çok önemlidir.

Seçim ve seçmen olmak, seçmek ve seçilmek çok önemli. Hayatımız hep seçimlerle geçer. Özellikle de bir seçmen olabilmek çok değerlidir. Üstelik biz Allah’ın bize bahşettiği o ömrün daha ilk yıllarında seçim haklarımızı kullanmaya başlarız, ta son nefesimize kadar. Bu, dünyaya gelen her insan seçme vasfıyla birlikte gelir. Biz seçimlerimizi yaparız, seçimlerin sonucunu ise bizi Yaratan Rabbimiz (cc) değerlendirir. Biz insanoğlu olarak seçim sonuçlarının bir kısmını burada, bir kısmını ise öbür dünyada alırız. Resmi sonuçları öğrenebilmek ve gerçek sonucu görebilmek için, resmi sonuçların açıklanacağı ahiret meydanındaki büyük mitingi beklemek mecburiyetindeyiz.

Bize verilen irade, özgürlük ve akılla seçme ve seçilme hakkına sahip oluruz. Nitekim bu dünya bir seçim arenası, bir seçim sandığıdır. Herkesin oyu gizli; ama attığı oy neticesinde elde edeceği kazanç veya kayıp bellidir. Herkesin seçimi ve yine herkesin zaferi de yine kendinedir. Hakiki seçimde kazanan ne bir partidir ne de bir lider. Kazanan da, kaybeden de insanın ta kendisidir, yani şahsı...

Bu dünya bir imtihan dünyasıdır. Bu dünya bir seçim dünyasıdır. Şeytan ve aveneleri insanın seçiminin kötü ve yanlış olması için propaganda yapar. İçine şüphe düşürür. Arkadan, önden gelen bu telkinlere kanar, öfkeye kapılır, yanlış üstüne yanlış ekler insanoğlu. Yanlış seçim, yanlış tercihtir çoğu kez bu...

Müslüman, seçimini İslam’dan yana yapmış olandır. Bu seçim tâli yoldan otobana girmek gibidir. Bundan sonra da önemli bir dizi seçimler yapmak, doğru yolu gösteren tabelaları izlemek durumundayız. Hızla selamete ulaşmak için o ana yoldan ayrılmamak ve bize işaret edilenleri dikkatlice tercih etmek bizim önümüzdeki bir seçenektir. Neye inandığını bilmeyen, inandığının ne olduğunun farkına varmayan, söyledikleriyle, yazdıklarıyla “iman ettik” dedikleriyle ters düşenler, yanlış seçimlerinin de sorumluluğunu yüklenmek durumundadır.

Hayat, yaptığımız seçimlerin toplamıdır. Bu seçimler ne kadar doğruysa kazanma ihtimali o kadar yüksektir. Her an, her yerde seçtiğimizi bilmek şuuruna erebilmeliyiz.

HERKESİN SANDIĞI KENDİNE

İyiyi mi, kötüyü mü seçeceğimiz bizim elimizde. Biz karar vereceğiz. Sandık ortada. Bu sandığın içine oylar değil, ameller ve en sonunda da kendimiz konuluyoruz (tabut). Tercihi kalbimizle, aklımızla yapacağız. Allah (cc) doğru olanı Kur’an-ı Kerim’le, Resulullah (sas) ile göstermiş. Mü’min “tabut/sandık”tan korkmaz. Günahını, haddini bilir, tövbekârdır, ne ameline güvenip cür’etkârlık yapar ne de günahından dolayı ümitsizlik çukurlarında gezer. Tabutumuz çeyiz sandığımız gibidir. Ne “işlemişsek” onu sergileyecekler öbür dünyada. Bizi ötelere götürecek “sandık”la barışıp, orada “tek seçici” olan iradeye teslim olmuşsak korkmamıza gerek yok: Rabbimiz “Rahmetim gadabımı geçmiştir.” buyuruyor. Ve yine, kendisinden ümit kesilmesini bize haram kılıyor.



Biz seçilmişiz

Bu dünyaya gelemeyebilirdik. Ya da bu dünyaya hayvan, bitki, maden olarak gelirdik. İnsan olarak yaratıldığımıza göre seçilmiş olduğumuzun farkına da varmalıyız.

Biz bir seçmeniz

Seçilmiş olmak, bizlere bir tür sorumluluk da yüklüyor. Seçenin bize vazettiği, elçileriyle gönderip bizlere tebliğ ettiği, bunları bilmesek bile aklımızla bulmamız için deliller getirdiği bir dünyadayız.


İYİ BİR SEÇMEN MİSİNİZ?

Seçmenlik vazifesi 4-5 yılda bir gelir. O zaman da gider, sandığa bir oy atarsınız. Ama ya hayattaki seçim öyle midir? Her an seçmek ve her anın hesabını vermek zorundayızdır. İşte iyi bir seçmen olup-olamadığımızı test edecek birkaç soru:

*ARKADAŞLARINIZI İYİ SEÇEBİLDİNİZ Mİ?

Dostların sana enerji veriyor mu? Sevinçli, üzüntülü anında yanında oluyor mu? Senin hakkında dedikodu yapmıyor, yüzüne karşı gülüp arkandan konuşmuyor değil mi? Yanlışını söyleyip seni hatalardan korumaya çalışıyor mu? Arkadaşını bir de bu yönden düşün. Seçimlerimiz doğru mu acaba?

*MESLEĞİNİZİ İYİ TERCİH EDEBİLDİNİZ Mİ?

Sevdiğiniz mesleği değil de para getiren bir mesleği mi tercih ettiniz? Yoksa mecburen, ekmek parası için mi mesleğinizi kabullendiniz? Tercih sürecinde yanlışlar yapıp, çalışmayıp, har vurup harman savurup, türkü mü çığırdınız? Meslek tercihiniz sizi şimdi mutlu ediyorsa bir sorun yok. Ama mutlu etmiyorsa bunun da bir çaresi olduğunu bilip, kendinize mutluluk yolu çizebilirsiniz.

*EŞİNİZİ İYİ SEÇTİĞİNİZE EMİN MİSİNİZ?

“Evleneyim, bir evim, bir eşim olsun” deyip, gereksiz özellikler üzerinde mi mutabık kaldınız? Gerçek anlayışı, gerçek sevgiyi, gerçek birlikteliği hiç kâle almayıp, hayallerle, pembe düşlerle mi yuva kurdunuz? Eşinizle denkliğinizi, ortak noktalarınızı güzelliğe tercih mi ettiniz? Ya eşinizi iyi seçtiğinize emin değilseniz? Eşinizin güzel yönlerini görerek kendinizi sevgiye motive edebilirsiniz.

*HAYAT TARZINIZ SİZİ ANLATIYOR MU?

Allah’a (cc), Peygamber’ine (sas) inanıyor; ama bunu hissetmiyor, göstermiyor musunuz? O başka, hayat başka mı diyorsunuz? İnandığını yaşamıyor, sadece içinde taşıyor ve herkesin de böyle olmasını mı istiyorsunuz?

*İNANCINIZI NEYE GÖRE SEÇTİNİZ VE EMİN MİSİNİZ?

İnsanın sorumlu olduğu, mükellef tutulduğu aşikar bir gerçek. Bir Yaradan (cc) var. Biz sorumluyuz, O’na (cc) karşı. Bu konuda yaptığınız seçimde emin misiniz? Eminseniz size verilen sorumlulukların ne kadarını biliyor ve uyguluyorsunuz? Hayat tarzınız, düşünceniz, sözleriniz, eviniz, işiniz, aileniz velhasıl her şeyiniz onunla sırlanmış mı? Yoksa yalancı bir boyayla üstüne kaplama yapılmış, sahte bir eşya gibi mi yaşamınız?

SERHAT ŞEFTALİ/Ailem Dergisi
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; 'Seçiyorum seçtim' .. hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri 'Seçiyorum seçtim' .. siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com