ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Zeki ve Akıllı insan olmak yeterli değildir...

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Zeki ve akıllı insan olmak yeterli değildir, önemli olan aklı iyi kullanabilmektir.

Gülgün Göktan

Biliyorsunuz ki, akıl ve zeka aynı şey değildir. Zeka çok büyük bir nimettir ama tek başına insana ihtiyacı olan faydayı sağlayamaz. Zekanın iyi kullanılabilmesi ve bu üstün özellikten tam olarak istifade edilebilmesi için mutlaka akıl da gerekir.

 

Akıl ise, ancak samimi iman ve Allah korkusu ile oluşur. Kuran ahlakını en güzel anlayabilen ve yaşayabilen insan, aynı zamanda da en akıllı insandır.

 

Evet bazı insanlar vardır ki, gerçekten de çok zekidirler. Çok hızlı kavrayabilme, konuların grift noktalarını hemen fark edebilme, bir olayın küçük bir parçasından bütününü görebilme gibi önemli yeteneklere sahiptirler. Zeki olduklarının farkında oldukları için de, bu özelliklerini istedikleri yerde ve istedikleri şekilde kullanmaktan çekinmezler.

 

Fakat işte bu üstün zekanın yanında, eğer akıl da olmazsa, kişilerin bu rahatlıkları onlara faydadan çok zarar verebilir. Dahası hem zeki hem de akıllı olan bir insanın dahi, zekasını kullanabilmesi için sadece akıllı olması da yeterli olmaz. Bir insanın, hayatının her aşamasında, karşılaştığı her olayda olabilecek en isabetli tavırları gösterebilmesi, en doğru şekilde davranabilmesi için, ‘aklını iyi kullanabilmesi' de çok önemlidir.

 

Aklını iyi kullanabilen bir insan, bu özelliğiyle kendi hayatına büyük bir konfor katmasının yanı sıra, çevresindeki insanlar için de büyük bir nimete dönüşür.

 

Eğer bir kimse, aklını böyle bir özenle kullanmazsa, o zaman ise ortaya ‘düz akıl' olarak tanımlanabilecek bir düşünme şekli çıkar. Bu da, o kişilerde ‘akıllı bir insan görünümü' oluşturmaz. Aksine sahip olduğu zeka ve akıl gibi üstün özelliklere rağmen, çevresine çok rahatsızlık veren insan modeli ortaya çıkabilir.

 

‘Düz akıl' sahibi kimselerin en önemli özelliklerinden biri, sahip oldukları aklı, ‘düşünmeden, gelişigüzel şekilde kullanmaları'dır.

 

‘Düz aklın' ne demek olduğunu kısaca birkaç örnekle şöyle açıklayabiliriz. Sözgelimi bu gibi insanlar, kimsenin görmediği, çok önemli bir şeyi herkesten önce fark edebilirler. Ama bunu en akılcı üslupla, bir çok yönünü göz önünde bulundurarak dile getirmek yerine; muhataplarının ruh hallerini, söylenecek sözden olumlu ya da olumsuz nasıl etkilenebileceklerini dikkate almadan, direk ağızlarına geldiği gibi konuşurlar.

 

Ya da kimsenin dikkatini çekmeyen önemli bir riskle karşı karşıya olunduğunu, onlar herkesten önce tespit edebilirler. Ama bu riskin doğrudan dile getirilmesinin etkilerini düşünmeksizin, konuyu hemen deşifre ederler. Oysa ki risk varsa, bu, çok daha fazla dikkatle hareket edilmesi ve riskin, yeni riskler oluşturmasını önleyebilmek için çok akılcı adımlar atılması gerektiğini gösterir. Ama eğer siz riskli bir konuyu, nasıl tepki vereceklerini ve ardından neler yapabileceklerini hesap etmeden herkese duyurursanız, riskin büyük tehlikelere ve felaketlere dönüşmesinin kapısını da açmışsınız demektir.

 

Bu duruma verilebilecek bir başka örnek ise, insanlar üzerinde sansasyonel etki oluşturabilecek bir haber duyduklarında, akıllarını iyi kullanamayan insanların, bunu aynı olduğu şekliyle çevrelerine de yansıtmalarıdır. Oysa ki, bu insanlar arasında yaşlı, hasta, heyecanlı, paniğe kapılmaya yatkın, korkuya açık kimseler de olabilir. Bu da, ani heyecan, kalp ya da tansiyon hastası bir kimsenin ciddi şekilde rahatsızlanmasına yol açabilir. Ya da bu haber, konuyu kavrayamayacak yaştaki çocukların korkuya kapılıp dehşete düşmelerine neden olabilir. İşte böyle bir olayda da yine, gerçekten akıllı olan bir insanın özelliği, aklını, çok iyi düşünerek, çok isabetli bir şekilde kullanmasıdır. Zira insanları en az heyecanlandıracak, en yatıştırıcı etkiyi yapacak sözlerin, birer birer özenle seçilip, konuşmanın bu akılcılıkla yapılması gerekir.

 

Aynı şekilde gerçekleri ustaca dile getirmek de yine bir akıl alametidir. Örneğin bir doktorun hastasıyla ilgili teşhislerini, rahatsızlığı olan kişiye iletmenin akılcı ve makul bir üslubu vardır. Her ne kadar kesin bir gerçek söz konusu olursa olsun, bunlar kişiye keskin bir dille, düz bir üslupla doğrudan söylenmez. Birkaç ay sonra öleceği düşünülen bir insana, bu bilgi üç dört keskin kelimeyle, teknik bir üslupla anlatılmaz. O kişinin, o andaki ve sonrasındaki tüm ruh hali; hastalığına, tedavisine, neşesine, gücüne yansıyabilecek tüm etki hesap edilerek, şefkatli, ince düşünceli bir üslupla bu açıklamanın yapılması gerekir.

 

Bir başka önemli detay ise, her ne kadar doğru da olsa, bir gerçeği olumsuzdan başlayarak anlatmanın, insanların kalbinde burkuntu oluşturabileceğini de tahmin etmek gerektiğidir. Aynı gerçeği, olumlu yönlerini iyi vurgulayarak dile getirmek, güzel ahlakın ve akılcılığın bir gereğidir.

 

Akıllı insanlar, karşılarındaki kimselerdeki eksiklikleri, hataları, kusurları da herkesten daha hızlı ve daha detaylı fark edebilirler. Ancak bu hatanın, o kişinin dengesini bozmadan ama aynı zamanda da eksik yönlerini kavrayabileceği şekilde ona anlatılabilmesi de özel bir akıl gerektirir. Eğer bu teşhisler, ilgili kişiye gururunu kıracak, kızdıracak, üzecek, rahatsız edecek şekilde, dümdüz bir üslupla aktarılırsa, o kişinin hatalı yönlerini anlayabilmesi ve bunu düzeltebilecek gücü kendisinde bulabilmesi mümkün olmayabilir. Ama eğer siz tüm bunları, kelimeleri çok dikkatlice seçerek, kişinin, eksikliklerinin dile getirilmesinden dolayı mahcup olmayacağı şekilde, merhametinizi, tevazunuzu ve üstünlük iddiasında olmadığınızı hissettirerek anlatabilirseniz, o kişi de gururu kırılmadan, kendini savunma psikolojisine girmeden rahatlıkla anlattıklarınızdan istifade edebilecektir.

 

İşte sadece bu birkaç örnekten de anlaşılacağı gibi, akıllı insanın en önemli özelliklerinden biri, ‘her gördüğünü, her bildiğini, her teşhis ettiğini ve her doğruyu düşünmeksizin dile getirmemesi'dir. Zira çoğu zaman, konuları çözümlemenin yolu, bunları gelişigüzel üsluplarla açığa vurmak değildir. Akıllı insan, ‘ne zaman, nerede, ne şekilde konuşması gerektiğini en iyi bilen insan' olmalıdır. Söylenecek her sözün, -ne kadar doğru ve önemli olsa da- insanlar üzerinde yapacağı etkiyi hesap edebilmelidir. Gerçekten akıllı ise, her sözünü, sahip olduğu aklın süzgecinden geçirip eleyerek konuşabilmelidir. Her kelimenin, her vurgunun, her ses tonunun insanlar üzerinde nasıl etkileri olacağını hesap ederek ilerlemelidir.

 

Dolayısıyla insan ne kadar zeki ve akıllı olursa olsun, bu özelliklerini mutlaka Allah'ın Kuran'da bildirdiği diğer güzel ahlak özellikleriyle birleştirmesi gerekir.  Aksi takdirde, insanın sadece ‘doğruları - yanlışları görebilmesi', ‘sorunları tespit edebilmesi', ‘isabetli teşhisler yapabilmesi' güzel bir ahlak için yeterli olmaz. Tüm bu tavırların her birinde, diğer insani özelliklerin de devreye girmesi; her konunun itidalli bir şekilde, insaniyetle, şefkatle, merhametle, saygıyla, sevgiyle, hoşgörüyle, nezaketle halledilmesi hayati önem taşır. İşte insan ancak aklını bu özelliklere de önem vererek kullandığında gerçek anlamda ‘aklını iyi kullanabilen bir insan' olarak nitelendirilebilir. Ve insanın hayatına konfor sağlayabilecek gerçek bir akıl da ancak bu şartlarda ortaya çıkar.



Gülgün Göktan
http://GulgunGoktan.com
http://facebook.com/gulgun.goktan
http://twitter.com/GulgunGoktan
gulgungoktan@gmail.com
 
 
Allah'a Güven.

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Zeki ve Akıllı insan olmak yeterli değildir... hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Zeki ve Akıllı insan olmak yeterli değildir... siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com