stockholm sendromu

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
rüzgardabikız
 
 
 
Orijinal yazılışı syndrome.
Tam karşılığı: beraberkoşma gibi değişik bir anlama karşılık geliyor.
Esasen, 'aynı anda beraber görülen, aynı anda beraber hareket eden (koşan) özel bir rahatsızlık ya da bozukluğu ifade eden belirti' anlamındadır.
Peki Stockholm Sendromu nedir ?
Tarih ağustos 1973.
Dünyanın en uygar, refah seviyesi en ileri ülkelerinden birisi olan İsveç’te bir banka soygunu girişimi meydana geliyor.
Başkent Stockholm'de.
Soyguncular bir banka şubesine girip memurelerden bir kaçını rehin alıyor. Operasyon günlerce sürüyor.
Daha sonradan suikaste kurban giden dönemin İsveç başbakanı Olof Palme bile soyguncularla irtibata geçiyor.
Sonuç, günlerce süren bekleyişten sonra, Stockholm'deki bankada yaşanan bu olay sona eriyor, soyguncular yakalanıyor.
Peki o süre boyunca içerde ne oluyor ?
Soyguncularla rehineler arasında duygusal bir bağ, organik bir ilişki oluşuyor.
Rehinelerden bir kısmı empatilerini maksimize ederek, kendilerini teröristlerin yerine koyuyor ve onlara yardımcı oluyor.
Psikyatrik açıdan, rehinelerden bir kısmı, kendilerini rehin alan ve her an öldürmekle tehdit eden soygunculara karşı hayranlık, aşk ve başkaca olumlu duygular beslemeye başlıyorlar.
Nitekim Ağustos 1973’de İsveç’in başkenti Stockholmde yaşanan bu olayda, rehinelerden bir bayan soygunculardan birisine aşık oluyor, onunla ilişkiye giriyor, o da yetmiyor, soyguncunun mahkumiyeti süresince ona sadık kalıyor.
Ben insanlarda zaten var olan bu psikolojik dengesizliğin, Stockholm sendromuyla tamamen su yüzüne çıktığına inanıyorum.
Öyleki tıp dünyasında, psikyatri literatürüne bile, otuziki yıl önce 1973'de, İsveç'in başkenti Stockholmdeki bu olaydan sonra girmiş bir kavram.
Burada önemli olan şu : insan 1973’deki bu olaydan önce de aynı insandı. Stockholm’deki banka soygunu sadece bir 'tespit' aracı oldu.
Çünkü Stockholm Sendromu’nda en önemli noktalardan birisi, daha doğrusu rehine durumunda olan bireyin, soyguncuya karşı sempati geliştirmesindeki temel etkenlerden biri ; soyguncunun rehineye karşı yaptığı çok minik bir jest, iyilik, kibarlık.
Örneğin o gergin atmosferde, elinde silah ve ölüm tehditleri saçan bir soyguncu, rehinelerden birisine tuvalete gitmesi için izin verirse, rehinenin gözünde bu hareket çok büyüyor ve ölümle koşullandığı o ortamda, psikolojik bir reaksiyon olarak, o kişiye yani 'gaddar' kişiye karşı sempati duyuyor.
İsveç basınında, rehinelerden bir kısmının aralarında para toplayıp mahkumları savunacak avukatı tuttuğu ve cezaevinde onları ziyarete gittiği bile yazılmış bir dönem.
Bundan sonra çevremizle olan ilişkilerimize bir de bu perspektiften bakalım.
Olay gayet basit, dilim var mıyor ama Stockholm sendromunun öztürkçesi şu : deveye diken, insana xxx !
(Stockholm Syndrome: Stokholm Sendromu. Stokholmde bir banka soygununda rehine alınan kadınlardan birinin soygunculardan birine sevdalanması ve o kişiye bütün mahkumiyeti süresince sadık kalması olgusu ardından, teröristlerce rehine alınan veya kaçırılanların yaşamlarını elinde tutan teröriste sempati duyması, onla özdeşleşmesi durumu. Kaynak : Açıklamalı Psikyatri Sözlüğü (İNGİLİZCE-TÜRKÇE-LATİNCE) Doç.Dr.Oğuz ARKONAÇ, Nobel Tıp Kitabevleri, 1999 İstanbul, sf.544)

 
 

 
 
rüzgardabikız
bu arada bu hastalık çok ilginçtir kadınlarda ve kız çocuklarında görülüyor çünkü kaçırılan erkek çocuklarında böyle bişi görülmemiş yok gerçi ilginç değildir çünkü kadınların birçoğunda bu vardır eğer birlikte olduğu kişi çok kabaysa küçücük bi nezaketiinde bile o kişiyi gözünde çok yüceltebiliyor eh bu da stockholm sendromunun kökenine götürüyo insanı...

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; stockholm sendromu hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri stockholm sendromu siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com