ŞEMDİN SAKIK, PKK'NIN KİRLİ YÜZÜNÜ TEŞHİR EDİYOR!

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
ŞEMDİN SAKIK, PKK'NIN KİRLİ YÜZÜNÜ TEŞHİR EDİYOR!

   
Terör örgütü PKK'da iken örgüt kadroları arasında Abdullah Öcalan'dan sonra “ikinci adam” konumuna yükselen “Parmaksız Zeki” kod adlı Şemdin Sakık, A.Öcalan ile görüş ayrılığına düşmesi ve hakkında ölüm kararı alınması sonrasında örgütten kaçıp KDP'ye sığındı, akabinde de isteği üzerine KDP tarafından Türkiye'ye teslim edildi. 

Hâlen Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde bulunan Şemdin Sakık, PKK'ya ilişkin görüşlerini zaman zaman basın mensupları ile de paylaşıyor. Bu arada, konu ile ilgili birkaç kitabı da yayınlandı.       

Gazeteci-Yazar Tuncer Günay da, cezaevinde görüştüğü Şemdin Sakık ile yaptığı söyleşileri, “Şemdin Sakık Anlatıyor” adı altında kitaplaştırdı.
Sakık, bu kitapta yer alan açıklamalarında, PKK'nın kirli yüzünü teşhir eden çok ilginç analizler yapıyor.

Sakık, özellikle PKK'nın “düşman belirleme” politikasını ve terörün bölgeye etkisini çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Sakık'ın bu hususa dair dikkat çekici ve gayet düşündürücü olan görüşlerini okuyucu ile paylaşmak istiyorum.

Sakık, bakınız neler anlatıyor:

Alıntı
“Bizim olmayan her şeye, bizimle olmayan herkese düşman olmak, düşman politikamızın temeli oldu.

Operasyonlar düzenleyen askeri güçleri, “sömürgeci düzenin ordusu” sıfatıyla değerlendirip birinci düşman ilan ettik. Her ne biçim ve düzeyde olursa olsun askerlerle temas halinde bulunan her insana “işbirlikçi”, “hain”, “ajan”, “muhbir” diyerek hepsini kara listemize aldık.

Örgütün baskınları sonucunda, devletin de zorlamasıyla, para için ya da aşiret çelişkileri veya başka nedenlerle silah alıp “köy koruculuğu” yapan köylüleri düşman ilan ederek tüm aile, akraba ve mensup oldukları aşiretle birlikte düşmanlar listesine dâhil ettik.

Vergi, yardım adı altında parasal taleplerimizi veya siyasi çizgimize gelmeyi kabul etmeyen Kürt zenginlerini, şeyhleri, ağaları, aşiret reislerini, ileri gelenleri, tanınmış şahsiyetleri, “sömürgecilerin ülkemizdeki dayanakları ve sınıf düşmanlarımız” olarak suçlayıp düşmanlarımızın arasına kattık.

“Tek taraflı yayın yapıyorlar, askeriyenin yan kolu gibi çalışıyorlar” gerekçesiyle tüm basın mensuplarını, hedef alınması gerekenler olarak gördük.

Siyasi parti ve mensuplarını, “halkımızın kutsal mücadelesini legal platformlara çekerek yozlaştırmak istiyorlar” diyerek hedeflerimiz arasına aldık.

Yargıçları, “gücün hukukunu tesis ediyorlar” gerekçesiyle düşman belledik.

Öğretmenlere, “Kürt kültürünü asimile etmeye çalışıyorlar” diyerek saldırdık.

Turistik tesisleri, “Türkiye bütçesine katkı yapıp ordunun daha çok silahlanmasını sağlıyorlar” gerekçesiyle hedef aldık.

Kısacası, örgütsel yapımıza karşı olan, hatta yer yer dâhil olmayan tüm örgüt ve siyasi grupları, “sömürgeciliğin uzantıları” suçlamasıyla düşman saydık.

Bizden olmayan düşmandı. Bizim bizden başka dostumuz yoktu.

Daha da ileri giderek, bizimle dağa çıkmayan çocukluk arkadaşlarımızı ailelerimizi, akrabalarımızı kara listemize ekledik. 

Sadece dışımızda değil, içimizde de bizi yıkmak isteyen binlerce düşman olduğuna inandık. Bunlara da “içimizdeki hainler” dedik. Akraba çevresi devletle işbirliği içinde olanlar, Kürt egemen sınıflarından gelenler, örgütte uzun süre kaldığı halde hala hayatta olanlar, örgüt şefini eleştirenler, silahlı mücadeleyle sonuca varılmaz diyenler, insanca yaşamaya çalışanlar, düşünenler, kitleler tarafından sevilenler vs. “iç düşman”larımızdan bazılarıydı. İçimizde de dostumuz yoktu. 

Şiddet ortamı, aşiret reislerinin çoğunu bölgeden kaçırttı, aşiretleri de başsız bıraktı. Kürt kültürünün korunmasında belirleyici rol oynayan aşiret örgütlenmesi en ağır darbesini şiddet ortamında aldı. Bazı aşiretler tümden dağıldı. Bölgede kalmakta ısrar eden aşiret reisleri ise, aşiretlerini silahlandırıp şiddete bulaşmak zorunda bırakıldı.

Toprak ağaları, topraklarını bırakarak ya da parça parça satarak bölgeyi terk ettiler. Parçalanan, sahipsiz kalan toprak, üretim aracı olmaktan çıkıp çoraklaştı. Bu durum köylünün daha da yoksullaşmasına neden oldu.

Şeyh denilen din otoritelerinin bölgeden çekilmesiyle oluşan boşluğu Hizbullah örgütü, aşiret reislerinin ve ağaların bölgeyi terk etmesiyle oluşan boşluğu, sonradan görme köylülerden oluşan PKK örgütü doldurmaya çalıştı.

Ölümler, onbinlerce insanın üretimden çekilmesine, onbinlerce ailenin parçalanmasına, yoksullaşmasına ve moral çöküşüne uğramasına neden oldu. Bir neferini yitiren her aile, hem sosyal, hem ekonomik, hem de psikolojik çöküntüye uğradı.”

(Bkz. Tuncer Günay, Şemdin Sakık Anlatıyor, Doğan Kitap Yayınları,  İstanbul 2007)

Şemdin Sakık'ın bu açıklamaları, terör örgütü PKK'nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde nasıl bir tahribata neden olduğunu çok çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Tahribat, hâlen de katmerli bir şekilde sürmektedir. Yeni kurbanlar ise çocuklar ve kadınlar! Özellikle son yıllarda, çocuklar ve kadınlar, PKK/KCK ve onun uzantısı olan legal siyasi oluşumlarca meydanlara sürülerek güvenlik güçleri ile karşı karşıya getirilmekte ve suçlu duruma düşürülmeye çalışılmaktadır.

Bazı küresel ve bölgesel güçlerin piyonu olduğu her geçen gün daha da netlik kazanan PKK/KCK'nin tüm kirli çamaşırlarının ortaya dökülüp teşhir edilmesi ve bölge halkının uyarılıp bilgilendirilmesi için, öncelikle Kürt aydın ve siyasetçilerine büyük görev düştüğüne inanıyorum.     

Sinan Sungur/Araştırmacı 
 
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; ŞEMDİN SAKIK, PKK'NIN KİRLİ YÜZÜNÜ TEŞHİR EDİYOR! hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri ŞEMDİN SAKIK, PKK'NIN KİRLİ YÜZÜNÜ TEŞHİR EDİYOR! siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com