Televizyon Beyin Gelişimini Engelliyor!

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
sudenaz
 
 
 
Tüm dezavantajlarına rağmen, televizyon çocuğu başka yerde bulamayacağı harikalar ülkesine götürür. Çocuklar televizyon sayesinde dünyanın uzak köşelerine giderler, geçmiş ve geleceğe yönelirler ve çeşitli sanatlar, bilimler hakkında bilgi edinirler. Burada vereceğimiz 10 uyarı ile en az riskle en çok faydayı sağlayabilirsiniz.

1 ) Şu anda mantıklı sınırlamalar getirin; 18. Aydan önce bir çocuğun televizyona hiç ihtiyacı yoktur. 18. Ayda günde ½ saat yeterlidir. İkinci yaşını geçtiği andan itibaren de günde bir saat televizyon izlemesine özellikle de hava dışarıda oynamak için uygun değilse, izin verebilirsiniz.

2 ) Sınırları koyun ve uygulayın; Sınırları koymak ve uygulamak farklı şeylerdir. Belli bir süre televizyon izledikten sonra tam saatinde televizyonu kapatmanız ve ondan sonra çocuğunuzun ilgisini başka yere çekmeniz gerekir.

3 ) Televizyon izleme zamanlarını belirleyin; Yemek saatlerinde televizyonu açmayın. Ayrıca oyun saatlerinde, aile toplantılarında ve tatil günlerinde de (Özel tatil şovları dışında) televiyonu kapatın.

4 ) Televizyonu beraber seyredin; Çocuklar aileleriyle televizyon seyrederken daha az trans durumuna geçerler ve gösterilenler ile ilgili etkileşim kurmak mümkündür.

5 ) Televizyonu daha etkileşimsel hale getirin; Televizyondaki karakterlerin resmini yapın, favori programlarda yapılanları tekrarlayın ve aranızda tartışın, olaylarla ilgili sorular sorarak çocuğunuzla beraber yorumlar yapın.

6 ) Televizyonu çocuğunuza ilgi göstermediğiniz zamanların yerine geçecek birşey olarak kullanmayın.

7 ) Televizyonu ödül veya şantaj amacıyla kullanmayın; Televizyonla iyi davranışlar arasında bağlantı kurmanız veya onu televizyondan mahrum etmekle tehdit etmeniz TV yi onun gözünde daha cazip hale getirir.

8 ) Olumlu bir model olun; Çocuklar genelde söylediklerinizi değil, yaptıklarınızı taklit ederler. Televizyonu kesinlikle sürekli açık tutmayın.

9 ) Seçici olun; Seçici olmak için; Önceden programlara göz atın ve yaşına uygun programlar seçin; DVD/CD Kaydedici varsa ona uygun programları kaydedin ve daha sonra beraber seyredin.

10 ) Olumsuz noktaları ortadan kaldırın; Televizyonun kötü etkileri şu şekilde azaltılabilir veya giderilebilir.



Bilkent Üniversitesi Anaokulu - Ankara
 
 

 
 
ailemize yeni bi üye katılcak yakın zamanda ve ona 3 yaşına kadar tv izlettirmeyi düşünmüyoruz bunun yerine zeka geliştirici oyuncaklarla oynamasını daha mantıklı buluyoruz çünkü tvlerde artık cocuklara bişeler katacak öğretecek programlar yok ne yazıkki...

neyse paylaşım için çok saol ;) +1

İnsanın televizyona karşı tepkisiz kalması mümkün değildir. Çünkü insan harici ve dahili şartlarda oluşan dürtülere karşı daima tepki gösterir. Işık gözlerine ulaşır, sesler kulaklarına gelir, kokular burnuna dolar, hava akımı tenine temas eder, ani sancılarla midesi kasılır, idrar mesanesini şişirir, cisimler diline dokunur, salgılar kan dolaşımına boşalır ve hatta düşünceler bile zaman zaman onu etkiler. Her durumda bu dürtüler, algılamaları harekete dönüştüren sinir uçlarını güçlendirir.
Televizyonun sosyal ve psikolojik etkilerinin son yıllarda sıklıkla eleştirildiğine tanık olduk. Fakat bu tartışmalar televizyonun fizyolojik zararlarını göz ardı etmemize neden olmamalı. Son yapılan araştırmalar televizyonun bedenimize yönelik zararlarının çok daha etkili ve kalıcı olduğunu ortaya koyuyor.


Özellikle beyin üzerine yapılan araştırmalar bebeğin doğumundan ergenlik dönemine kadar geçen sürenin çok kritik bir dönem olduğu noktasında birleşiyor. Araştırmalara göre bebekler nöron adı verilen milyarlarca sinir hücresiyle doğar ve ilk üç yılda bu hücreleri destekleyecek ve besleyecek milyarlarca glia hücresi üretilir. Sinir hücreleri, merkezi sinir sisteminin yaklaşık yarısını kaplar ve diğer yarısı da destek görevli hücrelerce doldurulur.


Çünkü sinir hücreleri yüksek kapasiteli hücreler olmakla birlikte besin saklama ve oksijen sağlama faaliyetlerini yürütemezler ve bunlar sağlanmazsa çabucak ölürler. Daha kötüsü, vücuttaki diğer hücrelerden farklı olarak, ölen bir sinir hücresinin yerine asla bir yenisi üretilmez. Bunun anlamı, insan beyni bir yandan gelişirken bir yandan da sinir hücreleri ölmeye devam eder. Bu gerçek tek bir sinir hücresinin bile korunması ve desteklenmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyar.


Sinir hücreleri glia hücreleri üretildikten sonra dendrit ve akson denilen uzantılarla birbirleriyle bağlantılar kurar ve böylece beynin diğer bölgelerine uzanırlar. Altı yaşında bir çocuğun beyni yetişkin birine göre üçte iki oranında daha küçük olmasına rağmen, sinir hücreleri arasındaki bağlantılar açısından on sekiz aylık bir bebek ya da bir yetişkine göre beş-yedi kat daha fazla bağlantıya sahiptir. Gelişen İnsan Beyni Üzerinde Televizyonun Etkisi adlı kitabın yazarı Keith Buzzell’e göre, altı-yedi yaşlarında bir çocuğun beynindeki sinir hücreleri milyonlarca bağlantı yapabilecek bir kapasiteye sahiptir. Bu gelişim potansiyeli, çocuk on-on bir yaşlarına geldiğinde sona erer ve çocuk bu bağlantıların % 80’ini kaybeder. Eğer o yaşlara kadar çocukta bu sinir hücreleri arası bağlantılar geliştirilmemiş ise, artık geliştirilemez. Kullanılmayan kapasiteler kaybedilmiş olur. Sonrasında beyinde üretilen bir enzim, kötü bağlantıları tamamen eritip yok eder.


Çocuk gelişirken aynı zamanda beyin de gelişme evrelerinden geçer. Bu evreler ana beyinden, duygu beyine ve duygu beyinden, düşünce-felsefe beyine doğru yol alır. Fakat bu yol alış sırasında bazı kritik dönemler söz konusudur. Beyin gelişiminin normal bir seyir izlemesi için bu kritik dönemlerin icapları yerine gelmelidir. Söz gelimi, dil becerisinin gelişmesi için çocuğun çevresindeki büyüklerin konuşmalarını işitmesi gerekir. Belli bir yaşa kadar bu imkânı bulamamış bir çocuğun dil gelişimi ya çok güç ya da imkânsızdır.


Araştırmada bahsi geçen ana beyin bedenin motor faaliyetlerinden, reflekslerden, vücut hareketlerini düzenlemekten sorumlu iken; fiziksel olarak ana beyni saran duygu beyin sevme, nefret etme gibi faaliyetlerden sorumludur. Ayrıca samimi ilişki ve duygusal bağ kurmamızdan da duygu beyin sorumludur. Düşünce-felsefe beyin ise, algılarımız, hislerimiz ve düşünce tarzlarımızı bir araya getirip düşünce ve davranışlarımıza yön verir. Neocortex adı da verilen düşünce-felsefe beyin insanın en yeni ve en yüksek entelektüel biçimini temsil eder ve diğer iki beynin tamamından beş kez daha büyüktür.

Beynin gelişimi sırasında sinir hücreleri arasındaki bağlantılar myelin adı verilen yağlı bir koruyucu örtü yoluyla sağlanır. Hücreler arası bağlantılar ne kadar çok olursa, myelin eklenmesi de o kadar çok olur. Myelinin yoğun ve kalın olması, sinir sinyallerinin bu bağlantılardan geçiş hızını artırır. Dolayısıyla çocuğun gelişim sürecinde ihtiyaç duyduğu uyaranları alması hayati bir önem arz eder. Örneğin, ana beynin gelişimi sırasında çocuklar tekrar eden ritmik hareketlere ihtiyaç duyarlar. Bu noktadaki eksiklik, ana beynin sinir hücreleri arasındaki bağlantı bozukluğuna, o da çocuklarda dikkat ve odaklanma sorununa yol açar.

Kısacası, sinir bağlantılarının gelişmesi tamamen sağlıklı bir şekilde uyarılmalarına bağlıdır. Meselâ bir bebek yerde duran bir topu eline almaya çalışırken, onu dişlemeye çalışırken, atarken, hatta o toptan çıkan ses ya da kokuyu algılamaya çalışırken beynindeki sinir hücreleri kendi aralarında bağlantılar yaparlar. Çocuk televizyon izlediğinde ise çok yönlü sinirsel uyarılma mahrumiyeti yaşar. İşte bu nedenle, kendisiyle konuşulmayan, dokunulmayan ya da oynanmayan çocuğun beyin hacmi, normal çocuklara göre % 20-30 daha küçük kalır.


Televizyonun fizikî açıdan yol açtığı tahribat elbette bunlarla sınırlı değildir. Yapılan bazı araştırmalar televizyon izleyen çocukların daha yüksek oranda göz tembelliğine yakalandığını, bunun da okuma yeteneklerini olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Yine uzun süreli televizyon izlemenin gözü çok fazla yorduğu ve gözün dinlenmesine izin vermeyerek performans düşüklüğü ve muhtemel görme kayıplarına yol açtığı bulunmuştur.

Gerçekten televizyondaki bir çekimin ortalama 3,5 saniyeden fazla sürmediği dikkate alınırsa, bunun gözün aşırı çalışmasına sebep olduğu açıklığa kavuşur.

Televizyonun fiziksel etkileri görüldüğü gibi son derece kapsamlı ve ciddidir. Bu menfi etkilerin özellikle beynin esas gelişmesini kaydettiği çocukluk yıllarını kapsamaması için yetişkinler, yani anne babalar çocuklarının uzun süreli televizyon izlemeleri karşısında çok daha uyanık olmalıdırlar.
                                                                                          -Ahmet Kurt-
Alıntıdır...Zafer Dergisi Temmuz Sayısı- http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=1848

Araştırmalara göre, sekiz yaşın altındaki çocuklar televizyonun etkisi nedeniyle gerçek ile kurguyu birbirinden ayıramıyorlar. Ve her gün televizyon karşısında kendilerince “gerçek şiddet”i, “gerçek cinselliği” seyredip öğreniyorlar. Kuşkusuz, bu etkiler televizyonun tamamen kötü olduğu, kökünün kazınması gerektiği anlamına gelmiyor. Buradaki sorun, televizyonun ölçüsüz izlenmesidir. Çözüm de doğru bir ölçü belirleyip hayata geçirebilmektir. Ölçüsüzce tükettiğimiz ve acımasızca tükendiğimiz televizyon karşısında, hiç olmazsa çocuklarımız adına, neler yapabiliriz?
1. Öncelikle televizyon konusunda çocuğu doğrudan karşınıza almayın. Televizyonun çocuğun dünyasında çok cezbedici bir eğlence olduğu gerçeğini görün ve kabul edin. Özellikle yasaklamanız bu cazibeyi daha da arttıracaktır, unutmayın.

2. Kendinize bir bakın. Televizyon sizin dünyanızda nerede? Büyük ihtimalle televizyon evinizin en çok kullanılan odasındadır. Eğer bu tahmin doğruysa, televizyonunuz yine büyük bir ihtimalle odanın en merkezî yerinde olmalı! Bütün koltukların yüzünün döndüğü yönde! Sizin için bu kadar önemli ve merkezî bir konumda olan televizyonu çocuğunuzun bir kenara atmasını beklemek çok da gerçekçi olmasa gerek. Unutmayın ki, çocuğunuz sizin televizyona atfettiğiniz önemi de algılar. Evin en merkezî odasının en hâkim konumundaki televizyonun çocuğunuza söylediği şey şudur: Televizyon vazgeçilmezdir! O halde televizyonu, hayatınızın kenarına bir yere çekmeye ne dersiniz?

3. Siz televizyonu merkezî konumundan edebilirseniz, şimdi çocuğunuza televizyon seyretme konusunda bir ölçü teklif edebilir konuma gelmişsiniz, demektir. Bu noktada çocuğunuza bir “televizyon bütçesi” yapmasını önerin; günde kaç saat, haftada kaç gün televizyon seyredebileceği konusunda ortak bir anlaşma yapın -tabii, seyrettiklerinin içeriğini onaylamak kaydıyla.

4. Televizyon kapatmayı öğretin. Televizyonu neden kapattığınızı, neden her programı seyretmediğinizi ve seyretmesini istemediğinizi açıklayın. Gerekirse tartışın. Çocukları baştan kendi yanınıza alın. Bu konuda belirleyici ve zorlayıcı olmak yerine, liderlik rolünü üstlenin.

5. Çocuğunuz yatak odasına televizyon koymayın, koymuşsanız da alın. Böylesi “özel seyretme alanları” televizyon ya da video oyunu seyretme ihtimalini iki kat arttırır. Televizyonu ev için gizli olarak seyredilebilecek bir yerde değil, ancak ortak seyredilebilecek ama merkezî olmayan bir mekânda tutun.

6. Çocuklara ödül ya da ayrıcalık olarak televizyon seyretmeyi vaat etmeyin. Daha ilginç ödüller bulabilirsiniz. En iyi ödül, ona yakınlık göstermeniz ya da onunla birlikte geçirebileceğiniz bir meşguliyet önermenizdir.

7. Çocuklarınıza televizyon seyretme zamanı kazandıracak fırsatlar da tanıyabilirsiniz. Kendilerinin bir seçimde bulunmalarını sağlayarak, ödevini erken ve doğru bitirmesi halinde artan vaktini televizyona ayırabileceğini söyleyebilirsiniz. Böylece kendisine bir seçim imkânı sağlamış; yasaklamayı hissettirmemiş olursunuz.

8. Televizyon seyretmekten vazgeçtiği zaman ya da televizyon seyretmek yerine daha yapıcı bir işe yöneldiği zaman, onlara iltifatta bulunun. Çocuğunuzu televizyondan uzaklaştırmanın yolu, her zaman yapılageldiği gibi televizyon seyrederken otoriter uyarılarda bulunmak değil, televizyon seyretmediği zamanlar iltifatlarda bulunarak ödüllendirmektir. “Televizyonu kapatıp ödevine başlaman beni çok mutlu etti!” gibi bir cümle, “Ödevini yapmadığın halde niye televizyon seyrediyorsun!” gibi cümlelerden daha yapıcı ve etkileyicidir.

9. Daha iyi bir rol modeli olun. Anne baba olarak televizyon seyretmek yerine, okumak, bir hobi ile uğraşmak veya kendi aranızda sohbet etmek gibi aktiviteler yapın.

10. Çocuğunuzla birlikte televizyon seyredin. Bu sayede neyi seyredeceklerine karar verirsiniz. Ayrıca, reklamlar gibi çocuğu tüketime yöneltici yayınların içeriğini de beraberce tartışabilirsiniz. Onların şiddet ya da cinsellik gibi yayınların etkilerine doğrudan maruz kalmasını beklemek yerine, önceden hareket ederek, mesela bir tabancayla vurulmanın ne demek olduğunu, vurulan insanın ailesinin neler hissedebileceğini anlatabilirsiniz. Onları ölçülü olarak olan bitenle yüzleştirebilir ve böylece bir tür bağışıklık sağlayabilirsiniz.

11. Eğitim programlarını tercih edin. Televizyonların “prime-time” dedikleri saatler eğlenceye ayrılmıştır. Kendinize ve çocuğunuza prime-time’ın dışında özel seyir saatleri oluşturun, böylece hem daha kaliteli programlar seyretmiş olursunuz hem de daha az reklam iletisine maruz kalırsınız.

12. Çocuklarınızı komşu çocukları ile, okul arkadaşları ya da arkadaşlarınızın çocukları ile sık sık bir araya getirin. Komşuluğun yozlaştığı, dostluğun köreldiği bir zamanda onlara komşuluk, dostluk ve arkadaşlık adına güzel şeyler yapabileceklerini hissettirin. Onla televizyon dışında gözle görülür, elle tutulur başka eğlence türlerinin de olduğunu hatırlatın.

13. Çocuğunuzun televizyon programcısı siz olun. Onunla çok sevdiği bir programın benzerini yapmaya çalışın. Sunuculuk yapın ya da çocuğunuzun sunucu olmasına izin verin. Evdekilerden kendinize seyirci bulun. Bunun belki daha sahici, belki daha başarılı ve kesinlikle reklamsız program olduğu görüp sevebilir. Bunu yaparken televizyona rakip değil, alternatif olmayı deneyin.

14. Televizyonu bir “çocuk bakıcısı” gibi kullanmayın. Yapabileceğiniz en kötü şey budur. Ayak altından uzak olsun, sesi çıkmasın, ağlamasın diye çocuğunuzu televizyonun karşısına koymayın. Çocuğunuzun televizyon seyretme davranışının da sorumlusu sizsiniz. Bununla birlikte, zaman zaman bazı rutin meşguliyetlerinizi çocuğun televizyon seyretme saatlerine denk getirebilirsiniz.
                                                                                                            - Dr. Senai Demirci-

Alıntıdır...Zafer Dergisi Temmuz Sayısı- http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=1849

peki İnterneti kontrol altına almanın yolları neler :)

interneti kontrol altına almak içinde 40 ytl gibi cüz i bir rakam şu an tv lerdede relklamları dönüyo :) :)


ben ileride eğer kısmet olur da bi yuva kurarsam, evime tv almayı düşünmüyorum. şuan bile odada ölece duruyor tv. hiç izlemiyorum nerdeyse. zaten internetten vakit de kalmıyor. bazen arada açıyorum da sürekli aynı şeyler. inanın googleda öylesine gezinmek bile tv seyretmekten daha yararlı. hiç olmassa bazen hiç bilmediğiniz birşeyi öğrenebiliyorsunuz. okudukça okuyorsunuz. tv beyinleri uyuşturuyor.

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Televizyon Beyin Gelişimini Engelliyor! hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Televizyon Beyin Gelişimini Engelliyor! siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com