Sevgiyi Sevdirmek - Kartal Göktan

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
SEVGİYİ SEVDİRMEK

Kartal Göktan

Nasıl oldu da sevgi, dünyanın bu kadar yabancı olduğu bir duygu haline geldi? Nasıl oldu da kimse sevmeyi sevmez hale geldi?

Kimi Amerikalıları sevmiyor, kimi Asyalıları, kimi Afrikalıları.
Aynı milletin içinde bile köken farklılıkları nedeniyle iç savaşlar yaşanıyor.

Kimi Müslümanları sevmiyor, kimi Musevileri, kimi Hristiyanları.
Aynı dinin mensupları bile mezhep farkından dolayı birbirine düşman.

Kimi dindarlara düşman, kimi ateistlere, kimi masonlara.
Herkes farklı inançlara hoşgörülü olmaktan, demokrat olmaktan, fikir özgürlüğünden bahsediyor ama çoğunluğun içinde kendi düşüncesinde olmayana karşı gizlediği anlamsız bir kin ve öfke var.

Kimi öğretmenini sevmiyor, kimi komşusunu, kimi rakip takım taraftarlarını.
Öz kardeşini bile sevmeyenler var.

Aynı takımın oyuncuları, aynı işyerindeki çalışanlar, aynı sınıftaki öğrenciler, birlik olup bir faaliyet göstermeleri beklenen nice topluluklar içinde sevgisizlik, kıskançlık alabildiğine yayılmış.
Birbirinin yüzüne bile bakmayan, selam vermeyen, hal hatır sormayan insanlar var her yerde.

Sanal yaşam daha da sevgisiz. Kimlik gizleme imkanının verdiği rahatlıkla kimileri içindeki nefreti adeta kusuyor. Açın facebook, youtube, twitter gibi siteleri. Sözlükleri, forumları… Siyaset, spor konularında insanların yazışmalarına, yorumlarına bakın. Çoğunlukla sevgisiz, hoşgörüsüz, kinli yazılar göreceksiniz.

Sevgisizlik sorunu herkesin malumu. Ama aslında sorun sevmeme sorunu değil, sevememek sorunu. Daha anlaşılır olarak söylemek gerekirse sevmeyi istememek. Bilinçli olarak sevgiden uzak durmak. Sevgiyi bir ihtiyaç olarak görmemek.

Bakın size bu sorunu gözler önüne seren gerçek bir olay… Geçtiğimiz gün verdiğimiz bir iş ilanına cevaben gönderilen özgeçmişlerden birindeki şu ifadeler kanımı dondurdu! Kelimesi kelimesine alıntılıyorum:

"Dürüst insana karşı dürüst,iyiye karşı iyi, kötüye karşı kötüyümdür. Kolay kolay beni her şey sevindirmez. Bir şeyin beni sevindirmesi , mutlu etmesi için, ondan vazgeçemeyecek kadar değerli olması gerekir. Sevmek için çabalamam, rol yapmaktan nefret ederim!"

Bunları yazan kişi bu özelliklerinin, işe alınma konusunda kendisine artı puan sağlayacağını düşünüyor olmalı ki özgeçmişine bunları yazmış.

Sevmek için çabalamayan, kötüye karşı kötü olmakla övünen, sevinme duygusu körelmiş gençler yetiştirmişiz. Bu kişiler bu özellikleriyle gurur duyuyorlar.

Sevmenin bir acizlik olduğunu, hele ki karşılıksız bir sevginin sanki bir saflık olduğunu düşünüyorlar. Yalnız yaşamayı, az sayıda arkadaşa sahip olmayı tercih ediyorlar. Akrabalık, komşuluk gibi ilişkileri –belki de günümüzde çok yüzeyselleştiği için- gereksiz görüyorlar.

Elbette ki bu yanlış zihniyeti tüm gençlere mal etmek yanlış olur. Ama sayıları az da olsa toplumda bu zihniyetin savunucusu olan insanların varlığı tüm topluma olumsuz etki ediyor.

Yüksek lisans yaptığım dönemde üniversitedeki bir arkadaşımla aramızda geçen bir diyalog bu durumun açık bir delili. Bu arkadaşım çok çalışkan, başarılı ama fazla dışa dönük olmayan, aşırı derecede iyi niyetli, herkese karşı iyi olmayı seven, yardımsever bir kişi. Akademik kariyer yapmak istiyor ve bunun için hocaların gözüne girmek istiyor. Ancak rakibi konumundaki diğer öğrenciler bu arkadaşımın arkasından iş çevirerek, hocalara onu kötüleyerek, çeşitli planlarla zor durumda bırakarak akademisyen olmasını engellemeye çalışıyorlar. Tüm bu olaylardan sonra bana şöyle demişti:

Bugüne kadar herkese iyi davrandım. Ama anladım ki iyi olmakla bir yere varılmıyor. Bundan sonra bende oyunu kurallarına göre oynayacağım

Aradan yıllar geçmesine rağmen arkadaşımın bu sözünü hala unutmuyorum. Her ne kadar kendisine bu bakış açısının yanlışlığını anlatmaya çalıştımsa da pek ikna olmadı.

Peki ne yapmalıyız? Bu durumu böylece kabullenecek miyiz? Oyunun kuralları bu diyip yalnızca kendi başarısı, kendi iyiliği, kendi geçimi için çalışan, menfaatlerini korumak adına her türlü kötülüğü yapmaya hazır bir zihniyetin oluşmasını nasıl engelleyeceğiz?

Müslümanlar yalnızca Müslümanların, Hristiyanların yalnızca kendilerinin iyiliğini mi isteyecek? Peygamberimiz (sav)'in “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” uyarısını unutuyor muyuz? Bakın Avrupa Birliği'ne… Etraflarını gözardı ederek yalnızca kendi iyiliklerini düşündükleri için düştükleri durum ortada. Kendi üyelerini bile yarı yolda bırakan bir zihniyete sahipler.

Tamam kabul, herkesi sevmek şart değil. Allah'a düşman olan, katliam yapan kimse sevilmez. Ama hani nerde merhamet? Bin insan ırkı, kökeni, ideolojisi ne olursa olsun insandır. Günah işlemiş olabilir. Düşüncelerinden dolayı sevmeyebilirsiniz ama bu o insana merhamet de duymayacağınız anlamına gelmemeli. Onların iyiliklerini istemeye mani olmamalı. Kaldı ki bu insanlar tevbe edebilirler. Kendilerini düzeltebilirler.
 
Yanlış yolda oldukları için mi sevmiyorsun? Hataları ve eksikleri mi var? O halde düzeltmeye çalış, iyilikle anlat, sıcak bir tavırla yaklaş, sevilecek hale getir. Emin ol ki çok güzel sonuç alacaksın.

Sevginin olmadığı bir dünyada barışın, huzurun, adaletin egemen olmasını nasıl bekleyebiliriz? Sevgisiz bunların hiçbirini sağlayamayız. Öncelikli konumuz SEVGİYİ SEVDİRMEK olmalı. Her ne görüşten olursa olsun insanları sevmeyi öğretmeliyiz. Merhamet göstermekten zevk alan, fedakarlık yapmayı bir saflık olarak görmeyen insanlara, toplumlara ihtiyacımız var.

Bunun tek yolu da gerçek din ahlakını yaygınlaştırmak. Allah sevgisini kalplere yerleştirmek gerekiyor. Allah'ı sevmeyen birinin Allah'ın yarattıklarını sevmesi beklenemez.

Son olarak şunu söyleyelim. Tüm dünyaya sevgiyi sevdirecek, sevgiyi öğretecek kişi belli aslında; Hz. Mehdi… Eğer dünyada olan bitene dikkatlice bakacak olursanız Hz. Mehdi'nin iş başında olduğunu ve dünyaya sevgiyi sevdirmeye başladığını göreceksiniz. O'na yardımcı olmak istiyorsanız haydi şimdi siz de sevmeyi sevin. Kendi çevrenizden başlayarak sevgiyi sevdirmeye ve yaymaya çalışın.


Kartal Göktan
http://twitter.com/KartalGoktan
http://facebook.com/kartalgoktan
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Sevgiyi Sevdirmek - Kartal Göktan hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Sevgiyi Sevdirmek - Kartal Göktan siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com