Yeni Papa, Hristiyanlığı ve Dünyayı kurtarabilecek mi?


Google Reklamları





Yeni Papa, Hristiyanlığı ve Dünyayı kurtarabilecek mi? ile ilgili benzer olabilecek konular...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


27 Nisan 2013, 10:35:58
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11518
Su testisi taşıyan adamı takip edin!












Sponsorlu Bağlantılar

sponsorlu bağlantılar

YENİ PAPA I. FRANCIS HRİSTİYANLIĞI VE DÜNYAYI KURTARABİLECEK Mİ?

Gülgün Göktan

Yeni Papa seçildi. Peki ama acaba Yeni Papa ile birlikte Hristiyanlık'ta bir gelişme ya da ilerleme olacak mı?

Vatikan'da Sistine Şapeli'nde toplanan 115 Kardinal, Katolik dünyasının yeni ruhani liderini seçti. 1000 yılı aşkın süredir Katolik Kilisesi'nin başına ilk kez Avrupa dışından; Latin Amerika'dan bir Papa geldi. 76 yaşında ve İtalyan kökenli Bueonos Aires'li bir Cizvit olan Kardinal Jorge Bergoglio, Papa 1'inci Francis olarak tanıtıldı.

Papa 1. Francis, St. Peter meydanındaki on binlerce kişiye seslenirken, işbirliği çağrısı yaptı ve ''Birlikte yürümeye devam edelim. Kardeşlik, sevgi, güven zamanı. Dua edelim, birbirimiz için dua edelim'' dedi. Papa 1'inci Francis, dünya çapında sayıları 1 milyar 200 milyon civarındaki Katoliğe başkanlık edecek.

Kuşkusuz ki, dünyada süregelen her yenilik, her değişiklik gibi, yeni seçilen bir Papa da, Hıristiyanlar için yeni bir umut kaynağı. Hatta sadece Hristiyanlar değil, tüm dünya bu yeni gelişme ile birlikte yeni beklentiler içerisinde. Yeni seçilen Papa'nın, var olan birçok sorunu çözecek yepyeni bir anlayış ile Vakitan'a, Katolik Kilisesi'ne ve Hristiyan dünyasına yepyeni bir soluk getirmesi bekleniyor. 

Hatta Papalık Dinler arası Diyalog konseylerinin eski Başkanı Kardinal Paul Joseph Jean PoupardCorriere Della Sera gazetesinin sorularını yanıtlarken şöyle demişti:

"Yeni Papa Avrupa dışından olmalı.” Hıristiyanlığın Afrika'da, Asya'da (özellikle Filipinler'de) ve Latin Amerika'da hızla yayıldığını belirten Kardinal Poupard, "2025 yılında Katolikler'in yüzde 80'i dünyanın güneyinde yaşayacak. Kardinaller bunu göz önünde bulundurarak, bir sonraki Papa'yı seçmeli" derken yeni Papa'nın Avrupa kıtasının dışından seçilmesinin gerekliliğine işaret etmişti. "İki dil bilmeli. Biri Tanrı'nın diğeri ise insanlığın dili. Bize, kültürün merkezinin sadece Batı olmadığını göstermeli. Katolik Kilisesi'nin 186 ülkede hayatta olduğunu göz önüne almalı” şeklinde konuşmuştu.

Kardinal Paul Joseph Jean Poupard'ın da öngördüğü gibi, Yeni Papa gerçekten de Avrupa dışından seçildi. Ve Yeni Papa 1. Francis beklendiği gibi, tüm dünyaya barış, güven, sevgi, kardeşlik mesajları da verdi.

Peki ama acaba tüm bunlar gerçekten de Hristiyan dünyasının umduğu sonuçlara ulaşmalarına faydalı olabilecek mi? Yeni bir Papa seçilmiş olması, bir şeyleri değiştirebilecek mi? Hristiyanlık'ta gerçek bir değişim, gelişme, ilerleme olabilecek mi?

Kardinal Paul Joseph Jean Poupard'ın de dikkat çektiği gibi, Hristiyanlık şu anda 2 milyardan fazla inananı ile dünyanın en yaygın dini konumunda. 186 ülke Katolik Kilisesi'ne bağlı ve Hristiyanlar, dünyanın her bölgesine yayılmış durumda. Ve Hristiyan toplumu, bu sayının giderek hızla artacağına da inanıyor.

Fakat ne kadar yaygın olursa olsun, önemli olan asıl konu, Hristiyanlığın tahrif olmuş; çeşitli eklemelerle ve sapkın inanışlarla bozulmuş bir din olması. Bilindiği gibi Hristiyanların en büyük yanılgıları, (Yüce Allah'ı tenzih ederiz) "Baba, Oğul ve Kutsal Ruh"tan meydana gelmiş üçlü bir Allah inancı anlamında kullandıkları "Üçleme" inancına sahip olmaları.

Bu sapkın kavram, geleneksel Hıristiyanlığın en önemli iman şartlarından. Bu yanlış inanç, Hak dinin en temel inancı olan “Sonsuz güç ve kudret sahibi olan Rabbimiz'e Bir ve Tek olarak iman etmeyi esas alan tevhid inancı” ile tamamen çelişmektedir. Üçleme inancı, sonsuz güç ve kudret sahibi olan Rabbimiz'e batıl bir anlayışla bakan, Allah'ın insanlara peygamber olarak gönderdiği Hz. İsa (as)'a (Allah'ı tenzih ederiz) ilahlık atfeden yanlış bir inanıştır. Tevhid inancına zıt olmasına ve kendi içinde de birçok çelişkiler barındırmasına rağmen, sapkın “üçleme” inancı Hıristiyan inanışlarında çok önemli bir yere sahip. Üçlemeye, dolayısıyla Hz. İsa (as)'ın Allah'ın oğlu olduğuna inanmayan bir kişi, üçlemeyi savunanlar tarafından gerçek bir Hıristiyan olarak kabul edilmiyor.

Elbette ki Hristiyanlıkta da bozulmamış, hak olan değerler ve inançlar da var. Örneğin Hıristiyanlar da biz Müslümanlar gibi, Allah'ın mutlak varlığına, ezeli ve ebedi olduğuna, tüm kainatı yoktan yarattığına ve tüm maddeye sonsuz kudretiyle hakim olduğuna inanırlar. Ateizme, dinsizliğe, ırkçılığa, faşizme ve ahlaki dejenerasyona karşı yaptıkları fikri mücadeleleri ya da Allah'ın varlığını tebliğ etme konusundaki çabaları da aynı Müslümanlar gibi. Onlar da yine hak dinde olması gerektiği gibi tüm insanların Allah'ı tanıyacakları, barış, hoşgörü ve huzur içinde yaşayacakları adalet dolu bir dünya oluşturmayı hedefliyorlar. Allah korkusu ve Allah sevgisiyle hareket ediyor, Allah'ın elçilerine iman ediyorlar.

İslam dininde olduğu gibi, Hristiyanlar da sadece kendi çıkarlarını düşünen, sevgisiz, acımasız, bencil, çıkarcı ve dürüstlükten uzak bir insan modeline karşılar. Fuhuş, eşcinsellik, uyuşturucu kullanımı, şiddet, sömürü gibi sapkın eylemlere karşı mücadele ediyorlar. Sevginin, dürüstlüğün, merhametin, fedakarlığın, adaletin, tevazunun ve kardeşliğin hakim olduğu bir dünyanın özlemiyle bu yönde çaba harcıyorlar.

Ancak ne kadar iyi yönleri ve hak dine uygun bazı inanışları olursa olsun, (Allah'ı tenzih ederiz) Allah'tan başka ilahlar olduğunu iddia etmek, “Allah'a şirk yani eşler koşmak” demektir. Ve şirk koşmak Allah'ın asla kabul etmediği bir inanç bozukluğudur:

“GERÇEKTEN, ALLAH, KENDİSİ'NE ŞİRK KOŞULMASINI BAĞIŞLAMAZ. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. KİM ALLAH'A ŞİRK KOŞARSA, DOĞRUSU BÜYÜK BİR GÜNAHLA İFTİRA ETMİŞ OLUR.” (Nisa Suresi, 48)

İşte bu nedenle, her ne kadar doğru bazı manevi değerlere ve inançlara sahip olurlarsa olsunlar, Hristiyanlığın bu sapkın inanış içerisinde sayıca ilerlemiş, hatta tüm dünyaya yayılmış olması bile bir ilerleme değildir. Ne Yeni bir Papa, ne yeni bir açılım, ne yeni bir kardeşlik - sevgi mesajı, ne de tüm dünyayı kucaklayacak bir coğrafyadan gelen bir Papalık tercihi Hristiyanlığın durumunu değiştirebilir. Bunların hiçbiri Hristiyanlığın kurtuluşuna, yükselmesine ya da ilerlemesine bir fayda sağlayamaz.

Hristiyanlığın gerçek yükselişi, ancak dinin özüne dönmeleriyle, üçleme inancını terk edip Tek Bir Allah'ın gücüne ve kudretine inanan Tevhid inancını benimsemeleriyle mümkün olur.

Bu da ancak çok kısa bir zaman sonra, Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelmesiyle gerçekleşecektir. Tüm Müslümanlar gibi, Hıristiyan alemi de yüzyıllardır bu vaktin gelmesini heyecanla bekliyorlar. Yeni Ahit'in pek çok yerinde Hz. İsa'nın yeryüzüne yeniden döneceği müjdeleniyor. İbranilere Mektup'ta yazıldığına göre, "Mesih ikinci kez... kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir." (Bap 9, 28)

Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne gelmesi ile birlikte, gerçekte aynı şekilde Allah'a inanan, aynı ahlaki değerleri paylaşan ve Kuran'a göre birbirlerine insanlar içinde "sevgice en yakın olan" (Maide Suresi, 82) Hıristiyanlar ve Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıklar giderilecek ve dünyanın bu en büyük iki dini topluluğu birleşecektir.

Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde bu birleşmenin nasıl olacağını açıklamıştır. Hz. İsa'nın, yeryüzüne ikinci kez gelişinde Kuran'la hükmedeceğini, yani O'nu izleyen tüm Hristiyanlarla birlikte Kuran'a tabi olacağını haber vermiştir. Böylece Hıristiyanlık ile Müslümanlık birleşerek, Ve yeryüzündeki tüm dinsiz ideolojilere karşı büyük bir güç elde edeceklerdir:

AHİR ZAMANDA HAZRET-İ İSA (AS) GELECEK, ŞERİAT-I MUHAMMEDİYE (ASM) İLE AMEL EDECEK MEALİNDEKİ HADÎSİN SIRRI ŞUDUR Kİ: Ahir zamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye (Darwinizm'in neden olduğu dinsiz ideolojilere) ve inkâr-ı uluhiyete (Allah'ı inkar düşüncesine) karşı İSEVÎLİK DİNİ TASAFFİ EDEREK (arınarak) VE HURAFATTAN TECERRÜD EDİP (hurafelerden temizlenip) İSLÂMİYETE İNKILAB EDECEĞİ (döneceği) bir sırada, nasıl ki İsevîlik şahs-ı manevîsi, vahy-i semavî kılıncıyla o müdhiş dinsizliğin şahs-ı manevîsini (fikren) öldürür; öyle de Hazret-i İsa (as), İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal'ı öldürür (fikren etkisiz hale getirir) YANİ İNKÂR-I ULUHİYET FİKRİNİ ÖLDÜRECEK (dinsiz ideolojileri yeryüzünde etkisiz hale getirecek). (Mektubat, s. 6)

İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazreti İsa (as)'ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan HAKİKİ İSEVİLİK DİNİ ZUHUR EDECEK, yani rahmet-i İlahiyetinin semasından nüzul edecek; HAL-İ HAZIR HIRİSTİYANLIK DİNİ O HAKİKATA KARŞI TASAFFİ EDECEK (saflaşacak), HURAFATTAN VE TAHRİFATTAN SIYRILACAK (hurafelerden sapkın inançlardan temizlenecek), HAKAİK-İ İSLAMİYE İLE BİRLEŞECEK (Hak din olan İslam ile birleşecek); MANEN HIRİSTİYANLIK BİR NEVİ İSLAMİYET'E İNKİLAB EDECEKTİR (Hristiyanlık İslamiyet'e dönecek, Kuran'a tabi olacaktır)... (Mektubat, s. 53)

 “VE KURAN'A İKTİDA EDEREK (Hristiyanlık Kuran'a uyarak, İslamiyet'e tabi olarak), O İSEVİLİK ŞAHSI MANEVİSİ TABİ; VE İSLAMİYET, METBU (İslamiyet de tabi olunan) MAKAMINDA KALACAK. DİN-İ HAK (Hak din), BU İLTİHAK (birleşme) NETİCESİNDE AZİM (büyük) BİR KUVVET BULACAKTIR. Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub OLAN İSEVÎLİK VE İSLÂMİYET İTTİHAD (birleşme) NETİCESİNDE, DİNSİZLİK CEREYANINA (dinsiz ideolojilere ve fikir akımlarına karşı) GALEBE EDİP DAĞITACAK (galip gelecek) istidadında iken; âlem-i semavatta (Allah Katında) cism-i beşerîsiyle (insani bedeniyle) bulunan Şahs-ı İsa (as), o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık (Hz. Muhammed (sav)), bir Kadir-i Külli Şey'in (Her şeye Kadir olan Allah'ın) va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kadir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır.” (Mektubat, s. 54)

Yeryüzüne ikinci kez gelişinde Hz. İsa'nın ilk yapacağı, vahyedilmesinden sonra çeşitli tahrifatlara uğrayan Hıristiyanlık dinini aslına döndürmek, tüm batıl uygulamaları, sapkın inanışları, gereksiz gelenek ve kuralları ortadan kaldırmak olacaktır. İki bin yıldan bu yana özünden uzaklaşma süreci yaşamış olan Hıristiyanlığı aslına döndürebilecek olan tek kişi Hz. İsa'dır. Böyle bir değişim de bugüne kadar gerçekleşmemiştir ve Hz. İsa olmadan da gerçekleşemez.

Hz. İsa öncülüğündeki Hıristiyanlık Kuran'a tabi olduğunda çok büyük bir güç oluşacaktır. Hem siyasi, hem ekonomik hem de manevi yönden çok büyük iki kuvvet olan Hıristiyanlık ve Müslümanlık, dinsiz ideolojiler karşısında çok büyük bir güç kazanarak galip geleceklerdir.

Dolayısıyla Hristiyanlığın kurtuluşu, aynı zamanda tüm dünyanın da kurtuluşu olacaktır. Hz. İsa'nın gelişi ve Hristiyanlığın Kuran'a tabi olmasıyla, insanları bencil, sevgisiz, çatışmacı bir hayata iten materyalist felsefe ve dinsizliğin dünya üzerindeki etkileri de ortadan kalkacak, tüm insanlık doğru yolu bulacaktır.

Gülgün Göktan
http://facebook.com/gulgun.goktan
https://twitter.com/GulgunGoktan


Allah'a Güven.


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Yeni Papa, Hristiyanlığı ve Dünyayı kurtarabilecek mi? ile ilgili olarak; Yeni Papa, Hristiyanlığı ve Dünyayı kurtarabilecek mi? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Gülgün Göktan yazıları, Gülgün Göktan forum blog makaleleri, Gülgün Göktan yorumları ve düşünceleri, sosyal, dini ve siyasi meselelerdeki görüşleri ve daha fazlası... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Yeni Papa, Hristiyanlığı ve Dünyayı kurtarabilecek mi? siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2018 AjansMail
Her hakkı saklıdır.