Türk beşler ne demektir?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
   

Türk beşler ne demektir?

 

Türk beşler  ne demektir?
Türk beşler  nedir
Türk beşleri
 


‘Beşler'in en yenilikçisiydi
  ‘Türk Beşleri'nin sonuncusu Necil
Kazım Akses hayata gözlerini yumdu. Akses, bestelerinde yerel müzik  kültüründen
de yararlanmıştı
 
 
ANKARA – Çağdaş Türk müziği tarihine  ‘Türk
Beşleri' diye geçen grubun hayattaki son temsilcisi Necil Kazım Akses,
dün 91 yaşında hayata gözlerini yumdu. Necil Kazım Akses'in ölümüyle
aralarında Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Anlar
ve Ahmed Adnan Saygun gibi ustaların yer aldığı ‘Türk Beşleri'
dönemi de sona ermiş oldu.
 İlk kuşak bestecilerimiz arasında öncü
akımlara ve yeni müzik tekniklerine en fazla yakınlık gösteren besteci
olarak nitelendirilen Necil Kazım Akses, 6 Mayıs 1908´de İstanbul'da  doğdu,
 7 yaşında keman dersleri almaya başladı. 14 yaşında Mesut Cemil
Bey ile viyolonsel çalışan sanatçı konservatuvarın ardından eğitimini  Viyana ve
Prag'da sürdürdü.
 Ankara Devlet Konservatuvarı'nda öğretmenliğin yanı sıra yöneticilik  ve kültür
ataşeliği de yapan Aksel, 1971´de Devlet Sanatçısı unvanını almıştı.  Akses,
orkestra ve koro eserleri yanında, konçertolar, oda müziği parçaları,  şan
ve piyano parçaları ile sahne müzikleri de besteledi. Çağımızın çeşitli
kompozisyon tekniklerini ve stillerini yakından tanıyan Necil Kazım  Akses, ilk
döneminde daha çok halk müziği, daha uzun olan ikinci dönemindeyse
klasik Türk müziği birikiminden yararlandı. Sanatçı yaratıcılığını 80  yaşından sonra
da sürdürmüş, örneğin ‘5. Senfoni'sini bu dönemde yazmıştı. Türk  müziğine
sayısız
 eser kazandıran Akses'in ‘Ankara Kalesi' adlı senfonik şiiri, piyano
için ‘Minyatürler', keman ve viyola konçertoları, orkestra için  ‘Konçerto' ve
‘Ballad'ı, beş senfonisi ve
 yaylılar için dört ‘Kuartet'i başlıca yapıtları
arasında sayılabilir.  
 Bir yıldır rahatsız olan sanatçının cenazesi
perşembe günü düzenlenecek törenle defnedilecek. Ancak Cumhurbaşkanlığı  Senfoni Orkestrası ve
Devlet Konservatuvarı aralarında karar veremedikleri için yetkililer  kesin bir açıklama
yapamıyor. Her iki kurum da töreni kendi bünyesinde düzenlemek istiyor.
Sanatçının ölümü üzerine Kültür Bakanı İstemihan Talay, Necil Kazım  Akses'i
Türk müziğinin mimarı olarak nitelendirdi ve Türk Beşleri'nin en genci
ve sonuncusunun yitirilişinden duyduğu üzüntüyü belirtti. (Kültür  Sanat)Bugünü etkileyenlerden
 Ahmet
Say
 Necil Hoca'nın en önemli özelliği diğer Türk Beşleri gibi sıfırdan
başlamasıdır. Türkiyede kompozisyonu sıfırdan oluşturdular,  kurumsallaştırdılar.
 Türk müziğini çağdaş ölçüde
bir seviyeye getirdiler. Necil Kazım Akses'in ayırt edici vasfı ise
yenilikçi, hatta avangard akımlara yakın olmasıydı.
 Ayla Erduran
 Kendisini çok
takdir ediyordum ve seviyordum. Müziğin babası gibi, Türkiye'nin iftihar  edebileceği
bir insan. İdil Biret, Ayşegül Sarıca ve ben konserlerimizde kendisinin
eserlerini seslendirirdik ve hepimiz çok severdik.
 Suna Kan
 Benim
müzik hayatımda çocukluğumdan beri yeri olan bir büyük ustayı  kaybetmenin
üzüntüsünü yaşıyorum. Yaratıcıların, bestecilerin belki de en büyük  şansları ölseler
de besteleri ve eserleri ile yaşayacak olmalarıdır. Necil Kazım Akses'in
yetiştirdiği ikinci üçüncü kuşakların müziğe olan etkileri hala  ortadadır.
 
Tuluyhan Uğurlu
 Çok üzüldüm. Adnan Saygun, Necil Kazım Akses, Cemal Reşit
Rey, bunların yerleri doldurulmaz. Bu insanların açmış oldukları yolda  biz
ilerliyoruz. Onların besteleri ile açtıkları yoldan ilerlemekten onur  duyuyoruz.
  Hasan Ferit Alnar, (1906-1978) dünya müzikçileri arasında  “geleneksel” müzikten
gelerek evrensel müziğe geçen ve bu alanda uluslararası başarılar elde
etmiş türk bestecilerindendir. Klasik Türk Müziği öğeleriyle Batı müziği  tekniklerini
bağdaştırma çalışmalarıyla tanınır.
 Küçük yaşta geleneksel sanat müziğine başlayan ve
on dört yaşındayken İstanbul'da bir “kanun virtüozu” olarak ün yapan
Alnar, ilk gençlik yıllarında özel olarak armoni, kontrpuan ve füg
dersleri alarak yeteneğini çoksesli müzik alanına kaydırdı. 16  yaşındayken ilk
bestesini yaptı. O yıllar İstanbul Sultanisi'nde okuyor, aynı zamanda  geceleri,
Darüt Talimi Musikisi topluluğuyla sahneye çıkıyordu. Yine o sıralar  aynı
toplulukla Berlin'e giderek Alman Polydor firması için birkaç plak  doldurdu.
Bu yolculuklarından birinde Berlin Yüksek Okul müdürü ve besteci Franz
Schreker ile tanışan Alnar çok sesli bestelerinin Schreker'in ilgisini  çektiğini
görünce, bitirmek üzere olduğu İstanbul Mimarlık Akademisi'nden ayrıldı  ve devlet
bursuyla 1927´de Viyana'ya yerleşti. Viyana Devlet Müzik Akademisi'nin  bestecilik bölümünde
Joseph Marx'ın öğrencisi oldu, ardından Oswald Kabas ile orkestra  şefliği
çalıştı.
 1932'de Türkiye'ye döndü ve İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda orkestra  şefliği,
Belediye Konservatuarı'nda müzik tarihi hocalığı yaptı. 1936'da  Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'na
(Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası) şef olarak atandı ve Ankara'da  ilk
opera temsilerini hazırladı. Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası'nın  şefi Dr. Praetorius'un ani
ölümü üzerine, orkestranın şefliğini 1946 yılında üstlenen Hasan Ferit  Alnar,
altı yıl boyunca sürdürdüğü bu görevi, sağlığının bozulması dolayısıyla  bırakmış,
bir süre sonra tekrar Viyana'ya yerleşip çeşitli orkestraları konuk şef
olarak yönetmiştir. 1964 ‘te yurda döndükten sonra sanat yaşamını  başkentte
sürdürmüştür.
 Yapıtlarında Klasik Türk müziği bilgisinden büyük ölçüe yararlanan  Alnar'ın
bu açıdan en çok dikkati çeken yapıtı, 1944-1951 yılları arasında
bestelediği Kanun ve Yaylı Sazlar Orkestrası İçin Konçerto'dur. İlk kez
1958'de yaylı sazlar dörtlüsü eşliğinde Ferit Alnar tarafından Ankara'da  seslendirilen
yapıt, daha sonra Cem Mansur yönetimindeki orkestra eşliğinde Ruhi  Ayangil
tarafından uzunçalara kaydedildi. Bu konçertoyla, Türkiye'de ilk kez  geleneksel bir
çalgıyı “solo” olarak değerlendirmiştir.
 Türk halk müziğine de ilgi gösteren
Hasan Ferit Alnar, halk müziği gereçlerini örneğin “Prelüd ve iki
Dans” adlı orkestra yapıtında kullanmıştır. Bestecinin en çok  seslendirilen yapıtlarından
bir başkası da "Viyolonsel Konçertosu"dur. Sanatçı, Türkiye'de çekilen  tümüyle renkli
ilk film olan Halıcı Kız'ın müziğini de bestelemiş ve kanunu
kendisi seslendirmiştir. Klasik Türk Müziği alanındaki besteleri ise son  dönemde
sık sık seslendirilmeye başlamış ve kayıtları yayınlanmıştır.
  Türk beşlerinin
içinde yer alan Alnar, teksesli Türk Müziğinden yetişmiş olmasıyla ayrı
bir yere sahiptir.
  KANUN KONÇERTOSU
 Ferid ALNAR daha önce tasarladığı
bu konçertoyu 1946 yılında Roma'da bulunduğu sıralarda yazmaya başlamış  ve
ertesi yıl Ankara'da tamamlamıştır. Kanun Konçertosu ilk defa 1951  yılında
Viyana Radyosu'nda Viyana Senfoni Orkestrası işliğinde yayınlanmıştır.  ALNAR, daha sonraları
konçertonun 3. bölümünü beğenmeyerek bu bölümü yeniden yazmıştır. İlk  bölümü
teması Giriftzen Asım Bey'in "Rast Peşrev"inden esintilidir. Kadansta  kanun taksimi
sergilendikten sonra,ana temanın tekrarlanmasıyla bölüm biter. İkinci  bölüm kanun ve
orkestranınm diyaloğunu saba makamının etkisinde mistik bir hava ile  sürdürür.
Hareketli üçüncü bölümde ana tema kanun ve orkestra tarafından birlikte
işlenerek Rast Peşrevi'ne ulaşan çizgilerle sona erer.
 Eser bestecisinin dışında
Ruhi AYANGiL ( 1988, Ankara) ve Tahir AYDOĞDU (1997,İstanbul,CRR Senfoni
Ork.),2O-21 Kasım I998 Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şef  T.Strugala tarafından seslendirilmiştir.7
Aralık 1998´de de SCA Vakfı'nın düzenlediği ödül töreni ile 1998
yılı en büyük ödülü cumhurbaşkanımız tarafından F.ALNAR'a verilmiş, bu  ödül
töreni sonrası konçerto Anadolu Yaylı Çalgılar Dörtlüsü ve Tahir AYDOĞDU
tarafından tekrar seslendirilmiştir. Aynca 26-27 Şubat I999´da İzmir  Devlet Senfoni
Orkestrası ile şef Hikmet ŞİMŞEK yönetiminde Kanun Konçertosu Tahir  AYDOĞDU'nun
solistliğinde tekrar seslendirilmiştir.
  Eserleri
 ŞAN VE ORKESTRA ESERİ
 “Üç
Şarkı”, soprano ve orkestra için, 1948.
  ORKESTRA ESERLERİ VE
KONÇERTO
 “Romantik Uvertür”, 1932. “Prelüd ve İki Dans”, 1935. “Türk Suiti”,
1936. “İstanbul, Orkestra Suiti”, 1937 – 1938. “Viyolonsel Konçertosu”,  1943.
“Kanun Konçertosu” kanun ve yaylılar orkestrası için, 1944 – 1951.
  ODA VE SAHNE MÜZİKLERİ
 Trio, “Fantezi”, 1929. “Süit”, keman ve
piyano için, 1930. Yaylılar Kuarteti, 1933. “Yalova Türküsü”, 1932.  “Sarı
Zeybek”, 1932. Goethe'nin “Faust”u üzerine müzik, 1944.
  FİLM VE
GELENEKSEL MÜZİK ESERLERİ
 “İstanbul Sokakları”, 1931. (Film Müziği) “Namık Kemal”, 1949.
(Film Müziği) “Halıcı kız”, 1953. (Film Müziği) “Kelebek Zabit”, tek
sesli operet, 1922. “On Saz Semaisi”, 1926. “Bayati Araban Peşrev”,
1927. “Bayati Araban Saz Semaisi”, 1927. ‘Segah Peşrev”, 1927. “Sözsüz
Romans”…


Alıntı..

ilgiliFORUM.com

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Türk beşler ne demektir? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Türk beşler ne demektir? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com