Sosyal Fobiniz Varsa…?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Sosyal Fobiniz Varsa…?

Son günlerde “sosyal fobi”nin tanımı ve baş etme yollarının neler olabileceği konusunda sorular tekrarlamaya başladı. 

Sosyal fobi nedir…?
Nasıl ortaya çıkar…?
Kendi kendinize evde yapabilecekleriniz neler olabilir..?

 

· Tanımadığınız insanların yanında kendinizi kötü hissediyorsanız…

· İnsanların yanında konuşmaktan çekiniyorsanız…

· Kendinizi küçük düşürmekten, utanılacak durumlara düşmekten endişeleniyorsanız…

· Bazen kalabalık bir yerde olmanız gerekiyor ve siz ordasınız mecburen. Ama inanılmaz derecede nefes darlığı, kendini kötü hissetme, elde yüzde yanma, titreme, bayılacakmış gibi olma duyguları hissediyorsanız…

· Herkesin size “aptal” gözüyle baktığını düşünmeye başladıysanız…

· Birilerinin yanında yemekten, içmekten çekiniyorsanız…

· İnsanların yanında elinizi kolunuzu nereye koyacağınızı şaşırıyorsanız…

· Utanma ve sıkılma duygularınızdan dolayı sık sık iş yeri değiştirmek zorunda kalıyorsanız…

· Utanma ve sıkılma duygularınızdan dolayı iş aramaktan bile çekiniyorsanız…

· Evleneceksiniz ama… ah bir de karşı cinsle konuşmayı başarsanız! Bir türlü karşı cinsin yanında kendinizi iyi hissedemiyorsanız… eliniz ayağınız daha da fazla birbirine giriyorsa… ve hatta korkularınızı aşıp bir türlü evlenemiyorsanız…

· Sürekli soğuk nemli ellerle, terlemiş avuçlarla geziyorsanız…

· İnsanların gözlerinin içine bakamıyorsanız…       

· Herkesin size baktığını sanıyorsanız…??


“Amaaannn…! Bakarlarsa baksınlar canım…! Ne olmuş bakarlarsa…? Ben de onlara bakıyorum işte…! Üstelik niye baksınlar ki… insanların işi gücü yok durmadan beni izleyecek değiller ya… hem izliyorlarsa da keyifleri bilir… izlesinler… izleyince ne yapacaklar sanki…? Acayip bir şey yapmıyorum ki…!
Eeee… evet… biraz kaygılı ve gerginim… bundan onlara ne…? Ben onların ne yaptığıyla ilgileniyor muyum ki…? Herkes kendi işine baksın…”


şeklinde bir tavır geliştirinceye kadar, yukarıda saydığım tüm belirtilerle bir ömür boyu yaşamak zorunda kalırsınız.


“…yaşasam ne olur?” diye sorarsanız…

…yooo bir şey olmaz… yaşarsınız zaten… yaşarsınız da… yaşam kaliteniz düşük olur… hayatın keyfine tam olarak varamazsınız… güzel bir havada, gökyüzünün tüm çarpıcı yanlarını içinize çekerek yürüyemezsiniz bir türlü…

 

…acaba bana bakıyorlar mı?

…acaba benim hakkımda ne düşünüyorlardır?

…acaba kendimi komik duruma düşürüyor muyumdur?

…acaba elimi kolumu fazla mı sallıyorumdur?

…acaba karşıdan gelenler benim dengesiz olduğumu anlarlar mı?

…acaba…acaba…acaba…


 

Yorulursunuz resmen… ama yürümekten değil… gökyüzünün güzelliklerini içinize çekerek aldığınız kilometrelerce yoldan değil… düşünmekten… düşünmekten… düşünmekten… çünkü düşündükleriniz zaten incir çekirdeğinin içini bile doldurmuyor da ondan…


Sosyal fobi, anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi, toplumsal işler ve aktiviteler gerektiren durumlarda, kişilerin gergin, kaygılı, endişeli olmalarıyla tanımlanır.


Hiçbir gerekçe yokken, hatta kimse sizinle ilgilenmiyorken bile, sanki herkesin bakışları sizin üzerinizdeymiş gibi kaygılı bir hali sembolize eder.


Psikolojik rahatsızlıklar içinde oldukça sık rastlanılan, insanı öldürmeyen; ama yaşam kalitesini düşürerek ve insana sürekli gergin anlar yaşatarak insanı, tabiri yerindeyse “süründüren” bir hastalık grubudur.


Genellikle yaptığımız terapötik çalışmalarda iki yolla geldiğini görüyoruz. Birincisi, yetiştirilme süreçlerinin etkisiyle öğrenilerek. Yani daha çocuk yaşlarda yetiştirilirken, insanlara karşı kaygılı bir tavır geliştirmemize neden olan ailelerimiz sayesinde yerleşiyor hastalık.

“Aman, büyüklerin yanında konuşma sakın… sen büyüdün artık, kızlarla/erkeklerle oynayamazsın… Şişşt, bak amca kızıyor…vs.”

şeklinde toplumsal alanlarda aktif olmamızı gerektiren durumların önünün kesilmesiyle ortaya çıkıyor. Kişi yetiştirildiği süreçte aşırı derecede baskılı bir ortamda bulununca, zamanla büyüyor, insanlarla konuşması ve iletişim kurması gerekiyor ama…! Kuramıyor ki…

İkinci yol ise, yaşarken başımıza gelen olumsuz bir olayın etkisiyle oluşuyor. Küçükken ya da hatırlayabildiğimiz kadar büyük olduğumuz bir dönemde, bir gün topluluk önünde utanmış, sıkılmış, kendimizi küçük düşmüş hissedebiliyoruz.

Bu duygu öylesine etkileyici, öylesine kuşatıcı oluyor ki, zamanla beyinde “şartlı öğrenme” oluşturuyor. Ve her kalabalığa girdiğimizde, her toplumsal bir faaliyet geliştirmemiz gerektiğinde bizi olumsuz olarak etkiliyor.

Peki böyle yaşamak zorunda mıyız…? Ee  diyelim ki yerleşmiş… diyelim ki öyle ya da böyle bizi etkilemiş… mecburen katlanmak zorunda mıyız…?



Tabii ki değiliz…! Hem de hiç değiliz…

Mümkün olduğunca –lütfen dikkat, mümkün olduğunca diyorum, yani elinizden geldiğince, imkanınız dahilinde mutlaka – sizi toplumdan uzaklaştıracak, kendinizi utanmanızı sağlayacak faaliyetleri yapmaya, inatla yapmaya gayret edin.

 

…çünkü sosyal fobi, insanın içine korku salar ve bu korkuyu yaşamanızı ister. Sizi kendi kabuğunuza sokmaya çalışır. Sizler elinizden geldiğince kabuğunuza çekilmemeye gayret etmek zorundasınız. Aksi halde işler daha da zorlaşır. Hatta yukarıda anlatılan duygular aklınıza geldiğinde elinizden geldiğince “pişkin” olmaya gayret etmelisiniz. “Aman canım… kime ne benim ne yaptığımdan… titrerim… terlerim… düşüp bayılırım yahuuu… kime ne…? İnsanlardan izin mi alacağım terleyip sıkılırken…” gibi bir edayla davranmaya gayret edin.



Kendi imkânlarınızla yapabilecekleriniz bunlar sevgili okurlar. Elinizden geleni yapmanız önemli… buna rağmen yine de başarılı olamıyorsanız lütfen en kısa zamanda bir uzman yardımına başvurunuz. Bireysel destekle bu durumdan kurtulunuz. Aksi halde yaşam kaliteniz cidden olumsuz etkilenir.


Bununla birlikte önemli not, terapötik destek alırken bence “dinamik terapi” yöntemini kullanan uzmanlara gidin. Çünkü benim sizlere verdiğim egzersizler “davranışçı yöntemler” zaten. Ve evde kendi kendinize en kolay yapabileceğiniz uygulamalar. Davranışçı tekniklerin temelinde, korktuğunuz durumun tam ortasından geçme mantığı vardır. Ya korkar geri adım atarsınız… ya da davranışçı bir teknik geliştirir üzerine gidersiniz…


Bunlara rağmen iyileşme olmaması, bilinçaltı süreçleri ortaya çıkaran, sizi yaşam karşısında utandıracak düzeyde yüklemeler yapan, bilinçdışı süreçlerinizin ortaya çıkarılmasını ve sizin üzerinizde oluşturduğu çatışmayı, yine size çözümletmesi gereken bir yöntem olmalı. Bu işi de en iyi dinamik terapi yapıyor.

 
Ve bu alanda psikolojik danışmanlık yapan bizler seanslarda, kişilerin bilinçdışı çatışmalarını ve bu çatışmaların kişi üzerindeki olumsuz etkilerini bulup çıkarmaya çalışıyoruz. Böylece, sizi yaşam karşısında bu kadar utandıracak bilinçaltı süreç her neyse ortaya çıkarıyoruz. Odada semptomla, semptomun kendisiyle uğraşmıyoruz. Semptomu ortaya çıkaran süreçle uğraşıyoruz.


Özetle tekrarlamak gerekirse, sosyal fobi ülkemizde bol miktarda gördüğümüz; ancak bireysel destek çalışmalarıyla üstesinden kolaylıkla gelinebilen bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu şekilde yaşamak ise hiç kimsenin kaderi değildir.

 
Sevgiyle kalın…
mehtap.kayaoglu@iyilikhali.com
mehtapkayaoglu@gmail.com

Dn.Psikolog&Psikoterapist

 
 

 
 
yukarıda saydığın tüm özellikler bende mevcut yaa resmen :) paylaşım için saol önerilerini dikkate alacağım :)
KARANLIАA KIZMA, IŞIK YAK...

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Sosyal Fobiniz Varsa…? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Sosyal Fobiniz Varsa…? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com