ilgiliforum facebook   ilgiliforum google plus   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

While ile ilgili Cümleler ve Türkçe Çevirileri

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

İngilizce While ile ilgili Cümleler ve Türkçe Anlamları


Why don't we ask John to stay for a while?
Neden John'un bir süre kalmasını istemiyoruz?

I'm just going to sit here a while and rest.
Sadece bir süre burada oturacağım ve dinleneceğim.

Do we really have to watch the news while we eat?
Gerçekten yemek yerken haber izlemek zorunda mıyız?

A man who wanted to see you came while you were out.
Seni görmek isteyen bir adam sen dışarıdayken geldi.

I cried while reading this book.
Bu kitabı okurken ağladım.

I'd better stay with John for a while.
Bir süre John'la kalsam iyi olur.

The others are leaving. What do you say we wait for them to go away and talk for a while?
Diğerleri gidiyor, onların gitmesini beklememize ve bir süre konuşmamıza ne dersin?

Let's just rest here for a little while, my feet are aching so much I can't walk.
Sadece bir süre burada dinlenelim, ayaklarım o kadar çok ağrıyor ki yürüyemiyorum.

You shouldn't text while driving.
Araba kullanırken mesaj atmamalısın.

She killed time reading a magazine while she waited.
Beklerken, dergi okuyarak vakit geçirdi.

I haven't spoken to John in a while.
Bir süredir John'la konuşmadım.

John stayed for a while.
John bir süre için kaldı.

Please watch John for a while.
Lütfen bir süre için John'u izle.

This machine was out of order for a while.
Bu makine bir süredir çalışmıyordu.

while ile ilgili cümleler türkçe çevirileri

John usually reads the newspaper while eating breakfast.
John genellikle kahvaltısını yaparken gazetesini okur.

He came in while we were at table.
Biz masadayken o içeri girdi.

John worked in a supermarket while he was in college.
John üniversitede iken bir süpermarkette çalışmıştı.

After a while, he came.
Bir süre sonra, o geldi.

John was snoring loudly while he slept.
John, uyurken yüksek sesle horluyordu.

I listened to the radio while I worked.
Çalışırken radyo dinledim.

Stay there a while.
Biraz orada kal.

John accidentally cut his finger with a knife while chopping carrots.
John havuç doğrarken yanlışlıkla bıçakla parmağını kesti.

Some people read the newspaper while watching television.
Bazı insanlar televizyon izlerken gazete okurlar.

Miss Gray told the boy to hold his tongue while she was speaking.
Bayan Gray çocuğa kendisi konuşurken konuşmamasını söyledi.

John remained in the car while Mary went into the supermarket.
Mary süpermarkete giderken John arabada kaldı.

Keep an eye on the baby for a while.
Bir süre bebeğe göz kulak olun.

while ile ilgili cümleler türkçe anlamları

Your father will never be dead while ever you're alive.
Sen yaşarken baban ölmeyecek.

Some teachers peel potatoes while teaching.
Bazı öğretmenler öğretirken patates soyarlar.

John comes to visit us once in a while.
John arada bir bizi ziyaret etmeye gelir.

Don't do anything stupid while I'm gone.
Ben yokken aptalca bir şey yapmayın.

I don't want to bother you guys while you're working.
Çalışırken siz çocukları rahatsız etmek istemiyorum.

A burglar broke into my house while I was away on a trip.
Ben bir gezi için uzaktayken bir hırsız evime girdi.

John threw a big party at his house while his parents were on vacation.
John ebeveynleri tatildeyken evinde büyük bir parti verdi.

John ate some of my rice while I was away from the table.
John ben masadan uzaktayken pilavımın birazını yedi.

John comes and sees me once in a while.
John arada bir ziyaretime gelir.

John comes and sees me once in a while.
John ara sıra beni görmeye gelir.

I've known that for a while.
Bir süredir onu biliyorum.

Can you watch my dog while I'm away?
Ben yokken köpeğime bakabilir misin?

It could take a while longer.
Bir süre daha alabilir.

Don't talk to the bus driver while he's driving.
O araba sürerken otobüs sürücüsüyle konuşma.

Did you see John while you were in Boston?
Boston'dayken John'u gördün mü?

John has a bad habit of interrupting people while they're talking.
John'un onlar konuşurken insanların sözünü kesme gibi kötü bir alışkanlığı var.

I'm going to do something by myself for a while.
Bir süre kendi başıma bir şey yapacağım.

I've got to get away for a while.
Bir süre kurtulmak zorundayım.

The telephone rang while I was having supper.
Ben akşam yemeği yerken telefon çaldı.

While you're waiting, why don't you read this?
Beklerken, neden bunu okumuyorsun?

I ate while you were at the supermarket.
Sen süper marketteyken ben yemek yedim.

I don't want John to be in the room while I'm on the phone.
Ben telefondayken John'un odada olmasını istemiyorum.

Why don't you wait here while I finish what I'm doing?
Neden yaptığımı bitirinceye kadar burada beklemiyorsun?

John could be here for a while.
John bir süre burada olabilir.
 
 
Allah'a Güven.

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; While ile ilgili Cümleler ve Türkçe Çevirileri hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri While ile ilgili Cümleler ve Türkçe Çevirileri siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com