Peynir sayılabilen mi sayılamayan mı ?

Basketbol Asi

New member
9 Mar 2024
649
0
0
Peynir Sayılabilen mi, Sayılamayan mı? İngilizcede Küçük Görünüp Büyük Tartışma Yaratan Bir Konu

Peynir Sayılabilen mi, Sayılamayan mı? İlk Bakışta Basit Görünen Sorun

İngilizce öğrenirken beni en çok düşündüren konulardan biri, aslında günlük hayatta hiç üzerinde durmadığımız yiyecek isimlerinin dilbilgisinde neden bu kadar farklı davranabildiğiydi. “Cheese” kelimesi de bunun güzel örneklerinden biri. Türkçede “peynir” dediğimizde genellikle miktarı ayrıca belirtiriz: biraz peynir, bir parça peynir, iki kilo peynir, üç dilim peynir… Fakat İngilizcede “cheese” kelimesinin önüne doğrudan “a” getirip “a cheese” demek, özellikle başlangıç seviyesinde öğrenen biri için oldukça doğal gelebiliyor.

Benim gözlemim şu: Sorun çoğu zaman peynirin fiziksel olarak sayılıp sayılamaması değil, İngilizcenin bir maddeyi veya kavramı dilbilgisel olarak nasıl sınıflandırdığı. Sonuçta markette beş paket peynir, üç dilim peynir veya iki teker peynir sayabiliyoruz. Ama bu, “cheese” kelimesinin her durumda sayılabilen bir isim olduğu anlamına gelmiyor.

Bu ayrımı kavramak önemli; çünkü mesele yalnızca “cheese countable mı uncountable mı?” sorusunun cevabını ezberlemekten ibaret değil. Asıl mesele, bir ismin hangi anlamda ve hangi bağlamda kullanıldığı.

Temel Cevap: Cheese Genellikle Sayılamayan İsimdir

İngilizcede genel anlamıyla “cheese” sayılamayan, yani uncountable bir isim olarak kullanılır. Oxford Advanced Learner’s Dictionary de “cheese” için hem countable hem uncountable kullanım bulunduğunu açıkça belirtir. Genel gıda maddesinden söz edildiğinde sayılamayan kullanım öne çıkar; belirli bir peynir türünden veya bir peynir çeşidinden söz edildiğinde ise sayılabilen kullanım ortaya çıkabilir.

Örneğin:

“ I like cheese.”

“ We need some cheese.”

“ How much cheese do you eat?”

Bu cümlelerde “cheese”, tek tek nesneler halinde sayılmayan bir gıda maddesini ifade ediyor. Oxford’un dilbilgisi kaynaklarında da “How much cheese do you eat?” örneği doğrudan sayılamayan isimlerle kullanılan “how much” yapısına örnek olarak veriliyor.

Buradaki mantık aslında su, süt, pirinç veya şeker gibi maddelerle benzerdir. “Water” için “three waters” demek normalde genel anlamdaki üç su miktarını ifade etmez. Bunun yerine “three bottles of water” gibi bir ölçü birimi kullanılır.

Aynı şekilde:

“I bought some cheese.”

demek doğaldır.

“I bought a cheese.”

ise bağlam verilmeden söylendiğinde kulağa farklı gelir. Çünkü burada “a” kullanımı, peynir maddesinden ziyade belirli bir peynir türünü, ürünü veya bir peynir kalıbını kastetmeye başlayabilir.

Cambridge Grammar da İngilizcede bazı isimlerin sayılamayan veya sayılabilen biçimde kullanılabileceğini, hatta anlamın kullanıma göre değişebileceğini özellikle vurgular.

Peki “A Cheese” Neden Bazen Doğru Olabiliyor?

Tartışmanın en ilginç noktası burada başlıyor. “Cheese sayılamaz” deyip konuyu kapatmak teknik açıdan eksik olur. Çünkü İngilizcede “cheese” bazı bağlamlarda gerçekten sayılabilir.

Örneğin bir peynir dükkanında:

“We have several French cheeses.”

denebilir.

Burada “cheeses”, birkaç ayrı peynir maddesi anlamından çok, farklı peynir çeşitlerini ifade eder.

Oxford sözlüğünün verdiği “a selection of French cheeses” örneği de tam olarak bu kullanımı gösteriyor.

Dolayısıyla “cheeses” gördüğümüzde hemen “Bu yanlış olmalı” demek doğru değildir. Kelime burada farklı peynir türlerini veya örneklerini ifade ediyor olabilir.

Örneğin:

“The shop sells many cheeses.”

cümlesi, “Dükkân çok miktarda peynir satıyor” anlamından ziyade “Dükkân birçok farklı peynir çeşidi satıyor” şeklinde anlaşılabilir.

Bu ayrım bence konunun en kritik noktası. Çünkü İngilizcede countable/uncountable ayrımı her zaman nesnenin fiziksel olarak sayılabilir olup olmamasıyla açıklanamıyor. Dil, konuşmacının o nesneyi nasıl kavramsallaştırdığına da bakıyor.

Cambridge de bazı isimlerin hem countable hem uncountable kullanılabildiğini ve anlamlarının kullanım biçimine göre değişebildiğini açıkça belirtiyor.

“Bir Peynir” Demek İstiyorsak Ne Yapacağız?

Bence öğrencilerin en çok hata yaptığı nokta burası. Çünkü Türkçede “bir peynir” diyebildiğimiz için İngilizcede de otomatik olarak “a cheese” kullanmak cazip geliyor.

Oysa çoğu durumda kastettiğimiz şey “bir parça peynir” ise:

“a piece of cheese”

demek gerekir.

Bir dilim için:

“a slice of cheese”

Bir kalıp/blok için:

“a block of cheese”

Bir parça için:

“a piece of cheese”

Bir miktar için:

“some cheese”

kullanabiliriz.

Oxford sözlüğü de “a piece/slice/block of cheese” örneklerini doğrudan veriyor.

Burada dilin mantığı aslında oldukça tutarlı. Sayılamayan bir maddeyi doğrudan saymak yerine onun ölçülebilir birimini sayıyoruz.

Nasıl ki:

“three bottles of water”

diyebiliyorsak,

“three pieces of cheese”

deyebiliyoruz.

Cambridge Grammar da sayılamayan isimlerin miktarını belirtmek için “a piece of”, “a bit of” veya belirli ölçü ifadelerinin kullanılabileceğini açıklıyor.

Peynirin Kendisi mi Sayılamıyor, Yoksa Kelime mi?

Burada biraz daha eleştirel düşünmek gerekiyor. “Peynir sayılamaz” ifadesi aslında günlük gerçekliği tam olarak yansıtmıyor. Elbette fiziksel dünyada peynirleri sayabiliriz. Market rafında dört paket peynir, masada üç çeşit peynir veya depoda yirmi peynir kalıbı olabilir.

Fakat dilbilgisindeki “uncountable” kavramı, “bu nesneyi fiziksel olarak asla sayamazsın” demek değildir.

Cambridge’in açıklamasına göre sayılamayan isimler, İngilizcede bir bütün veya kütle olarak ele alınan şeyleri ifade eder. Aynı kaynak, bazı isimlerin bir dilde countable iken başka bir dilde uncountable olabileceğine de dikkat çekiyor.

Bu yüzden “Peynir nasıl sayılamaz? Ben dün markette üç tane aldım.” şeklindeki itiraz fiziksel açıdan haklı olsa da dilbilgisel açıdan konuyu çözmüyor.

Asıl soru şu:

“Cheese” kelimesini hangi anlamda kullanıyoruz?

Genel bir madde olarak mı?

Bir porsiyon olarak mı?

Bir çeşit olarak mı?

Belirli bir ürün olarak mı?

Bir kalıp olarak mı?