SUALTINDAKİ TÜRLER ARASI BİYOKİMYASAL SAVAŞLAR

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
SUALTINDAKİ TÜRLER ARASI BİYOKİMYASAL SAVAŞLAR


Levent Çavaş1 – Baki Yokeş2 – Kadir Yurdakoç1

1 Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyokimya ABD. 35160, Kaynaklar Kampus, IZMIR

2 Boğaziçi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü, Bebek-İSTANBUL

* Bu yazı Deniz Magazin Dergisi Temmuz-2004 sayısında yayımlanmıştır.

Bütün canlılar yaşamlarını ve daha da önemlisi türlerini devam ettirebilmek için bulundukları ekosistemde yer alan diğer canlılarla sürekli bir biyokimyasal etkileşim içinde olmak zorundadır. Günümüzde yaşayan canlı türlerinin sadece küçük bir grubunu oluşturan Opisthobranchia üyeleri (Deniztavşanları) hayatlarını güvenli bir şekilde sürdürebilmek için çeşitli savunma yöntemleri geliştirmişlerdir. Deniztavşanları ile üzerinde yaşadıkları diğer canlılar incelendiğinde aralarında oldukça ilginç biyokimyasal etkileşimlerin olduğu görülür. Bu yazıda özellikle son zamanlarda üzerinde yoğun araştırmalar yapılmakta olan Caulerpa türü yosunlar ile bu yosunlarla beslenen deniztavşanı türleri arasındaki biyokimyasal etkileşimler incelenecektir.

Caulerpales ordosu içinde bulunan Caulerpa cinsi tropik denizlerde geniş yayılım gösteren birçok tür içerir. Sifonlu yeşil algler arasında yer alan bu grubun üyeleri otçul canlılara karşı savunma amaçlı kimyasal mekanizmalar geliştirmişlerdir. Terpenoidler bu tür kimyasal silahların başında gelmektedir. Bu cinsin en popüleri olan Caulerpa taxifolia (Katil Yosun) 1984 yılında Monako Deniz Akvaryumundan kazara Akdeniz’e salınmıştır (1,2). Bu tür, düşük ışık ve sıcaklığa dayanıklı olmasının yanı sıra, salgıladığı Caulerpenin isimli sitotoksik terpenoid salgısı sayesinde yerel Akdeniz türlerine karşı çok iyi bir savunma oluşturmuş ve kısa bir sürede Batı Akdeniz havzasında 6 ülkeye yayılmıştır.

Caulerpa taxifolia bizim kıyılarımızda henüz görülmese de, potansiyel bir istilacı olan bu türün metabolik özellikleri konusunda tüm sualtı severleri bilgilendirmek amacıyla, şu ana kadar yapılan araştırmalar derlenerek bu yazı çerçevesinde sunulmuştur.

Caulerpa türlerinde bulunan Caulerpenin salgısının sentezine ait detaylı bilgiler Şekil 1 de verilmiştir. Caulerpenin üzerinde üç tane asetil grubu taşımaktadır. Bu asetil grupları yosun hücrelerinin koparılma, yaralanma gibi mekanik bir etki sonucunda hasar görmesi karşısında, esteraz enzimi tarafından parçalanmaktadır. Ancak Caulerpenin 3 asetil grubu içermesinden dolayı enzimin ilk saldırısı sonucunda 2,3 ve 4 no’lu moleküller gibi üzerinde iki tane asetil grubu taşıyan 3 farklı ara ürün meydana gelebilir (Şekil 1). Esterazlar bu yapı üzerindeki 2 asetil grubundan birini kopararak tek asetil grubuna sahip 8 nolu molekül oluşturabilir. Daha sonra bu yapı dehidrate olarak 9 nolu hale gelmektedir. 4 ve 9 nolu yapılar 1 nolu yapıdan çok daha toksik özellik taşımaktadır (3).

Anlaşılacağı üzere Caulerpa taxifolia kendisine yapılacak herhangi bir saldırı sonucunda kimyasal silahlarının zehir dozunu oldukça arttırarak daha zehirli salgılar üretmektedir. Elde edilen bulgular 4 ve 9 nolu yapıların çok güçlü balık toksini olduklarını ortaya koymuştur. 1 nolu salgının ise denizkestaneleri üzerinde öldürücü etki gösterdiği ispatlanmıştır.

Zehirli kimyasallar içermelerine rağmen Caulerpa türlerini tüketebilen bazı canlıların olduğu bilinmektedir. Akdeniz faunası içinde yer alan Cylindrobulla fragilis, Lobiger serradifalci ve Oxynoe olivacea gibi deniztavşanı türleri sadece Caulerpa türleri ile beslenirler. Peki nasıl olurda katil yosunun zehirli salgıları bu canlılar üzerinde herhangi bir etki yaratmaz?

Olayın biyokimyasal detayı biraz incelendiğinde Caulerpalar ve bu deniz tavşanları arasında ilginç bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Balıklar için muhtemel bir av olan Deniztavşanları kendilerini korumak için yedikleri yosun türlerinin zehirli kimyasallarından yararlanmaktadırlar. Beslenme sırasında vücut içerisine alınan Caulerpenin, Şekil 1 de görülen mekanizma kısmen takip edilerek 4 ve 9 nolu bileşiklere dönüştürülmektedir. Çok güçlü balık toksinleri olan bu yapılar, vücut yüzeyini kaplayan mukus içinde bulunurlar. Ayrıca rahatsız edildiklerinde vücut yüzeyinde bulunan keseciklerden büyük miktarlarda salgılanabilirler. Böylece Deniztavşanları Caulerpa türlerini hem beslenme hem de düşmanlarına karşı kimyasal savunma amaçlı kullanmaktadırlar (4,5).

Laboratuarlarımızda yaptığımız gözlemler de bu türlerin aynı zamanda yumurtalarını da Caulerpalar üzerine bıraktıklarını ve hatta uyumak için toplu halde Caulerpa frondlarını kullandıkları görülmüştür.

Akdeniz’de bulunan C.taxifolia ve C.racemosa gibi oldukça hızlı yayılımcı özellik gösteren bu egzotik türler ne yazık ki Akdeniz’in yerel deniztavşanı türleri tarafından durdurulamamaktadır.

Caulerpalar daha başka kimyasal savunma mekanizmalarına da sahiptirler. Yaptığımız laboratuar çalışmalarında kıyılarımızı işgal eden Caulerpa racemosa (Terörist Yosun) türünün oldukça yüksek miktarlarda katalaz ve glutatyon peroksidaz enzim aktivitesine sahip olduğu saptanmıştır. Bu enzimler metabolizmada hidrojen peroksitin zararlı etkisini gidermede kullanılan enzimlerdir. Yüksek enzim aktivitelerinin varlığı metabolik olarak yüksek miktarlarda hidrojen peroksit üretimi olduğunun göstergesidir. Hidrojen peroksitin Caulerpa racemosa tarafından frondlarının yüzeyine tutunan canlıları (epifit türler) uzaklaştırmak amacıyla fazla miktarda hidrojen peroksit ürettiği söylenebilir. Diğer yandan deniz bitkilerinde fazla miktarda üretilen hidrojen peroksitin başka toksik özellikli halojenlenmiş bileşiklerin oluşturulmasında kullanıldığı ispatlanmıştır.

Akdeniz’de hızla yayılan Caulerpa taxifolia ve Caulerpa racemosa ile üzerinde bulunan canlılar arasındaki ilişkiler moleküler düzeyde incelendiğinde bu canlılar arasında oldukça ilginç etkileşimler olduğunu görülmektedir. Caulerpenin isimli salgının anti-mikrobiyal, anti-kanserojen ve anti-viral özelliklerinin ortaya konulması diğer canlılar arasındaki etkileşimler üzerinde araştırmalar yapılmasını tetikleyecektir.
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; SUALTINDAKİ TÜRLER ARASI BİYOKİMYASAL SAVAŞLAR hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri SUALTINDAKİ TÜRLER ARASI BİYOKİMYASAL SAVAŞLAR siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com